karşı tarafın manipülasyonunu, kabalığını 'ama o da zor bir çocukluk geçirmiş, annesi ekmeğine az salça sürmüş' falan diye aklıyoruz. uyarı işaretlerini romantize etmek, kendi değerini yerlere sermenin en kılçıksız yoludur. insanın devinim için öfkeye ihtiyacı var biz fazla empatız.
“İnsan insanı yarasından tanır” derler. Çünkü insan başına gelmemiş hadiseler hususunda bilgece fikirlere sahipken kendi takıldığı badireler de ise acemi ve ürkektir. Aynı yerden incinmemiş birinin muhatabını samimiyetle anlaması ince bir dikkat ve iyi bir niyet gerektirir. İnsanın içindeki gurbet çoğu kez, herkesin olayları kendi kalbinin rengine ve bakışına göre tartmasından ötürüdür.
çevremdeki insanlardan duydukça kabul ettim mizah yönüm iyi seviyede. berbat anımda bile biraz üzülüp sonra gülünecek bir şey çıkarıyorum sonra dengesiz miyim sorgulaması yaşıyorm sonra da inşirah suresini her zorluk içinde bir kolaylık oluşunu hatırlıyor ona yoruyorm (allahualem
başarıyı okula indirgeyip kaç neslin ağzına ettiniz. bu tiplerin eğitimlisi de eğitimsizi de aynı kafa. salt kötüsünüz ya cahillikle çağın bakış açısıyla falan alakası yok
📢 LGS'de 5 yanlış yapan bir genç, matematik öğretmeni olan annesinin tepkisini paylaştı:
⭕ "5 yanlış ne kızım? 5 yanlış hiçbir eğitim almayan, hiçbir çabası olmayan çocuğun yapacağı şey.
⭕ Ben ne iyi bir evlat ne de iyi bir öğrenci yetiştirebildim, bana yazıklar olsun."
yıllarca ve hâlâ istediğim şey için dua ettim, korktuğum şeyden allaha sığınarak dua ettim ama tam olarak korktuğumu yaşıyorum ben hayatın denklemini çözemedim kalan sağlara başarılar. hayra dua eder gibi şerre dua ettirme demeyi de ihmal etmedim aslında ama nasip
@dikenimsii99970 böyle de değil aslında ama nasıl olmasını gerektiğini söyleyecek kişi de ben değilim tabi :) tevekkül edebilmek, hayır isteyip akışta kalmak en iyisi sanırım
gerçekten çok merak ediyorum. bir sorun varken kaygılanmamak ya da bir sorun yokken bile kaygılanmamak, beyninin durmadan senaryolar üretmemesi, yaşamayı tam anlamıyla becerebilmek nasıldır acaba?
bu çalkantılı geçen yıllarda iyi kötü bir seviyede olan yabancı dil de eridi. kurs aldım ama belirsizliğe doğru çalışmak bıktırdığı için devam ettiremedim, bekliyor ne zaman odaklanırım allah bilir
atanmaya çalışıyorum, yeniden üni okumayı düşündüm, özelde çalışmayı düşündüm, yüksek lisans yapmayı düşündüm, sıfırdan iş kurmayı düşündüm, her şeyden vazgeçip sadece kitap okuyup takılmayı düşündüm,yaş 26 hâlâ yolumu bulamadım ama halledicez genciz çıtırız sağlık olsun bakarızz
o sırada bir tane bile yolu olmayan ben. bir kapıya gidiyorum açılmıyor başka kapıya gidiyorum açılmıyor böyle devam ediyor. gün sonunda ısrarla beklediğim kapı da tıklatıp döndüğüm kapı da duvara çıkıyor. bazen böyledir. şimdi hareket etmiyorum bakalım ne olacak
Daima bir alternatif planınız olsun. Yani, bu yolda tökezlersem yeniden nasıl başlarım, sorusunu sorun kendinize. Hayat tek bir satıhtan ibaret değil; başka yollar da var. Cebinizde mutlaka bir plan daha olsun.
Zilhicce’nin ilk 10 günü hakkında Efendimiz; “Allah katında şu on günde işlenecek salih amelden daha sevimli bir amel yoktur.” buyurmuş, sahabîler, “Ey Allah’ın Resûlü, Allah uğrunda yapılacak cihattan da mı üstündür?” diye sormuşlar.
Bunun üzerine Resûlullah; “Evet, Allah yolunda cihat etmekten de. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihadı başka. (O, bundan üstündür.)”
[Buhârî]
En önemli nimetlerden biri “yaşamdan tat almaktır.” Gezdiğiniz yerler, vakit geçirdiğiniz insanlar, elinizdeki nimetler eğer şükrünüzü artırıyor, sevincinizi ve güzel hissiyatlarınızı canlandırıyorsa anlamlıdır. Yoksa içinizdeki huzur, dilinizdeki tat, bakışınızdaki güzellik alındıysa neye sahip olursanız olun yaşam koca bir ‘hiç’tir. Afiyet dolu bir yaşam şükürle ve hikayenden razı olma haliyle mümkündür.