İstanbullular ne kadar nazik, ne kadar ince, ne kadar duyarlılar. Metroda en ufak bir dokunmada özür diliyorlar, vapura inip binerke yaşanan o kalabalıkta kimse kimseyi itip kakmıyor, kimse kimsenin ayağına basmıyor, bebek arabalarının indirilip bindirilmesine mutlaka birileri yardımcı oluyor. Kedilere mama verenler, dükkanlarının önüne su kabı koyanlar arttı. Kedilere iyi davranmak ve onları sevip şımartmak adeti Anadolu'nun başka yerlerine de sirayet etti. Artık Diyarbakır'da ünlü saat kulesinin dibinde de kedi maması kabı görüyorsunuz, Ankara Kızılay'da da, Urfa'da da. Türkler harika bir halk ve bu inceliklerini zayıflık sayanları zor bir gelecek bekliyor...
@nonurtext Sonra iletişim kesilir ve daha sonra, belki de tesadüfen karşılaştığınızda, çoğu zaman tamamen farklı bir insanla birlikteymişsiniz gibi hissedersiniz. Bu iyi bir şey. Bu, asla büyümeyi bırakmadığımız anlamına geliyor.