“Ordularımızın indihâmı zamanından beri vücudum mezar, ruhum meyyit haline girdi. Söylediğim lakırdılar Münkereyn’e verilen cevaplar kadar zaruridir. O zamana kadar her neye çalışırsam şevk ile çalışırdım, şimdi vazife saikasıyla çalışıyorum.”
Türk solculugunu şöyle söyleyim abi son yüzyılda emperyalizme en büyük tekmelerden birini vuran adam yerine milyar dolarlık sikko oyun şirketini savunuyor
1821-1830 yılları arasında Mora Yarımadasında Müslüman Türk ahali sistematik olarak katledilmiştir.
Bu imha politikasına, ibadet yerlerinden medreselere, mezarlıklardan diğer kültürel miras unsurlarına kadar uzanan planlı bir yıkım ve tahribat da eşlik etmiştir.
Tripoliçe katliamının 205. yıldönümünde, acımasızca katledilen Müslüman Türk sivil halkı rahmetle anıyoruz.
🚨çArşı Bursa: "81 vilayette Beşiktaş adının geçtiği her ilde Beşiktaş bayrağını bir adım ileriye taşımak adına mücadelemizi verdik, vermeye de devam edeceğiz.
Bizler Beşiktaşlılar olarak gittiğimiz Diyarbakır deplasmanında üzerimize düşeni yapıp sadece Beşiktaş’ı zikrettik. İçimizdeki bazı İrlandalıların yediği ciğerler ve söylediği karşılıklı besteler karşılıklı besteler bizim gibi saf ve temiz Beşiktaşlıları bağlamamaktadır. Beşiktaş tribününün hain dostu olacağına vatansever düşmanı olsun."
Kirlileri çamaşır sepetine attığımız, bulaşıkları yıkarken şarkı mırıldandığımız, banyodan sonra bornozla tembel tembel durduğumuz, geceyarısı midemiz kazındığında buzdolabını yokladığımız yer. Hepsi basit görünür ama başkasının evinde anlarız bunların ne anlama geldiğini.
"Zengin için övülen her huy, fakir için Kınanır:
- Zengin hâlim olursa, vakur denir Fakir olursa, ezik denir.
- Zengin cesur olursa, yiğit denir
Fakir cesur olursa, deli denir.
- Zengin konuşkan olursa, tatlı dilli denir; Fakir konuşkan olursa, geveze denir."