Bir şirket istedi diye köyümüzden vazgeçmedik. Toprağımızı savunduk diye Esra'mız yargılanıyor. Asıl suçlu başka!
Suç, bir şirket kazansın diye insanların yaşamını elinden almaktır.
Esra'mızı da birbirimizi de yalnız bırakmayacağız. Adalet için karar duruşmasında buluşuyoruz!
Şirketlere teslim olsaydık, bugün sanık olmayacaktık. Ama o zaman ne toprağımız kalacaktı, ne de başımızı eğmeden yaşayacak bir hayatımız.
Biz tüm bedellere rağmen onurumuzla yaşamayı seçtik. Yaşasın onurlu, haysiyetli, insanca yaşam mücadelemiz!
Tek bişey soracağım bu esnafa.
Sen de kasap hal vs ödeme yaparken kartla ya da bankadan mı ödeme yapıyorsun yoksa çantayla nakit mi veriyorsun? Hah biz de aynı sebepten posla ödüyoruz. Dükkanlarınız maşallah 2-3 bin hesaptan azını istemiyor bi yemekte. Çuvalla mı gezelim?
Geçtiğimiz yıl Kocaali’de 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, okul çıkışında bir servis aracının altında kalarak can verdi.
6 yaşındaki bir yavrumuzu hayattan koparan bu ağır ihmaller zincirine dair Meclis’te 4 ayrı bakanlığa sunduğumuz önergeler ne yazık ki yanıtsız kaldı.
Sorumlu Bakanlıklar; servis değişikliğinden rehber personel yokluğuna kadar uzanan iddialara cevap vermek yerine, önergelerimize sadece yönetmelik maddelerini sıralayarak geçiştirdi.
Oysa bizim itirazımız, zaten o yönetmeliklerin neden uygulanmadığınaydı!
Eğer yönetmelikler uygulansaydı, sorumlular denetlenseydi;
Ela yanında bir rehber personel olmadan okul kapısından tek başına çıkamaz, velisinden habersiz servis aracı değiştirilemezdi.
Yönetmeliklere uyulsaydı, Ela bugün aramızda olacaktı.
Ela için adalet arayışı devam ediyor.
Duruşması, 2 Temmuz Perşembe günü Gebze 12. Asliye Ceza Mahkemesinde Saat: 14.45’de duruşması görülecek.
Biz bu ihmaller zincirinin ve vurdumduymazlığın peşini bırakmayacağız.
Bu acı olayın sonuna kadar takipçisi olacağız!
@sabanfettah@mcaglartekin@Elifhevav İşte hem nazilerle işbirliği yap hem de ağla.. hainlik hala da sürüyor bakınız Ukrayna.. Hala aynı yalanlar ve inananlar..
CIA eski ajanı: "Küba'da komünistlerin işledikleri suçlara, vahşete ilişkin yüzlerce haber yaptırdık. Ancak bunların doğru olduğuna ilişkin hiçbir veri yoktu. Komünistlerin kötü olduklarına, "kahvaltıda bebek yedikleri"ne ilişkin illüzyon yaratmamız gerekiyordu, yalan haberlerimizin sebebi buydu."
Bu arada Türkiye'de de benzer binlerce haber yapıldı, en eğlencelisi kızıl kuyruklu komünistler haber 1951 olmalı, haricinde Sovyetlerin kendi ülkesinde katliam yaptığına ilişkin binlerce yalan haber de yapıldı, bunların önemli kısmına hala inanılıyor..
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesinde faaliyet gösteren Löp Löp isimli işletmede satılan içli köftede tek tırnaklı eti yani at veya eşek eti tespit edildi.
Bakanlık tarafından yapılan duyuru sonrasında işletmenin faaliyetine ara verdiği anlaşılıyor.
https://t.co/5hT2TUjAn0
Dalgıçlar Deniz'i gıyabında asıyorlar. Çünkü onun "s..min dalgıçları" demesinden derin bir üzüntü duymuşlar (Evet bizim ülkemizde üzülen insanlar üzenleri asarlar)
Ben size konteksti hatırlatayım: Adam tatile gittiğini söylüyor. Denizden çıkan bütün vücutları simsiyah kıyafetle örtülü başları kapalı birilerini gördüğünü ve çok rahatsız olduğunu söylüyor.
Seyirci o anda inanılmaz geriliyor: Lan bu adam başı kapalı ve haşemayla denize gidenlere laf mı edecek diye. Öyle biri gibi durmuyor çünkü... Ve o anda bunların dalgıç olduğunu söyleyerek insanların bu beklentiye girmiş olmasını da eleştiren; aynı zamanda izleyen milyonlarca kişiyi ters köşeye yatıran bir zeka oyunu yapıyor. Seyirci gösterinin en hacimli kahkahasını atıyor.
Bu fikri derinlik içinde bizimkilerin derdi: Kimse dalgıç s..kemez...
@haberaktifcom#Disk in 'sessizliğinin' sebebi anlaşıldı.. iyi kardeşim siz alın da işçi emekçi emekli de insanca bir ücret alabilsin diye bi zahmet popoları bir kaldırın ya, yazıklar olsun sana #DİSK , adını haketmiyorsun..
“Türkiye Maden-İş Başkanı: 1.000.000 TL”
Soru: Sendikacılık Türkiye’de para kazanılan bir şey midir?
Cevap: Elbette!
Sendikacı Başaran Aksu:
“En sınırlı sendikalardan biri olan Genel Maden-İş’in yöneticileri yaklaşık 350 bin lira maaş alıyor. Türkiye Maden-İş Başkanı ise yaklaşık 1 milyon lira maaş alıyor. Ayrıca 4 yılda bir ‘hizmet ödülü’ adı altında 5 milyon, 10 milyon lira gibi ödemeler yapılıyor. Makam tazminatı alıyorlar, iki ayda bir çift maaş alıyorlar. Kendilerinin ve ailelerinin yeme, içme, tatil, giyim gibi birçok harcaması fatura karşılığında sendikaya ödetiliyor.
Bunlar zenginleşmenin sadece görünen kısmı. Büyük faturalar ve finansal işlemler üzerinden de ciddi gelir elde ediliyor. Örneğin sendika kasasından geçici olarak 10 milyon lira kullanıldığında, bunun aylık faiz getirisi yaklaşık 300 bin lira. Grev yok, eğitim yok, ciddi bir faaliyet yok; işçiler sadece aidat ödüyor.
DİSK’e bağlı Genel-İş’in başkanı da 600 bin liranın üzerinde maaş alıyor. Yönetim kurulları çift maaş alıyor, hizmet ödülleri alıyor.
Oysa Sendikalar Kanunu gereği kongre dönemlerinde hazırlanan yeminli mali müşavir raporlarının sendikaların internet sitelerinde yayımlanması zorunlu. Bu raporlar en azından sendika hesabından yapılan ödemeleri kalem kalem gösteriyor. Biz bunları inceleyip kamuoyuna açıkladıktan sonra Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar, kanunen yayımlamak zorunda oldukları yeminli mali müşavir raporlarını artık yayımlamamaya başladı.”
(YouTube: İnan Demirel)
Rıdvan yine 'şeytanlık' yapmış!
Murat Ongun bir şey iddia etmedi. Ongun'un ifafesine göre iddia eden kişi, Dilmen'in "çalıştım" dediği SEV Reklamcılık sahibi Alper Aydın
28 Eylül 2025 tarihinde tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 7 sayfalık bir dilekçe göndermiş. AKP ile nasıl çalıştığını, ücretsiz reklamlar yaptığını anlatmış.
Dilmen ile 2024'e kadar 'gizli ortak' olduğunu da ileri sürüyor Aydın.
Ongun'un bahsettiği ve 5 Mart 2026'da dosyaya yüklenen vergi inceleme raporunda Dilmen ile Aydın arasında pata transferleri var.
Yani Dilmen yanlış kişiyi suçluyor. Ortaklığı anlatan Aydın. Ama 'şeytan' kurnazlık yapıyor yine...
İnci Türk ve nişanlısı Muammer Çiçek. İkisi de 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak katliamı'nda yakılarak katledildi. Aşkları yarım kaldı bu dünyada. 💔
Bu fotoğraf, bir çeşmenin yıkılışından çok daha fazlasını anlatıyor.
Elini kitabenin üzerine koyan kişi, ömrünü İstanbul'un tarihini belgelemeye ve kurtarmaya adayan Cemalettin Server Revnakoğlu...
1956 yılında, Prost Planı ve #Menderesyıkınları kapsamında Vezneciler Hatice Usta Çeşmesi yıkılırken, onu kurtarmak için günlerce mücadele etti. Başaramadı.
Bugün o çeşme yok.
Daha da acısı; İstanbul'un hafızası için ömrünü veren Revnakoğlu'nun mezarının yeri bile uzun yıllar kayıptı.
Bir şehrin hafızasını korumaya çalışan adam unutuldu, korumaya çalıştığı eser de...
#kaybolantarihinpeşinde
merhabalar,
bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.