İş çıkışı durakta bir teyze ile otobüs bekliyoruz bugün elime yufka tutuşturdu börek yaparsın diye yufkacıda çalışıyormuş. Otobüse bindik diğer yufkayı da yanında oturan teyzeye verdi gönlü bol kadın Allah dualarını kabul etsin yükünü hafifletsin.
People respect you more when they don't see you often. Even parents. Trust me. It's strange how distance rearranges love, how absence restores what closeness erodes. When people are deprived of your presence, they start seeing you clearly again, not through habit but through awareness. Proximity dulls perception. Space sharpens it. That's just how the human mind works.
TLC'de bir programa denk geldim kişi makyaj malzemesi yeme alışkanlığından bahsediyor favori far lezzetleri ve kahveye benzettiği fondöteni var araba sürerken durup bir parça yiyor ve mutlu hissediyor. Şaşırtıcı çünkü gerçekten keyifli ve mutlu görünüyor.
Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.
Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.
Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.
Biz bir aradayız! 🇹🇷
Fakirlik belgesi alan milletvekili eşini düşünüyorum bu zihniyeti,bizi sömüren daha kimler kimler var acaba hiç birbirini bilmiyoruz. İki liseli gencin konuşmasını duydum bir an önce para biriktirip yurtdışına gitmekten bahsettiler biri buraya geri dönmem ancak ölüm döner dedi.
Okul hayatı ve sınavların çok eziyetini çektim doğru tercih ve yönlendirme yapmadıkları için de aileme çok kızdığım bir dönem oldu. Babam hatasını kabul etmişti annem elinden geleni yaptı. Şu an bir kızgınlığım yok sadece biraz daha kolay olmasını isterdim.
35 yaşına geldim, oğlum 6 yaşında. Onu büyütürken anlıyorum ki, bizim jenerasyondaki ebeveynler bizimle ASLA ilgilenmemişler. Bizi büyütmemişler.
Yani bir bitkiye bile su veriliyor, etrafındaki otlar temizleniyor, budama yapılıyor vs.
Bizle bu kadar bile ilgilenmemişler. Ne bir yönlendirme, ne günlük rutin kazandırma, ne hayata dair eğitim, insan ilişkileri vs.
Anneler sadece temizlik yapıp çay içmiş. Babalar işe gidip TV izlemiş.
Hemen hemen herşeyi deneme yanılma ile kendimiz öğrenmişiz.
Eski iş yerimde eni topu 4 kadın çalışıyorduk üretim personeli dahil diğer personel hep erkekti. Kadın grubun dominant bir başkanı vardı ve yeni geleni aralarına almak veya almamak onun kararıydı. Kimse kendi kararını sorgulamıyordu dışlanmamak için bu çok üzücü.
Kadın arkadaş gruplarında genel olarak gözlemlediğim husus şu oldu; kadınlar biriyle sorun yaşadığında, onun en yakın arkadaşlarından tutun iş yerindeki insanlara kadar uzanacak şekilde olayları çarpıtarak ve genellikle kendilerini haklı gösterecek şekilde hikâyeyi yeniden oluşturup anlatabiliyorlar, hatta yeniden oluşturdukları hikayeye göre davranabiliyorlar maalesef.
Buradaki amaç, o kişiyi sosyal ortamlardan izole etmek ve rahatsız hissettirmek... Hepimiz kadınlar için sosyal ortamın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bazıları bunu bildiği için zaman zaman bu yönteme başvurabiliyor. Kadınlar arasında fiziki bir gerginlik kolay kolay oluşmaz ama var olan psikolojik şiddet öyle böyle değil. :) Neyse, biz kıymet bilene özen ve vefa gösterelim.
Videonun bir bölümünde geçen diyalog zihniyeti açık ediyor aslında "bacım deyip kandırıyorlar" demişler suistimal eden erkek elini kolunu sallayarak gezecek hatayı yapan men edilmeyecek kadının özgürlüğü elinden alınacak.
Bir alıntıyla dahil oldum düşündüğünüz söylenmeyince ne kadar hırçın oluyorsunuz. Yaşadım. Şimdi yorum yapıyorum. Başka yorumlara kapalısınız ve en hafif yoruma bile böyle diyorsanız sadece sizi destekleyen insanlarla konuşun lütfen. Bu konu benim için kapandı.
Kendi biricik deneyiminizi habire üstün kılmaya çalışıyorsunuz. Sonra benim yazdığımı zorbalık olarak algılıyorsunuz hayret. Kürtlerin arasında büyüdüm onlardan da bahsetsem linç edeceksiniz herhalde.
Babamın tayini nedeniyle taşındığımız Mardin'de başlamıştım ilkokula. Kapının girişinde Kürtçe konuşmak yasaktır yazıyordu.
1999'da Ahmet Kaya aldığı ödülün konuşmasında 'albümüme Kürtçe şarkı koyacağım' dedi diye adama çatal fırlatıp hakaret etmişti salondakiler.
Kürtçe müzik yapmak, Kürtçe isim kullanmak senelerce yasaktı.
Şimdi gelip 'onlar da Kürtçe yazsaymış' demek abes oluyor. Biraz yakın tarih bilmek, ülkenin gerçekleriyle temas etmek zihin açıcı olacaktır. Herkese öneririm.
@Aminegdc@tiarazen Niye hepimizin geçmiş deneyimi aynı mı olmalı? Araştırma yapmak benim deneyimimi değiştirmez ben kendi yaşadığımı anlattım Esra hocanızın kendi deneyimini anlattığı gibi. O bir alıntı yaptı ben de bir alıntı yaptım. Dönemin benzemesi de gerekmez Mardin'e dair iki ayrı anı.
@tiarazen Yalan söylüyorsunuz demedim. Ben de yalan söylemiyorum herhalde? ilkokulu Ağrı'da okudum çocukluğum doğuda geçti bu da benim deneyimim. Sizin yaşınız daha küçükmüş.