O anları sanki yaşamıyormuşum gibi hissettirdi, ama o an cesareti kendimde bulup bağırdım. Caddenin ortasında bunu yapmaya cesaret eden adam taciz ediyor da ben de bağırabilirim dedim. Ama insan her zaman bu kadar cesur olup haykıramıyor ve tacize susuyor.
Bir gün yolda yürürken bir adam yanımdan geçerken öpücük attı bir şeyler dedi, refleksle dönüp bağırmaya başladım, sapık diye haykırdım. Herkes bana cin görmüş gibi bakıyordu, adam da arkasına hiç bakmadan hızlı hızlı caddeden karşıya geçti. Yapamam sandım ama haykırdım.
Demin acıbadem pazarında bi domatesçi tarafından sözlü tacize uğradım. Pazarcı erkekler birleşip ABLA SEN YANLIŞ ANLAMIŞSINDIR dedi, kadınlar da BOŞVER diyerek beni çekiştirip uzaklaştırdı. Böylece SEN KİMSİN DE SENİ TACİZ EDİCEM OROSPU diye bağırıp gülecek cesareti buldu adam.
“İsrail'i zora sokacak hiçbir şey yapmadık. Sadece lafta atıp tutuyoruz, kınıyoruz, lanetliyoruz. Ne ihtiyaçları varsa karşılamaya devam ediyoruz. Filistin halkı için ise onların işine yarayacak hiçbir şey yapmadık. Sadece dua falan ediyoruz.”
İsrail ile ticaret nasıl devam ediyor?
Sadece son bir ayda İsrail'e 88 gemi yollamışız (ilk görsel). Ayrıca tam şu anda 4 gemi İsrail'e doğru seyir halinde (ikinci görsel). Bu bilgileri, uluslararası gemi trafiğini takip edebildiğimiz marinetraffic'ten az önce indirdim.
Peki nasıl oluyor da İsrail ile ticareti resmi olarak durduğumuz halde bu gemiler İsrail'e gidebiliyor?
Hem Erdoğan hem Netanyahu için yegane kutsal ticaret olunca zor olmuyor. Danışıklı dövüş ile hallediliyor. Anlatayım.
Bildiğiniz gibi, İsrail'in Gazze'ye saldırıları başladıktan Ticaret Bakanımız başta olmak üzere yetkililer ve onların güdümlü gazetecileri İsrail ile ticareti reddettiler ya da kılıf uydurmaya çalıştılar. 6 ay bu böyle devam etti. Bu süre boyunca katliamlarını sürdüren İsrail ordusunun her tür ihtiyacını karşıladık. Seçim yenilgisinin ardından bu ticaret yetkililer tarafından nihayet itiraf edildi ve durdurulduğu açıklandı.
Durduruldu mu? Hayır. Hem Türkiye hem İsrail hükümetleri karşılıklı olarak sert açıklamalar yaparken bir yandan da bu ticaretin nasıl devam edebileceğini planlıyorlardı.
Bir İsrail gazetesinden bir haberin linkini vererek başlayayım.
https://t.co/SorhQhvsdz
Türkiye'nin ticareti durdurma kararına İsrail de aynı şekilde karşılık vermişti. Ama ticaret bir şekilde devam etmeliydi çünkü İsrail'in çelik, çimento, hammade, yiyecek, giyecek ve diğer birçok ihtiyacı tarafımızdan karşılanıyordu. Bunu tamamen kesmek orada ciddi sıkıntılara yol açacaktı. Yakıp yıkıp onbinlerce insanını katlettikleri Filistin üzerinden halletmeye karar verdiler. İsrail, Türkiye'den ithalatı yasakladı ancak Filistin ile yapılıyormuş gibi devam etmesine izin verdi. Gazete haberine göre Türkiye'den yola çıkan geminin belgeleri Filistin olarak düzenleniyor. Gemi İsrail limanına yanaşıyor ve mallar İsrail'e teslim ediliyor. Bu yöntem için Filistin'de kurulu olan ve Türkiye'den yola çıkarken malın alıcısı olarak görünen şirkete %3-5 arası bir komisyon ödeniyor. Hepsi bu.
Bunu bir yerden daha doğrulayabiliriz. Birkaç gün önce @inanmutlu1
Ticaret Bakanlığı verilerini esas alan dış ticaret istatistiklerinde olağanüstü saçma bir şey fark etmişti. Katledilen, aç kalan, bombalanan, hayatta kalmaya çalışan Filistinlilerin bizden aldığı çelik, çimento vb ürünlerde astronomik artışlar vardı. İşte onun da sebebi bu. Ticaret Bakanlığı İsrail ordusuna gönderilen malzemeyi bile Filistin'e gidiyormuş gibi gösteren bir düzenleme yapmıştı. İsrail ile anlaşarak böyle bir yöntem seçilmişti. link: https://t.co/FJjNOCwbIa
Başka yöntemler de var. Örneğin Yunanistan, Romanya, İtalya gibi ülkelerde kurulu şirketler üzerinden İsrail'e sevkiyatları gerçekleştiriyorlar. Bu üç ülkeye bazı ürünlerin ihracatında kağıt üstünde görünen yüksek artışın kaynağı da bu.
Bir de İsrail'in petrol ve yakıt sevkiyatını yapıyor olduğumuz gerçeği var. İsrail kendi petrolü olmayan bir ülke. Tamamen dışa bağımlı. Bu ihtiyacını Azerbaycan'dan karşılıyor. Petrolün sevkiyatını yapmak da bize düşüyor. Karşılığında varil başına 80 sent (0.8$) alıyoruz. Bu konuda şu ana kadar 0 yaptırım uygulandı. Göstermelik bir yaptırım bile uygulanmadı. Çünkü biz İsrail'i zora sokacak hiçbir şey yapmadık. Sadece lafta atıp tutuyoruz, kınıyoruz, lanetliyoruz. Ne ihtiyaçları varsa karşılamaya devam ediyoruz. Filistin halkı için ise onların işine yarayacak hiçbir şey yapmadık. Sadece dua falan ediyoruz.
1- Güney Kore’de kadınlar ve çocuklar günlerdir sesini farklı ülkelerde duyurmak istiyorlar. Çünkü kendilerinin başına gelen şeyi başka kadınlar yaşamasın istiyorlar. Çünkü kendilerinin başına gelenlere yerel medya ve hükümet sessiz.
Hep uyardığımız konu artık gündemde! 🔽🔽
@mansuryavas06 başkanım başkente en önemli hizmet havalimanına metro. En acilinden. Ayrıca başkent kafeleri ve barları ile belediyenin işletmelerini de istiyor
Burası Afrika ülkesi değil, düşman işgalinden kurtuluşunun 102. yıldönümünü kutladığımız günümüz Adana'sının içler acısı hali..
Kurtuluş Savaşı'nı 100 yıl sonra kaybediyoruz !!
Umarım bu zihniyeti yüceltenlerden en yakın zamanda kurtuluruz. Sağlıkta şiddet’i bir kazanım zanneden bu cehaletle fikirlerinizi tartışarak mücadele edemezsiniz. Bu kişilere caydırıcı hapis cezaları verilmediği sürece şiddet devam edecektir.