kadınları sevmiyorlar, kadınları insan görmüyorlar, kadınlardan nefret ediyorlar, kadınların dövülmesi, öldürülmesine sözde karşılar ama içten içe bir gerekçesi vardır diye düşünüyorlar. gerçeklik bu, açık ve net.
Dün 20 yıllık dostumu kaybettim. Bu yazdıklarımı belki bir kediyle büyümüş biri anlamaz ama yazmak istiyorum. Bize geldiğinde 1 haftalıktı. Ben 8 yaşındaydım, ablam 11, diğer ablam 14. Anne kediler bazen zayıf olan yavruyu ölüme terk eder. Bal da annesi tarafından terk edilmiş bir haftalık küçücük bir bebekti. Onu sahiplendik. Daha yemek yemeyi bile bilmiyordu. Bizim kedimiz diye demiyorum, onu tanıyan herkes onun farklı bir kedi olduğunu düşünürdü. Ömrü boyunca tek bir kediyi bile sevmedi. Hiçbir kediye ayak uyduramadı. Ama un kurabiyesine, peynirli çiziviç’e ve hıriseye/keşkeğe bayılırdı. Midesine çok düşkündü. Hayatıma giren herkesin onunla illa bir anısı olmuştur. Hayatı, yaşamayı çok seviyordu. Ve hayatına ne çok zorluk sığdırdı. Kanser oldu, atlattı. Ülser oldu, atlattı. Zehirlendi, atlattı. Deprem oldu, günler sonra enkazdan çıktı. Hep tutundu hayata. Gerçek bir savaşçıydı. Depremden 4 gün sonra evimizin enkazında, benim penceremin önünde bizi beklerken bulmuştuk. O günden sonra bize üç yıl bir ay daha verdi. 19 yıl 9 ay yaşadı. Son 1.5 ayımı ona adadım. Bebek gibi baktım ona. Bizim için yaşamaya çalıştığını biliyordum. Dün ellerini tutarken son nefesini verdi. Çocukluğumdan kalan son şeyi, en yakın arkadaşımı kaybetmiş oldum. Bu yılın başında bağırsak problemleri yaşamaya başlamıştı. Onun için her şeyi denedik. Kök hücre tedavisi bile uygulandı ama bağırsakları bir türlü düzelememişti. Son çare olarak ölüm riski çok yüksek olan ameliyatı seçtik. Ameliyat olmasa o gün ölecekti. Ameliyattan da uyandı. Hatta yürümeye başlamıştı. Bağırsakları iyileşmişti ama yaşlı vücudu sürece yenik düştü. Ameliyattan sonra 21 gün dayandı. Son gününde ona “gitmen gerekiyorsa git her şey için teşekkür ederim” demiştim, aslında bu konuşmayı ona geçen ay ameliyatından önce de yapmıştım ama o her zamanki gibi hayata tutunmuştu. Son bir buçuk aydır geceleri saat 3’te ve sabah 5’te onu kontrol ediyordum. Gece kontrol ettim, yerini değiştirmiş, oturuyordu, içim rahatlamıştı. Sabah 8:30-9:30 arası da ilaç saatiydi. Bu süreçte doğru düzgün uyuduğumu bile hatırlamıyorum. Sabah ilaçları ablam verecek diye erken uyanmadım. Bal kötüleşmiş, veterinerin öğleye doğru eve gelmesiyle uyandım. O sırada ne olduğunu hala anlayamamıştım. Meğer Bal’ın son dakikalarıymış. Sabah verilen ilacını kustu. Nefesi yavaşladı. Elini tuttum, öptüm. Ve orada hayatımdan göçüp gitti. 27 yıllık hayatımın 20 yılı. Sadece dayanılmaz ağrın olursa git dedim yürüyemezsen ben seni istediğin yere götürürüm, yemek yiyemezsen ben sana yediririm dedim. 1.5 ay boyunca gücünün tükendiği an onu ben gezdirdim evde ve bahçede. 1 ay şırıngayla besledim ve su içirdim. Temizliğine düşkün diye 3-4 saatte bir onu ben temizledim. Veterinere gittiğinde çok stres oluyor diye iğne vurmayı, serum takmayı, çiş yaptırmayı öğrendim. Elimden geleni yaptım ama yetmedi.
Bal, 8 yaşındaki bir çocuğun oyun arkadaşı olduğun için, zorbalanan bir ergenin en iyi arkadaşı olduğu için, ve sonra 27 yaşında genç bir adamın dostu olduğun için sana teşekkür ederim. Anlaşmamıza uyup elinden gelenin en iyisini yaptığın için, yaşamaya çalıştığın için teşekkür ederim güzel kızım. Bize koşulsuz ve dürüst sevgiyi öğrettin. Hayatım boyunca kalbimde olacaksın. Zor olsa da yokluğuna alışacağım. Yine de hayatım boyunca en mutlu anımda da en mutsuz anımda da gözlerim seni arayacak. Seni tonlarca un kurabiyesi kadar seviyorum. İyi ki tanıştık, dopdolu 20 yıl geçirdik birlikte. Seni çok özleyeceğim. Her zaman benimlesin. Huzurla uyu Ballı kruvasanım 🖤♾️🍯
@sunflowerslibry yaa cok tatlısın tesekkur ederımm 💌 tam bu boyutta bir defter arıyordum link paylasma sansın da var mı acaba baktım ama bu tarz bulamadım
Otuz sene kasap vitrini seyretmiş, lokma yiyememiş kedi gibi, otuz sene dünyayı seyrettim lokma yiyemeden, artık canım da bir şey istemiyor.
Şule Gürbüz
x: ceketin guzelmis
ben: tesekkur ederim bit pazarindan otuz liraya almistim cok sevdigim bi tezgahti ama artik guzel bir sey bulamiyorum gidesim gelmiyo zaten artik hicbir sey yapasim gelmiyo sabit bi sekilde oldugum yerde durup bi anda dunyadan silinmek istiyorum