“Dile Gelen Felsefe” serimizde bu hafta, dil ile düşünce arasındaki bağı daha yakından incelemek üzere John Locke’un “İdeler ve Sözcükler” bölümüne geçiyoruz. 🌿
🗓 27 Ekim Pazartesi
🕰 18:30
📍 Hewş Cafe (Ulu Cami Arkası)
🏛️ “Felsefenin Doğuşuna Yolculuk: Kent ve Politika Üzerine”
Felsefenin kamusal yaşamla, kentin ortak aklıyla buluştuğu bir başlangıca dönüyoruz. Prof. Dr. Cengiz Çakmak ile antik Yunan’ın “polis”inde düşüncenin izini süreceğiz.
@Cengzckmk@hewshawe
🗣️ DİLE GELEN FELSEFE: İDELER VE SÖZCÜKLER — JOHN LOCKE
Nous Felsefe Kulübü bu hafta, dilin ve düşüncenin ilişkisine John Locke’un izinde bir yolculuk yapıyor.
🏛️ “Felsefenin Doğuşuna Yolculuk: Kent ve Politika Üzerine”
Felsefenin kamusal yaşamla, kentin ortak aklıyla buluştuğu bir başlangıca dönüyoruz. Prof. Dr. Cengiz Çakmak ile antik Yunan’ın “polis”inde düşüncenin izini süreceğiz.
@Cengzckmk@hewshawe
Platon’un Kratylos diyaloğu üzerine yaptığımız üç oturumluk okuma serisini tamamladık.
Dil, isim ve hakikat üzerine düşünürken yine bolca güldük, tartıştık, konuştuk.
Katılan, katkı sunan herkese teşekkürler. 🌿
#NousFelsefe#Kratylos#Platon#Felsefe
📖 Nous Felsefe Kulübü – Kratylos Okumaları (Final)
Platon’un dil, isim ve hakikat üzerine düşüncelerini tartıştığımız Kratylos okumalarımızın son bölümüne geldik.
Bu hafta metni tamamlıyor, ardından kısa bir genel değerlendirme yapıyoruz.
Dil felsefesine tüm zamanların en ünlü filozoflarından Platon'un eseriyle başlamayı uygun gördük. Eser Platon'un bir çok diyaloğunda olduğu gibi okuması pek keyifli.
📅 29 Eylül Pazartesi
🕖 19.00
📍 Hewş Cafe
Felsefe, sohbet ve kahve için bekliyoruz! ☕🌿
📢 Nous Felsefe Kulübü Tanışma Toplantısı
Sezonu birlikte açıyoruz!
Bu hafta tanışma toplantımızda önümüzdeki süreçte neler yapacağımız ile ilgili fikir alışverişinde bulunacağız, sohbet edeceğiz ve şu metin üzerinden tartışacağız:
“Felsefe Soruları Ne İşe Yarar?” +++
18 MIJDAR | KASIM 🕡 18:00
📍Wêjegeh Amed
KENT, FELSEFE VE GÖÇEBE DÜŞÜNCE
BAJAR, FELSEFE Û RAMANA KOÇER
Kurmacanın Kentleri, Kentlerin Bilinci
Bu konuşmanın amacı, kentlerin doğası üzerine yürütülen tartışmalarda kurucu bir unsur olarak mekânın mahiyetini açıklığa kavuşturmak ve devamında kurmaca eserlerdeki mekânların/kentlerin dil ile ilişkilerinde ayırt edici bir yaklaşım getirebileceği iddiasını göstermeye çalışmaktır.
Mekânın doğası üzerine düşünmek, ontolojik bağlamda kurmaca mekânların nelikleri üzerine de akıl yürütmektir. Her nesnenin bir mekânda var olduğunu kabul edersek, kurmaca nesnelerin nasıl var oldukları sorusu bir anlamıyla kurmaca nesnelerin mekânlarının ne olduğu sorusuyla ilintili hale gelir. Burada ilk anlamıyla mekânın, kurucu bir zemin olarak anlaşılması önemlidir. Bu bağlamda örneğin fiziksel nesnelerin mekânını evren olarak düşünürsek, kurmaca nesnelerin mekânının ne olduğu yahut farklı kurmaca nesnelerin farklı mekânlarının olup olamayacağı önemli bir odak haline gelir. Paralel olarak, daha özel bir bağlamda kurmaca eserlerdeki kentlerin, kurmacanın doğasını ve akışını kendi içine doğduğu dil ile nasıl bir ilişkide belirlediği tartışılacaktır.
•
Fatih Kök
Felsefenin Yeri Yurdu
Kent sadece mimari ve insan ilişkileriyle örülü bir mekân değil aynı zamanda düşünce alışverişinin de yapıldığı bir mekândır. Felsefe bu anlamda Kent'in bir çocuğudur. Felsefenin yegâne dayanağı olan Dil, Kent içerisinde yaşam bulur. Kent dilin mekânıdır. Düşünce alışverişi ve felsefenin varoluşu politik süreç ile ayrılmaz bir bütündür. Bu sunumda Kent'in felsefe ile olan ilişkisi ve yersizyurtsuzluk kavramı Deleuze, Derrida, Heidegger gibi düşünürler üzerinden yorumlanacaktır.
•
Civan Hüseyin Demirtaş
Kent ve Göçebe Düşünce
Diyarbakır’ın çok kültürlü, farklı düşünce sistemlerinin bir arada yaşadığı, birbiriyle çeliştiği ama aynı zamanda birbirini beslediği bir kent ve mekân tarihi vardır. Tarihsel olarak şehrin hem doğu hem batı medeniyetlerinin kavşağında yer alması, farklı felsefi ve düşünsel akımların birbirini etkilemesi için bir ortam yaratmıştır. Diyarbakır'ın bu kozmopolit yapısı, kent felsefesine uygun bir zemin sunar.
Kent aynı zamanda düzen arayışının sembolü olarak görülmüştür. Diyarbakır’ın Suriçi bölgesi, binlerce yıllık yapıları ve eski şehir dokusuyla, insanların yerleşik düzene duyduğu ihtiyaç ve bağlılığın simgesi olarak karşımıza çıkar. Bu tür yerleşiklik, felsefi açıdan süreklilik ve istikrarın savunulması anlamına gelir.
Deleuze ve Guattari’nin kavramsallaştırdığı göçebe düşünce, yerleşik yapıları ve sabit düşünce kalıplarını sorgular. Diyarbakır gibi kozmopolit şehirlerde bu düşünce biçimi, kültürel etkileşimlerin ve farklı düşünce biçimlerinin bir araya geldiği dinamik bir alan yaratır.
Bu sunumda, son zamanlarda yaşanan göçler, kent sosyolojisi ve felsefesi açısından göçebelik ve politik kent kavramları üzerinden ele alınacaktır.
•
Mesure Çatak
Nous Felsefe Kulübü işbirliğiyle
Bi hevkarîya Klûba Nous Felsefeyê
18 MIJDAR | KASIM 🕡 18:00
📍Wêjegeh Amed
KENT, FELSEFE VE GÖÇEBE DÜŞÜNCE
BAJAR, FELSEFE Û RAMANA KOÇER
Kurmacanın Kentleri, Kentlerin Bilinci
Bu konuşmanın amacı, kentlerin doğası üzerine yürütülen tartışmalarda kurucu bir unsur olarak mekânın mahiyetini açıklığa kavuşturmak ve devamında kurmaca eserlerdeki mekânların/kentlerin dil ile ilişkilerinde ayırt edici bir yaklaşım getirebileceği iddiasını göstermeye çalışmaktır.
Mekânın doğası üzerine düşünmek, ontolojik bağlamda kurmaca mekânların nelikleri üzerine de akıl yürütmektir. Her nesnenin bir mekânda var olduğunu kabul edersek, kurmaca nesnelerin nasıl var oldukları sorusu bir anlamıyla kurmaca nesnelerin mekânlarının ne olduğu sorusuyla ilintili hale gelir. Burada ilk anlamıyla mekânın, kurucu bir zemin olarak anlaşılması önemlidir. Bu bağlamda örneğin fiziksel nesnelerin mekânını evren olarak düşünürsek, kurmaca nesnelerin mekânının ne olduğu yahut farklı kurmaca nesnelerin farklı mekânlarının olup olamayacağı önemli bir odak haline gelir. Paralel olarak, daha özel bir bağlamda kurmaca eserlerdeki kentlerin, kurmacanın doğasını ve akışını kendi içine doğduğu dil ile nasıl bir ilişkide belirlediği tartışılacaktır.
•
Fatih Kök
Felsefenin Yeri Yurdu
Kent sadece mimari ve insan ilişkileriyle örülü bir mekân değil aynı zamanda düşünce alışverişinin de yapıldığı bir mekândır. Felsefe bu anlamda Kent'in bir çocuğudur. Felsefenin yegâne dayanağı olan Dil, Kent içerisinde yaşam bulur. Kent dilin mekânıdır. Düşünce alışverişi ve felsefenin varoluşu politik süreç ile ayrılmaz bir bütündür. Bu sunumda Kent'in felsefe ile olan ilişkisi ve yersizyurtsuzluk kavramı Deleuze, Derrida, Heidegger gibi düşünürler üzerinden yorumlanacaktır.
•
Civan Hüseyin Demirtaş
Kent ve Göçebe Düşünce
Diyarbakır’ın çok kültürlü, farklı düşünce sistemlerinin bir arada yaşadığı, birbiriyle çeliştiği ama aynı zamanda birbirini beslediği bir kent ve mekân tarihi vardır. Tarihsel olarak şehrin hem doğu hem batı medeniyetlerinin kavşağında yer alması, farklı felsefi ve düşünsel akımların birbirini etkilemesi için bir ortam yaratmıştır. Diyarbakır'ın bu kozmopolit yapısı, kent felsefesine uygun bir zemin sunar.
Kent aynı zamanda düzen arayışının sembolü olarak görülmüştür. Diyarbakır’ın Suriçi bölgesi, binlerce yıllık yapıları ve eski şehir dokusuyla, insanların yerleşik düzene duyduğu ihtiyaç ve bağlılığın simgesi olarak karşımıza çıkar. Bu tür yerleşiklik, felsefi açıdan süreklilik ve istikrarın savunulması anlamına gelir.
Deleuze ve Guattari’nin kavramsallaştırdığı göçebe düşünce, yerleşik yapıları ve sabit düşünce kalıplarını sorgular. Diyarbakır gibi kozmopolit şehirlerde bu düşünce biçimi, kültürel etkileşimlerin ve farklı düşünce biçimlerinin bir araya geldiği dinamik bir alan yaratır.
Bu sunumda, son zamanlarda yaşanan göçler, kent sosyolojisi ve felsefesi açısından göçebelik ve politik kent kavramları üzerinden ele alınacaktır.
•
Mesure Çatak
Nous Felsefe Kulübü işbirliğiyle
Bi hevkarîya Klûba Nous Felsefeyê
Yazılarınızı [email protected] hesabına bekliyoruz.
Yazı alım kriterlerimiz:
Dosya Konusu:Mekan ve Felsefe (Felsefe temalı başka yazılarınızı da gönderebilirsiniz)
Metinler Times New Roman 12 Punto ve maksimum 2500 sözcük ile yazılmalıdır
Odağımıza felsefeyi alarak, esasen de düşüncenin sirayet ettiği farklı, çoğulcu alanlara da dokunarak uzun bir süreç kat ettik. Düşünce deviniminin olmadığı yerde gerçek manada özgür yaratımların da olamayacağına inanan dostlar olarak yıllardır Nous Felsefe Kulübü adı altında
çalışmalar yürütüyoruz. Kulübümüzün yazılı eseri olan Nous Felsefe Dergisi'ni bu çalışmalarımızın meyvesi olarak geçen yıl çıkarmıştık. Şehrimizin ilk felsefe dergisi niteliğindeki Nous Felsefe Dergisi'nin üçüncü sayısı için hazırlıklara başlamış bulunmaktayız.
Mi hûmara peyêna kovara Nousî de meqaleyêka bi sernuşteyê "Sosyalîzmê Zanistî de Mefhûmê Dewlete (Bilimsel Sosyalizmde Devlet Kavramı)" nuşte. Nous, kovara felsefe ya verêna ke Amed de weşanîyena ya.
@nousfelsefe@civanhdemirtas