Bazı gerçekler erken ortaya çıksaydı anlaşılmaz, bazı kapılar erken açılsaydı kıymeti bilinmezdi. Bu yüzden gecikme her zaman mahrumiyet değildir. Bazen Cenâb-ı Allah istediğin şeyi senden esirgemez; sadece onu anlayacağın, taşıyacağın ve değerini bileceğin vakte bırakır. Böylesi daha iyi, daha güzeldir. Çünkü bazı nimetler erken geldiğinde kaybedilir; vaktinde geldiğinde ise insanın kaderine dönüşür.
Bazı günler öyle bilgilere denk geliyorum ki hayret etmemek elde değil. Bilgi de bir nasip işi galiba... Ama yetmiyor; nasip olanı anlamak, anladığın kadar var olabilmek ve en önemlisi o bilgiyi her gün yeniden yaşayabilmek gerekiyor. ✨
Dün,yüzünde birdevrin hafızasını taşıyan irfan ehli bir hocamızla hemhal olduk. Öyle bir yerden pencere açtıki"Filistin ve İsrail halkı akrabadır biri İsmail’in, diğeri İshak’ın soyu.Kardeş kardeşe bir karış toprağı bölüşemediler.Oysa hepimiz Adem’in çocuklarıyız."Muazzam feraset
❝ İbrahim aleyhisselam oğlunu kurban etmeye yürürken aslında evladını değil, kalbindeki 'bana ait' duygusunu bırakıyordu. Çünkü Allah bazı kullarını nimetle değil, teslimiyetle sınar. Tasavvuf; sahip olduklarını değil, sahibini sevebilmektir.❞
şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
Tarihin bilinen en eski ikinci şarkısı.
Tam 1800 senelik, Aydın'da Tralleis antik kentinde bir mezar taşı üzerinde bulunmuş. Seikilos'un şarkısıymış.
"Işılda henüz yaşıyorken,
Gamı tasayı at bir kenara