Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi 30 Ağustos'ta doğacaktı.
"...Gelen raporları tetkik edince kat'iyyetle hükmettik ki, Türk'ün hakikî halâs güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün şa'şaasiyle tulû edecekti!"
Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa
🇹🇷 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini zafere ulaştıran eşsiz bir kahramanlık destanı olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, kahraman ordumuzun azmi ve milletimizin sarsılmaz iradesiyle kazanılan bu büyük zafer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açmış; bağımsızlığımızın ve millî birlik ruhumuzun en güçlü nişanelerinden biri olmuştur.
30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitlerimizi rahmet, kahraman gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
(Türük) bodun atı küsi yok bolmazun tėyin türük bodun üçün tün udımadım küntüz olormadım
“Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye Türk halkı için gece uyumadım, gündüz oturmadım.”
Saygı ve minnetle…
#30AğustosZaferBayramımızKutluOlsun
📌 Dîvanu Lugati’t-Türk'ün bugüne ulaşmış olan tek nüshası, İstanbul Fatih'teki "Millet Yazma Eser Kütüphanesi"nde, Arapça eserler bölümünde 4189 numarada bulunmaktadır.
#DLT#Türkçe
Karahantepe'de yüzüne çıkarılan ve yaklaşık 11.000 yıl öncesine tarihlenen, bir leopar üzerinde oturan insan figürü, Anadolu’nun binlerce yıllık görsel belleğini yeniden düşünmek açısından dikkat çekici bir örnek sunmaktadır.
Benzer bir ikonografik kurguya, yüzyıllar sonra Osmanlı resim sanatının önemli örneklerinden biri olan Falnâme nüshasında da rastlanmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine 1703 numarada kayıtlı eserin 24b varağında, Lokman Hekim’in yine benzer şekilde leopar üzerinde betimlendiği sahne yer almaktadır.
Falnâme’de bu tasvir, hayırlı haberlerin ve sıkıntılardan kurtuluşun işareti olarak yorumlanır. Fal metninde, kendisine hikmet verilmiş büyük bir din ve ilim insanı olan Lokman Hekim’in görülmesi; eziyet, hastalık, sıkıntı, bela ve güçlüklerden kurtuluşa, ayrıca yolculuğa çıkılması hâlinde fayda elde edileceğine işaret etmektedir.
Aralarında doğrudan tarihsel bir bağ kurmak mümkün olmasa da, insan ve güçlü bir yırtıcı hayvanın birlikte kurgulanması bakımından ortaya çıkan görsel benzerlik son derece dikkat çekicidir.
Görüntüleri yan yana birleştiren @SergenCirkin teşekkürler
“Bin Yaşa Gazi Paşa”
Sakarya Melhame-i Kübrası’nın, Sakarya büyük zaferinin yıl dönümü kutlu olsun..
Bu harp yalnızca Türklüğün makus kaderini değiştirmedi, Anadolu’nun Türk’ün aslî vatanı olduğunu perçinledi.
Bizim her çağda ve her devirde değişik renk, şekil ve mânalarda görünen zengin bir kültür ve edebiyatımız var. Fakat, maalesef, gazetelerde bir günlük ömrü olan hadiseler bizi daha çok ilgilendirdiği için tarihin koridorlarında ziyaretçi bekleyen büyük şahsiyetlerin portrelerine bir dakika bakmak için bile vakit ayıramıyoruz.
Prof. Dr. Mehmet Kaplan
Kül Tėgin'in büstü.
1958 yılında Çek arkeolog L. Jisl'in yazıt alanındaki kazı çalışmaları sırasında bulunmuştur. Aslı bugün Ulanbator'daki Çinggis Kağan müzesindedir (resim müzedeki aslından alınmıştır).
"tavgaç : kaganıŋ : içreki : bedizçig : ıdtı (Çin hakanı sarayındaki has sanatçısını yolladı)"
Garibnâme
“Türk diline kimse bakmaz idi, Türklere hergiz gönül akmaz idi.
Türk dahi bilmez idi bu dilleri, İnce yolu ol ulu menzilleri.
Bu Garibname eğer Gönül geldi bile, Kim bu dil ehli dahi mana bile,
Yol içinde birbirini yermiye, Dile bakıp manayı hor görmeye,
Ta ki mahrum kalmaya Türkler dahi, Türk dilinden anlayanlat ol haki.”