TOPUK KANI İLE SADECE KAN ALMIYORLAR, (Topuğu üç yerinden üçken uçlu iğneler ile delerek ve topuğu sağarak)
DNA haritasının çıkartılmasında ve uygun organ-doku-kök hücre eşleşmesinde kullanılan KAN VE DOKU ÖRNEĞİ ALIYORLAR...
Yoksa topuk kanı alınmasının bahanesi olan 6 hastalığık; ter, idrar, tükürük ile de taranabiliyor, venöz (Damar içi) kan ise fazlası ile yeterli...
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu @drmemisoglu sadece şu soruya cevap verin. Topuktan alınan kan ile koldan, elden, damardan alınan kan arasında hiçbir fark yokken neden yeni doğan bebeklerin ayaktaki üreme noktaları deliniyor? Neden bu kan başka bir damardan alınmıyor?
Damardan alınmasının daha sağlıklı test sonuçları çıkaracağını söyleyen doktorlar olmasına rağmen.
Cevabınızı bekliyoruz. @saglikbakanligi
Not: Topuk kanı yüzünden mahkemelik olan aileler bu soruyu muhakkak hakime ve kayyuma sorsunlar.
Problem test yapılması değil çocuğun topuğunun delinerek yapılması.
#BebeğeKayyumAtandı
Saçma sapan bir yorum olmuş. Bebek ölüm hızların azalmasının en önemli nedeni aşılar değil.
Bu grafik aşıların ve topuk kanının ne kadar yararlı olduğunu göstermiyor.
Bir ülkenin sosyo-ekonomik iyileşmesi arttıkça bebek ölüm oranları azalır.
5 yaş altı ölümlerin 1960’dan beri azalmasının ana nedenleri;
-okuma yazma genel kültürün artması
-genel kentsel sanitasyonda iyileştirmeler
-temizlenmiş içme suyu kaynakları
-düzenli gıda tedariği ve kıtlıkların olmaması
-üst düzey sağlığa kolay erişim
Bak aynı nedenlerden dolayı aşağıdaki grafikte anne ölüm hızları nasıl düşmüş. Annelerden topuk kanı mı alınıyor? Annelere zart zurt aşı mı yapılıyor?
Yeni yetmesi de , kırk yıllık hekimi de
Topuk kanı mevzusunda sıradan kişi hesaplarına alaycı ifadeler yazmaktan kendilerini alamıyorlar. Gelin şu yazdıklarımı kritize edin. Millete yol gösterin.
Doç. Dr. Ferhat Arslan’dan: Yenidoğan Taraması, Ebeveyn Rızası, Veri Güvenliği Ve Ölçülülük Üzerine Bir Hekim Notu https://t.co/sYgdE23aN8
Türkiye’de yenidoğanlarda topuk kanı taraması yapılıyor diye her genetik hastalık yakalanıyor sanmak büyük bir saflık. Bu taramalar, sadece en ağır ve erken ölen vakaları yakalayacak şekilde ayarlanmıştır. Yani sistem, “ölmesin yeter” mantığıyla çalışır. Hafif seyreden, geç ortaya çıkan, ergenlikte ya da erişkinlikte hastalananları bilerek ve isteyerek dışarıda bırakır. Buna rağmen “topuk kanı var, sorun kalmadı” diye ahkâm kesenler, taramanın nasıl çalıştığını bilmeyen ama konuşmayı seven insanlardır.
Biotinidaz eksikliği doğuştan gelen bir enzim kusurudur. Erken tanı konur ve biotin verilirse insanlar tamamen normal bir hayat sürer. Bu kadar net. Ama tanı gecikirse; görme kaybı, yürüme bozukluğu, nöbet, gelişim geriliği, işitme kaybı ortaya çıkar. Üstelik bu hastalıkta tedavi çok ucuzdur: bir vitamin. Yani pahalı ilaç yok, karmaşık cihaz yok, ileri teknoloji yok. Sadece doğru tanı var.
Topuk kanı taramaları ağır eksikliği olan bebekleri yakalar, kısmi eksikliği olanları ve geç belirti verecek olanları kaçırır. Bu insanlar çocuklukta “sağlam” sanılır. Yıllar sonra, stres, enfeksiyon, ergenlik, gebelik gibi durumlarla sinir sistemi çökmeye başlar. Sistem bunları baştan taramadığı için, bu insanlar erişkin yaşta nöroloji kliniklerinde sürünür. “Topuk kanı taraması var” diye sistemle övünenler, bu gerçeği bilmedikleri için değil; umursamadıkları için susar.
MS diye gezdirilen insanlar var
Erişkin yaşta biotinidaz eksikliği olan kişiler;
– Yürüme bozukluğu
– Uyuşma
– Görme kaybı
– Omurilik tutulumu
ile başvurur. Bunların önemli bir kısmına “MS” tanısı konur. Yıllarca bağışıklık baskılayıcı ilaçlar alırlar. Oysa bu insanların bir kısmında sorun MS değildir. Sorun: Doğuştan gelen, tanısı konmamış biotinidaz eksikliği. Literatürde bu hastaların biotin verilince düzeldiği açıkça yazılıdır. Yani insanlar yanlış tanı yüzünden yıllarca yanlış tedavi alıyor..
Topuk kanı mevzusunda sapla samanı birbirine karıştırmayınız.
Birincisi ve en önemlisi;
Kimse ama hiç kimse bir tıbbi tarama ya da müdahale konusunda zorlanamaz zorunlu tutulamaz.
İkincisi;
Bu bir toplum sağlığı tarama programıdır. Esas amaç bazı metabolizma, hormonal ve yeni yeni genetik hastalıkların tanımlanmasıdır.
İlk 2 hastalık kategorisinde sağlık hizmetlerine ulaşımın sorunlu olduğu dönemde erken tanı ve müdahaleye neden olduğu için yararlı idi lakin şimdi böyle bir durum söz konusu değildir. Aldırmak istemeyen aileye olası bulgu ve şikayetleri anlatır hastaneye başvurmasını söylersiniz. Aileyi düşman belleyip peşine kolluk göndermek ne demek? Bu ahmaklık artık son bulmalıdır.
Üçüncü hastalık kategorisi ise riskler barındırıyor. Bu tip bir tarama sonunda elde edilen WGS yapılabilen bir dünyada eğer bir de saklanma söz konusu ise bizim gibi veri güvenliği olmayan bir ülkede ileride olabilecek bireysellestirilmis genetik temelli biyolojik saldırılar için risk teşkil eder. Bunu görmezden gelemezsiniz. Bu konuda devlet bazı güvenceleri vermelidir.
Tekrar söylüyorum asla ve asla zorunlu tutamazsınız ve bunda ısrar ediyorsanız bunun altında bir capanoglu aranır.
Topuk kanı
Topuk kanı taramasını istemeyen aileler için çözüm, korkutma ya da kayyum değildir. Bilimsel olarak iki ana risk vardır: konjenital hipotiroidi ve fenilketonüri. Bu riskler, 2. haftada TSH+serbest T4 ve 1. ayda fenilalanin testiyle güvenle izlenebilir. Aileye açıkça anlatılır, yazılı onam alınır ve sorumluluk hukuken aileye bırakılır. Orantısız müdahaleler hem hukuka hem akla aykırıdır.
Vatandaş TOPUK KANINDA SORMAN GEREKENLER !
#topukkanı
CİMER BAŞVURUSU TASLAĞI
Konu: Yenidoğan Topuk Kanı Tarama Programının Laboratuvar Yapısı, Veri Yönetimi ve Numune Saklama Süreçlerine İlişkin Bilgi Talebi
Açıklama:
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Yenidoğan Topuk Kanı Tarama Programı kapsamında; anayasal haklar, kişisel verilerin korunması, tıbbi etik ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından aşağıdaki hususlarda tarafıma resmî ve ayrıntılı bilgi verilmesini talep ediyorum:
Ankara ve İstanbul’da faaliyet gösteren yenidoğan tarama laboratuvarları hukuki statü olarak tamamen kamu laboratuvarı mıdır, yoksa hizmet alımı / kit karşılığı cihaz kullanımı gibi modellerle özel firmalar sürece dahil midir?
Bu laboratuvarlarda kullanılan:
Test kitleri
Analiz cihazları
Yazılım ve veri analiz platformları
hangi firmalardan temin edilmektedir? Bu hizmetler hangi ihale usulü ile sağlanmaktadır?
Yenidoğan tarama testlerine ait:
Ham veriler
Analiz çıktıları
Yedekler
hangi bilişim altyapısında depolanmaktadır? Veriler yurt dışı sunucularda tutulmakta mıdır?
Topuk kanı ile elde edilen kuru kan damlası (DBS) kartları:
Hangi fiziksel ortamlarda
Ne kadar süreyle
Hangi hukuki statü altında
saklanmaktadır?
Bu biyolojik örneklerin:
Araştırma
Validasyon
Eğitim
Kalite kontrol
amaçlı ikincil kullanımı söz konusu mudur? Söz konusu ise, hangi onam ve etik kurallar çerçevesinde yapılmaktadır?
Yenidoğan Tarama Programına ilişkin olarak:
Yıllık kaç bebek tarandığı
Kaç pozitif / şüpheli sonuç alındığı
Kaç doğrulanmış vaka olduğu
Gecikme ve tekrar oranları
gibi ulusal düzeyde performans verileri kamuya açık olarak yayınlanmakta mıdır?
Programın maliyet–etkililik (cost-effectiveness) analizleri yapılmış mıdır? Yapılmış ise kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?
Talep ettiğim bu bilgilerin, hem kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi hem de ebeveynlerin gerçek anlamda bilgilendirilmiş rıza verebilmesi açısından zorunlu olduğunu düşünüyorum.
Gereğini bilgilerinize arz ederim.
Ad–Soyad:
T.C. Kimlik No
İletişim:
biz bu milletin ahrazlığını çok hafife alıyoruz herhangi bir eğitim araştırma hastanesinin çocuk yandal polikliniklerindeki aile ve çocukların çektiği eziyeti görmeden veya başlarına gelmeden asla idrak edemiyorlar ya durumun ciddiyetini şaka gibi. türkiye nadir hastalık cenneti
İmam Mâlik رحمه الله
Yüksek ve faziletli işlere sarıl. Basit, değersiz ve aşağılık davranışlardan sakın. Çünkü Yüce Allah, yüce ahlâkı ve üstün işleri sever; bayağı, değersiz ve düşük davranışları ise hoş görmez.
Tertîbü'l-Medârik (2/65)
İmam Ahmed رحمه الله
"Ben insanlar için bir tek harf bile öğrenmedim."
Seleften her biri, önce kendi nefsini düzeltmek için ilim öğrenir; ardından o hayır insanlara da taşardı.
gözünü kaybetmişsin kızını kaybetmişsin eşini kaybettin güzelliğini kaybettin evini kaybettin ama ağzından çıkan her cümlenin sonunda elhamdülillah diyebiliyorsun, bu durumda bile rabbini gücendirmekten çekinerek konuşuyorsun
Vallahi de bu çok kuvvetli bir imandır
Filistin'de sokak ortasında çocuklar, İsrail işgal güçleri tarafından zorla kaçırılıyor.
Bir paylaşım deyip geçme, gerçeği yaymak bizim elimizde! Herkes durumunda ve sayfasında Rt ile paylaşsın! 📢
#FreePalestine #Filistin#Palestine#Gaza