aşırı yakınlığın getirdiği uzaklık durumu o kadar doğru ki,biriyle çok fazla yakın olma arzusu duyuyorsanız büyük ihtimalle yakın zamanda fena halde ayrı düşeceksinizdir
İlişki insanın, yaralarını, arızalarını, ihtiyaçlarını, bastırılmış olanı görünür hale getirir. Yalnızken iyi zannedilenlerin öyle olmadığını ortaya serer.
Belki de bu yüzdendir ilişkiden kaçmak, kaçınmak…
Ama farkında olmadan iyileşme ihtimalinden de kaçmak aslında…
Arkadaşım ben senin narsisistik savunmanın altındaki değersizlik duygunu, sivri tavrının arkasındaki görülme ihtiyacını, bi sıcak bi mesafeli tavrındaki yakınlık problemini görüyorum, anlıyorum ve iyi bi terapiste denk gelmeni diliyorum.
Varank Bey,
2019 yılında İngiltere’de şirket kurdum.
Cart vergisi yok, curt vergisi yok. 80,000£’a kadar VAT(KDV) muafiyeti var.
Yıl sonunda şirkete ne kadar kar kalıyorsa %25’ini vergi olarak ödeyip geçiyorum.
Ardından Türkiye’de şirket kurdum.
Cart vergisi, curt vergisi, zurt vergileri ile tanıştım.
Mülk sahibinin ödemediği vergiden ötürü stopaj ile tanıştım.
Devletin haraçları ile tanıştım.
Devletin zorunlu kıldığı damgaların vergileri ile tanıştım.
Ödediğim verginin vergisi olduğunu öğrendim.
Peki şimdi söyleyin, bu ülkenin vatandaşlarının girişimci olması için siz nasıl kolaylıklar oluşturdunuz?
Çağın 200 yıl gerisinde kalmışsın.
Her köyde din istismarcıları.
Matbaaya günah diyorlar, bilime günah diyorlar.
Başkalarının girdiği savaşlar yüzünden toprağını sürecek kimsen kalmamış.
Açsın, perişansın.
Geriye kalan bir avuç erkeği cepheye gönderiyorsun.
Kadınlarla birlikte bir ülke kuruyorsun.
Çocuklara emanet ediyorsun.
Fabrikalar, okullar, enstitüler.
Var olduğu bile unutulmuş bir milletin ismini koyup, dilini düzenleyip onlara bir ülke ve ekonomi veriyorsun.
Sonra şaşkın nesil bu imtihanı hiç yaşamamışız, hiç kurtulmamışız, hiç kaotik, perişan olmayan bir ihtimal görmemişiz gibi en başa dönmek istiyor.
Az önce bizim Timur bakkalın yanındayım. Gidegele bir sohbetimiz oldu. Çocuğu 4.5 yaşında... Bugün konuşma geriliği ve takıntıları olunca çocuğu doktora götürmüşler... Otizm tanısı almış... Doktor demiş ki "Çok geç getirmişsiniz, niye bu kadar geç geldiniz ?"... Diyor ki doktora "Hocam ben de geç konuştum, hatta 7 yaşıma kadar altıma işeyip kaka yaptım. Ondan geç getirdim"... Tabi hoca kalayı basmış...
Dinlemeye devam ediyorum hayretle... Bana diyor ki "Hoca bende para gani ! Bunun tedavisi nedir ? Basarım parayı bir şekilde iyileştiririm"... Diyorum ki "Dayı bak, bu işler öyle para ile çözülmez ! Otizmli çocuklar özeldir. Sürekli farkında bilinçli gözlemci anne baba olmak lazım"... Tabi nörozihin öyle kör, bilinç katarağı o kadar belirgin, zeka o kadar künt ki anlamadığını görüyorum aynı zamanda... Neyse dinliyorum ama görmemiş herifte cehalet o kadar bariz ki... Diyor ki "Hoca bu çocuk ilerde böyle eğri büğrü... Topal eksik biri olur mu ? Ben de para çok bak ! Koyarım tezgahın başına, satsın kazansın !"... Bulurum birini evlendiririm. Önemli değil o kısım diyor...
Dayı diyorum bak anlamadın belli ! Otizm para ile çözülen bir husus değil ! Elbet ekonomik olarak travmatik yaşama daha direngen olmak önemli ama ilgili anne baba olmak daha önemli...
Ben ne dedi isem çocuğu küçültüp yeriyor... Sonradan görmelerin "Para herşeyi çözer" inancı belirgin...
Adama yarım saat anlattım. Anlamadı, özel çocuk nedir umrunda bile olmadı... Bu ülke de otizmli çocukları geçtim normal çocuklar bile inanılmaz bir cehalete ve örgütlü bir kötülüğe emanet... Üzülmemeyi geçtim bunların kafasını kırmamak imkansız...
Alıp başını gitme isteği, kendinden kaçma isteği değildir. Daha temiz, daha duru sularda yüzme isteğidir. İçinde bulunduğumuz, kirlenmiş ve artık bize berbat hissettiren sudan kaçma isteğidir.
Aslında asgari ücret ile memur maaşı eşitlendi hatta Asgari ücret önde neden derseniz.Asgari ücret ile çalışan arkadaşların çoğunluğu fabrikada veya çalıştığı işyerinde yemeği veriyorlar ve servisleri var.Memur arkadaşlarım çoğu yemeği cebinden ödüyor ve servis Hakkı yok durum bu