@marcodanbanane@kartolsu Hayır ben evde sürmüyorum da verdiğiniz argüman doğru değil. Dışarı her çıktığımda yaz kış sürerim mesela neden korkmayayım ki bir çok hastalık var
Avcılarda geçen yıldan beri bir kablo problemidir bitmedi gitti, sürekli mağduru sürekli kayıt oluşturuyorum kablolari sıfırdan yapsanız bile bir senede çözülürdü @BEDASDestek
@songullekerr Bir başkasının eskisi iyi durumdaysa kullanırsın özellikle çocuk küçükse ve her yıl belki her ay kıyafetleri küçülecekse kullanırsın. Bunun nesi yanlış anlamış değilim. Anladığım kadarıyla etiketli kıyafetler de varmış yani kötü durumda da gönderilmemiş
@songullekerr Biri tarafından verilen bir şeyi giymeyi/ kullanmayı dünyanın en kötü şeyi gibi gören herkesin aslında ağır bir özgüvensizlik yaşadığını düşünüyorum. Ben küçükken kuzenimin küçüklerini giydim maddi durumumuz da iyiydi hiç rahatsız olmadım. Benim küçüklüklerim de başkasına verildi
@tate40496 Herkes ne kadar kolay konuşmuş, adamın verdiği bir cevap yokken direkt aldattı demek bence doğru değil. Tekrar benzer bir şey olursa o zaman tavrını alırsın bence.
@meturoam 20lik diş çekimi için uyuşturma süresi hariç 12-15dk gibi bir sürede diş çekimi+dikiş tamamlanmıştı ve teşekkür edip odadan ayrılmıştım. Gerçekten başkaları ne yapıyor bilmiyorum
14 yaşında bir kız çocuğu,60 yaşındaki eniştesi tarafından 4 yıl boyunca istismara uğramış.
Çocuk,daha fazla dayanamamış ( baban duyarsa ikimizi de öldürür baskısı ile susturulmuş ) şikayetçi olmuş.
Ses kayıtlarını,görüntüleri,tüm delilleri adalete sunmuş.2 yıl boyunca adalet mücadelesi vermiş ve sonuçta “ Rızası vardır “ denilerek adliyeden boynu bükük ayrılmış.
Ve bu çocuk,son çare bir video ile ( yüzünü,kimliğini saklamadan ) topluma seslendi.
Biz dernek olarak çocuğumuzun yanında olacağız ama adaleti temsil eden kişilerin de artık biraz vicdani kararlar alması gerektiğini anlamaları gerekiyor.
Almazlarsa kamuoyu bu kararları aldırır..
#Senaiçinadalet
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Tokat'ta birlikte yaşadığı kadını katleden Mustafa Koç'a ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi.
• Kadın, öldürülmeden 2 saat önce girdiği büfede uluslararası yardım işareti yapmış ancak çalışan anlamamıştı.
Oğlumu bir restorana ilk defa götürdüğümde henüz bir haftalıktı. (Evdeki aşırı kadın popülasyonundan darlanmıştım, öz annem dahil.) Dört yaşına girecek, biz nereye gidiyorsak oraya gidecek düsturum var, hala bizimle gezer. Bebek olduğu günlerde oda tutuyorduk kimseyi rahatsız etmeyelim diye. Laftan anlayacağı yaşa gelince kızmaya başladık. Şimdi birini rahatsız etse, tek bakışla özür diletecek kıvama geldik. Yan masalarda güzel kadın görürse hafif flörtöz bakış atmasından başka rahatsız edici bir eylemi kalmadı, şükür.
Kimse kimsenin bebeğine kurban olmak zorunda değildir. "Senin nefesine herkes kurban olsun" diyen annelerin büyüttüğü çocuklar "beni reddetti ben de öldürdüm" diyen gençlere dönüşebilirler. Zihinlerinin şekillendiği çağlarda "Sen varsın, başkaları da var. Herkesin sınırı var. Sınırı doğru çiz, kimsenin sınırına da tecavüz etme" eğitimi almak ZORUNDALAR. Bir arada yaşamın temel kuralı o.
Yalnız "keko" tabir ettiğimiz tiplerin çocukları suça meyilli değil. Bu tiplerin çocukları da yarının "SSÇ"leri olacaklar. Türkiye'de yitirdiğimiz değerlerin başında aile geliyor, farkında değiliz. Nev-zuhur İslamcıların Anadolu gelenekleriyle hiç alakası olmayan pratiklerini yerli ve milli diye kakalamaları ne kadar sevimsizse bu türden ebeveynlerin "bilinçli anne/baba" pozları o kadar sevimsiz.
Vaktiyle Z kuşağının ebeveynlerine dair bir dosya yapmıştık. O kadar övdüğüm Y kuşağının, gözlemlediğim kadarıyla, en kötü yanı ebeveynlik. Doğru yapacağım ve "bana verilmeyeni vereceğim" güdüsüyle büyük tuzaklara düşüyorlar. Bugünün keko problemi, yarının Onat problemine dönüşebilir. (Adı Onat olan dostlarımız alınmasınlar, aklıma ilk o geldi.) Aile değerlerine dair sağlıklı bir şekilde kafa yoran devlet ve entelijansiyamız yoksa (ki dünyada da yok) bu düşüş bir süre devam edecek. Bu düşüşün ürünleri (eşittir, farklı sosyo-ekonomik seviyelerden gelen SSÇ'ler) başımıza bela açınca daha muhafazakar, geleneksel bir ebeveynlik trend olacak gibi geliyor bana.
Tahacım canım kardeşim, seni hep anmak için kendime söz verdim, seni hiç unutmadık, ama senin hayata kırgın şekilde aramızdan ayrılmana o kadar üzülüyorum ki..umarım yattığın yerde huzurlusundur..
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
İstismar yapan kişi önce bu kadını istismar etmiş, sonrasında o kişiyle evlendirilmiş ve kendi kızlarını da istismar edince kadın adalet arayışına çıkmış.
Bu kadına destek verelim 👇