@Fatih1293851091@peagodcs Top 10 kimi yendin kanka furiaya iki kere domalmadın mı yarı finale giderken. Gözünüz kör olmuş hepiniz burda -jer yazıyordunuz o zamanlar aq
@asiyevski Uyumlu olup yine de kendi isteklerin olabilir ama. Ben senin dediğin gibi düşünmemiştim, benim kastım inat etmeyip genelde ortama uyum sağlamaktı. Elbette kendi isteklerin de olacak ve onları da isteyeceğin zamanın olacak
@ashfeverdream Evrimsel süreçte güven birbirini yaslanmayla sağlanırdı. Sadece son derece güvenebildiğin birine yaslanarak uyuyabilirdin. Bu da zamanla yaslanmayla sevgi arasındaki bağı güçlendi şaka şaka öyle sıkıyodum bi şeyler inanma
kubbet'ul hadra ve el-kubbet'ul hadra. Bizim için farklar çok açık seçik olmasa da bu ufak değişim, anlamı komple değiştirip sıfat tamlamasını isim tamlamasına dönüştürebiliyor. Bu ise yüzyıllar boyunca tarihçilerin göğe uzanan saraylara sadece yeşil sıfatıyla bakabilmelerine ++
sebep olmuştur. Fakat 9. yüzyıl islam anlayışında saraylar göğe yükselirken, camiler ise önlerinde mütevazı bir şekilde yerleştirilmiştir. 9. yüzyıldan sonra bu anlayış tamamen tersine dönecek olsa bile insanların zihninden göğe yükselen saray anlatısı silinmemiş, nitekim bu +
Belki de bu gelişmelerin son noktası, emirlerin kendileri için inşa ettirdiği büyük şehir yapılanmalarıdır. Bağdat, Kahire gibi şehirler merkezde ulu cami ve sarayla başlayıp dışarıya doğru hiyerarşideki düşüşü gözler önüne seren yuvarlak yapılı şehirlerdir.
Roma'da nizami şehirler, metreyle çizilmiş gibi sokaklar varken ortadoğuda neden her sokağın ucunda bir pazara çıkacak şekilde karmaşık yollar vardı? Medeniyet olarak daha mı gerilerdelerdi?
Emeviler döneminde ise artık şehzadenin ve liderlerin kendi güçlerini göstermek için yeni şehir yapılarına gittiklerini görüyoruz. Anjar şehri bunun en büyük örneğidir. Roma sokaklarına benzer dizayn edilen bu şehir, yukardan inen bir güç göstergesi olarak ortaya çıkmıştır.