Statsministerns fru sökte ett prästjobb 2023 som enda sökanden. Jobbet annonserades aldrig ut.
Dagen efter att tjänsten skapades skickade hon in ansökan. Två veckor senare var den hennes.
HEP İl Başkanımız Vedat Aydın
5 Temmuz 1991’de katledildi.
7 Temmuz’da işkence edilmiş bedeni bulundu.
10 Temmuz’da cenaze töreninde hepimizi taradılar, katliam yaşandı.
Katiller, itiraflar, suikast planları her şey bilinmesine rağmen dava zaman aşımına uğradı. #VedatAydın
(İtirafçı Murat Demir)
🔴 2018'de yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan'ın ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gelişme yaşandı
📌 Dosyaya 10 klasör yeni delil eklendi
Rabia Naz'ın babası Şaban Vatan, yeni deliller arasında çarptığı iddia edilen araca, aracın tamir ve satış sürecine, olayla bağlantılı olduğu öne sürülen kişilere ilişkin bilgilerin bulunduğunu söyledi
Hasan Gülünay ile aynı günlerde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan (E.Ç.), ağır işkence görmüş bir kişinin yanlışlıkla kendi hücresine konulduğunu anlattı. Bu kişinin , “Ben Hasan Gülünay’ım, beni gözaltında kaybetmeye çalışıyorlar.” dediğini, kısa süre sonra yanlışlık fark edilince hücreden apar topar çıkarıldığını anlattı. Bu açıklamaların ardından hem ailenin hem de tanığın evleri polis tarafından basıldı, konuşmamaları için tehdit edildiler.
19 Temmuz 1992’de gözaltına alınan H.K. ise Gayrettepe’de günlerce işkence gördüğünü, işkence yapan polislerin kendisine, “Hasan Gülünay’ı öldürdük, sıra sende.” dediklerini aktardı.
#CumartesiAnneleri1110Hafta
Gözaltında kaybetme, kişinin akıbeti ve bulunduğu yer gizlendiği sürece devam eden bir suçtur. Devlet, etkin soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediği sürece bu suç ve yol açtığı hak ihlalleri
devam eder.
Bu nedenle hakikati açığa çıkarmayan, failleri koruyan ve cezasızlığı sürdüren hiçbir adli süreç tamamlanmış sayılamaz.
#CumartesiAnneleri1109Hafta
23 Haziran’da aramızdan ayrılan gazeteci Bayram Balcı’yı bugün Ankara’da son yolculuğuna uğurlanıyor.
Bayram Balcı, 12 Mart 1994’te Urfa Siverek’te gözaltında kaybedilen Özgür Gündem muhabiri Nazım Babaoğlu’nun tanığıydı. Bu tanıklığı yıllar boyunca Galatasaray Meydanı’nda ve bulunduğu her yerde kamuoyuyla paylaştı.
Yaşamı boyunca hak odaklı gazeteciliğin ve özgür basın geleneğinin önemli emekçilerinden biri oldu. Gözaltında kaybetmeleri, cezasızlığı ve diğer ağır insan hakları ihlallerini görünür kılan haberler yaptı. Kayıp yakınlarının sesini duyurdu, hakikatin peşinden gitmekten ve bunun bedelini ödemekten geri durmadı.
Bayram Balcı’yı saygı ve minnetle uğurluyoruz. Ailesine, sevenlerine ve özgür basın camiasına başsağlığı diliyoruz.
Güle güle Bayram Balcı. Hakikat ve adalet mücadelesine sunduğun katkıları, gözaltında kaybedilenler için verdiğin emeği unutmayacağız.
1110 haftadır aynı gerçeği hatırlatıyoruz: Zorla kaybetmelerde devletin en temel yükümlülüğü, hakikati ortaya çıkaracak etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütmektir. Ancak Türkiye’de kaybetme dosyalarında bu yükümlülük yerine getirilmiyor. Deliller zamanında toplanmıyor, tanıklar dinlenmiyor, sorumlular hakkında işlem yapılmıyor. Etkin soruşturma yükümlülüğünün ihlali, hakikate ve adalete ulaşmamızın önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.
Bu nedenle 1110 haftadır meydanlarda, sokaklarda ve adliyelerde aynı talebi dile getiriyoruz: Hukukun üstünlüğünün işlemediği, yargının bağımsız ve tarafsız davranmadığı bir düzende, fail devlet görevlisi olduğunda hesap verebilirlik de ortadan kalkıyor. Yıllarca hiçbir işlem yapmayan soruşturma makamları, kendi yarattıkları zamanın arkasına sığınarak kayıp dosyalarını zaman aşımı gerekçesiyle kapatıyor. Böylece zaman aşımı, adaleti engelleyen cezasızlığın aracı haline geliyor.
#CumartesiAnneleri1110Hafta
1110. haftamızda, 34 yıldır etkin bir soruşturma yürütülmeden zaman aşımına sürüklenen Hasan Gülünay dosyasını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
#CumartesiAnneleri1110Hafta
Hasan Gülünay’ın gözaltında kaybedilişinin 34. yılında devleti yönetenlere sesleniyoruz: Hakikati açığa çıkarmak ve adaleti sağlamak devletin vazgeçilmez yükümlülüğüdür. Hasan Gülünay’ın akıbeti açıklansın, dosyada etkin bir soruşturma yürütülsün, sorumlular yargı önüne çıkarılsın.
Kaç yıl geçerse geçsin; Hasan Gülünay için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.
#CumartesiAnneleri1110Hafta
İbrahim Kartay’ın eşi Salime Çakır: "Devlet götürmüş, akıbetini devlet söylesin."
"İsmim Salime soyadım Çakır. Eşim 32 yıldır kayıptır. 17 yıldır burdayız, eşimin akıbeti için buraya (Koşuyolu Parkı) geliyorum. Biz kayıpların akıbeti için buraya geliyoruz. Bizim için kayıpların hepsi aynıdır. Her cumartesi kayıplarımız için buraya geliyoruz. İstiyoruz ki kayıplarımızın kemiklerini bulalım. İstiyoruz ki her akşam onların mezarlarına gidelim. Bunu istiyoruz. Yani devletten bunu istiyoruz. Devlet götürmüş, akıbetlerini devlet söylesin. Failleri bulunsun."
#CumartesiAnneleri1109Hafta
23 Mayıs 1992 tarihinde Artvin’de gözaltına alındıktan sonra işkenceyle öldürülen Ali Ekber Atmaca’nın üzerinden, İstanbul’da aynı mahallede yaşayan Hasan Gülünay’ın daha önce kayıp ilanı verdiği ehliyeti çıktı. Bunun üzerine 32 yaşındaki, dört çocuk babası Hasan Gülünay polis tarafından aranmaya başlandı. Bir süredir polis takibinde olduğunu eşine söyleyen Hasan Gülünay, 20 Temmuz 1992 günü Tarabya’daki evinden iş yerine gitmek üzere ayrıldı ve bir daha geri dönmedi.
#CumartesiAnneleri1110Hafta
Gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay'ın kızı Deniz Gülünay'ın mektubunu paylaşıyoruz.
"Bize sürekli kayıp dediler. Ama ben o kelimeye hiçbir zaman inanmadım. Çünkü kayıp tesadüfü çağrıştırır. Oysa burada bir tesadüf değil, bir süreç vardır.
Devletin karanlık elleri muhalif olanı susturmak için organize olmuştu.
Babam bulunmadı. O yüzden ben hep şunu söyledim: babam kayıp değil, devletin sistematik yok etme politikası sonucu gözaltında kaybedildi."
#CumartesiAnneleri1110Hafta
Hasan Gülünay'ın ailesi, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve TBMM dâhil olmak üzere bütün resmî kurumlara başvurdu. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe’nin yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesine Menteşe şu cevabı verdi: “Soru önergesinde ileri sürülen iddialar tamamen asılsız olup, yasadışı bölücü örgütlerin propagandasını yapmaya yöneliktir. Güvenlik güçlerimiz her zamanki gibi devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü için çalışmaktadır.”
Yargı makamları ise tanıkları dinlemeden, delilleri toplamadan ve etkili bir soruşturma yürütmeden dosyada zaman aşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ailenin bu karara yaptığı itiraz da reddedildi. Bunun üzerine aile, 2013 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
Anayasa Mahkemesi, 21 Nisan 2016 tarihli kararında yaşam hakkı kapsamında etkili soruşturma yürütülmediğine hükmetti. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadının aksine, işkence yasağının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaları incelemedi. Ayrıca zaman aşımı süresinin dolduğunu gerekçe göstererek dosyanın yeniden etkili bir soruşturma yürütülmesi için yetkili savcılığa gönderilmesine karar vermedi. Böylece Hasan Gülünay’ın akıbetinin ortaya çıkarılması, bir kez daha zaman aşımı uygulamasıyla engellendi.
#CumartesiAnneleri1110Hafta
🔴 Deniz Göktaş'tan Kılıçdaroğlu'yla görüşme açıklaması:
📌Görüşmek istemedim, emrivaki şekilde görüştük.
📌 Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim.
📌 Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim, 'madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın' dedim
📌 Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti
https://t.co/UN2K14tPdc