Türkiye'de yeni tarih yazılıyor, demokrasi şölenimiz bugün başlıyor!
Üyelerimiz kendi ilçe başkanını kendisi seçiyor!
Haydi hep birlikte sandıklara.
https://t.co/ERv6DAXtZj
IBAN’dan, açıklama yazmadan ödeme alan esnafın hesabına giden 1.000 TL’yi tespit edip vergi cezası kesmeni sağlayacak yapay zekâ destekli sistemlerin var. Ama fon piyasasında bir senede %40.000 getiri sağlayan fonun döndürdüğü pisliği tespit edecek mekanizman yok. Öyle mi?
Muhalif gazeteci, belediye başkanı veya sosyal medya fenomeni gözaltına alındığında sekiz açıdan, 4K çözünürlükte; elleri arkadan kelepçeli, kafası öne eğik şekilde karakola götürülürken görüntülerini servis edebiliyorsun. Ama bu fon olayının başındaki adamların gözaltı videoları tost makinesiyle çekilmiş gibi: karanlık, çamur gibi görüntü; suratları bile belli olmuyor. Öyle mi?
Millet yurt dışında okuyan çocuğuna 1.000 euro harçlık gönderirken banka 50 tane açıklama, izah, belge talep ediyor; havale MASAK denetimine takılıyor. Ama bu adamların İsviçre’ye gönderdiği yüz milyonlarca frankı tespit edemiyorsun. Öyle mi?
Bu iş sıradan bir dolandırıcılık hikâyesi değil. Kaybolan para ne kadar büyükse, işin skandal boyutu daha da büyük.
Yenilik Partisi Yargıtay’a başvurarak YENİ Parti’nin adının kendilerine benzediği için değiştirilmesini istemiş!
Şimdi ben tam olarak anlamadım;
Son seçimde binde 2 oy almış Yenilik Partisi’nin 11 bin seçmeni mi yanlışlıkla YENİ Parti’ye mühür basabilir, yoksa seçimlere kadar %40’ı geçeceği görülen YENİ Parti’nin 30 milyon seçmeni mi yanlışlıkla Yenilik Partisi’ne mühür basabilir?
Matematik isyan etti!
Olasılık hesabı perişan oldu!
İstatistik bilimi ağlıyor!
El insaf yahu!
El insaf!..
@karahanecenaz@kilicdarogluk Yukarıya çıkan yürüyen merdivenden aşağı inmeye çalışan, kendi seçiminde oy kullanamayan, mühürsüz oyları geçerli saydırma, CHP'yi 6.parti durumuna düşüren, memleketi Tuncelide bile sevilmeyen, Butlan ve bakın yukarıdaki yorumlar...
Genel Başkanımız Özgür Özel, İstanbul Üsküdar İskele Meydanı’nda düzenlenen ’Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir’ buluşmasında konuştu.
"Bu meydana ve Türkiye’nin dört bir yanından gönlü bu meydanda olanlara, öfkesi burada olanlara, inancı, azmi, kararlılığı burada olanlara selam olsun.”
Hepsi sıraya girmiş :)
Dizi setine uyuşturucu taşırken yakalanan ve torbacılıktan ceza alan Müptezel Abese İrca, yani Niyazi Canbaz…
FETÖ Kumpas davalarının tetikçisi,anket yapıyorum diye Belediyelerden ihale alan Zihni Çakır…
FETÖ kumpaslarının demagogu,tetikçi kalemi ,hık diyicinin pık diyicisi Şamil Tayyar…
Cumhuriyet düşmanı Furkan Bölükbaşı…
Aynı cümleyi birbirlerine paslayıp duruyorlar.
Meseleyi anlatayım.
AHBAP soruşturmasında tutuklanan bir kişinin savcılığa ‘’Satın Alma Müdürünün mal varlıklarını araştırın ‘’ şikâyetinin ardından, AHBAP’ın satın alma müdürü Deniz Şimşek’in ifadesi alınıyor. Şimşek, dernek içerisindeki bazı işlemlere,yolsuzluklara ilişkin ciddi iddialarda bulunuyor.
Çadır satışı haberime ilişkin ise ne diyor?
Dikkatle okuyun:
“İçeriden servis edildiğini düşünüyorum.”
“Biliyorum” demiyor.
“Gördüm” demiyor.
“Şahit oldum” demiyor.
“Haluk Levent Murat Ağırel’e haberi verdi” demiyor.
“Düşünüyorum” diyor.
Ama bu kuyruk acısı olan ‘’incinmiş’’ arkadaşlar ne yapıyor?
Bir kişinin şahsi kanaatini alıp, “Haluk Levent haberi Murat Ağırel’e yaptırdı” diye akılları sıra beni itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Çünkü haberin kendisine tek kelime edemiyorlar.
“Kızılay çadır satmadı” diyemiyorlar.
Ben Kızılay’ın çadır sattığını deprem bölgesinde, haber peşinde koşarken AFAD çalışanlarından öğrendim.Yanımda iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Adem Metan @AdemMetan dahil başka gazeteciler de vardı.
Sonra ne yaptım? Gazetecilik yaptım.
Haberi öğrenir öğrenmez bizzat dönemin Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ı aradım.
Kızılay’ın basın sorumlusunu aradım.
Haluk Levent’i aradım.Satış belgesini Kızılay’dan aldım.
Hepsi kayıtlı. Hepsi belgeli. Şahitleri de var.
Ve şimdi gelelim bütün bu hikâyeyi yerle bir eden gerçeğe:
Haluk Levent bırakın bana bu haberi yaptırmayı, haberi yapmamam için binbir dil döktü. Bana haberi yaptırdığı iddia edilen kişi, tam tersine, haberi yayımlamamam için beni ikna etmeye çalışıyordu.
Ama ben yayımladım.
Çünkü gazetecinin görevi birilerinin isteğine göre haber yapmak ya da haberden vazgeçmek değildir.
Bilgiyi öğrenir.Araştırır.Taraflara sorar. Doğrular.Belgelendirir.Kamu yararı varsa yayımlar.
Benim yaptığım tam olarak budur.
Şimdi bir satın alma müdürünün savcılık ifadesindeki “düşünüyorum” kelimesini alıp, sanki benim haber sürecimin içindeymiş, görüşmelerimi dinlemiş, kaynaklarımı biliyormuş gibi bir hikâye yazıyorlar.
O halde çağrım çok açık:
Avukatım Oğuzhan suç duyurusunda bulunsun.@aslnoguzhannn
Ellerinde ne belge,bilgi varsa savcılığa getirsinler.Kıvırmak yok.Ondan duydum bundan duydum demek yok.
Ee…
Kuyruk acısı başka acıya benzemez.Birbirine düşman olanları dahi aynı çizgide buluşturur.
Uyuşturucu torbacısı Niyazi Canbaz (Abese İrca) ve FeTÖ tetikçilerini aynı çizgide buluşturduysam izlemeye devam edin, düzeninize çomak sokmaya devam edeceğim.
Belediyelerimize, mazbatalarımıza, diplomalarımıza çökmeye kalkanlar bilsin:
Bu milleti yenemezsiniz!
Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir!
Yarın akşam Üsküdar’da buluşuyor; irademize, demokrasimize hep birlikte sahip çıkıyoruz!
🗓 12 Eylül Cumartesi | 19.00
📍 Üsküdar İskele Meydanı
Biz bize gösterilen yolu değil, milletin yolunu seçtik.
Bugün o yol Tekirdağ’dan geçti.
Her adımda çoğalıyor, her durakta memleketin başka bir hikâyesini yanımıza alıyoruz.
Milletin iktidarına doğru bir YENİ yoldayız.
Yolun sonu iktidar!
Genel Başkanımız Özgür Özel, Tekirdağ’da Süleymanpaşa Hükümet Caddesi’nde vatandaşlarla birlikte yürüdü. Yürüyüşün sonunda partimize katılan belediye başkanlarımıza rozet takıp toplanan kalabalığa hitap etti. Konuşmasının ardından otobüs ile Tekirdağlıları selamladı.
Melih Gökçek ifade verdi, çıktı.
Adliyeye girerken ağzında sakız, çıkarken gözünde güneş gözlüğü vardı…
Ahmet ve Hülya Gökçek ise pazartesi saat 14.00’te ifade verecek.
Melih Gökçek çıkışta dikkat çekici bir cümle kurdu:
“Yakında soruşturma biter.”
Soruşturma devam ederken insan ister istemez soruyor:
Biteceğinden bu kadar emin olmanın sebebi ne?
Ankara Büyükşehir Belediyesi müfettişlerinin Gökçek dönemine ilişkin savcılığa gönderdiği onlarca dosya ve yüz milyonlarca liralık kamu zararı tespitleri ne oldu?
Manda ve himayeyi reddederek 'Ya istiklal ya ölüm!' kararlılığıyla milletimizin iradesini ilan eden Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümünde; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyoruz. 🇹🇷