Size güzel bir vedayı çok gören biri, zaten sizi hiçbir iyiliğe layık görmemiştir.
Ne olursa olsun ne yaşanırsa yaşansın, her birliktelik bir "Allah'a ısmarladık"ı hak eder. Bir açıklama, neden olmadığına dair birkaç gönül alıcı söz ya da kırgınlığın sebebini düzgünce izah eden bir-iki cümle.
Birden çekip gitmek, tahammülsüz ve acımasız olmak netlik değil, görgüsüzlüktür.
Genelde sevgide aşırıya gidenler ayrılıkta da aşırıya giderler. Ölçüsüz sevip ölçüsüz terk ederler.
O yüzden dozu ayarlayamayan insanlara karşı hep biraz temkinli olunmalıdır. Bugün aşırı ilgiye boğarken yarın tanımıyormuş gibi yapabilirler.
Bunlar normal insan davranışları değildir. Normal insanlar güzel sevip güzel veda ederler.
Simge ve Berkay “Anlatasım Var” albümünden Malum’u okumuş.
Şarkı Ersay üner imzalı 🔥
Çok beğendim akustik halini siz de dinleyin hadi
https://t.co/pS8AXqnEBK
Yeni yıl vesilesiyle sizlerle küçük bir sürpriz paylaşmak istedim. 2026 yılı boyunca yayınlamayı planladığımız akustik kayıtların hazırlıkları bir süredir devam ediyor. Bu süreçten iki parçayı, yılbaşı akşamına eşlik etmesi için sizlerle buluşturmak istedim.
2025 yılında yayınladığımız iş birliklerinden biri olan, sevgili Gülden ile seslendirdiğimiz “Bi’ Damla”, Bahçeden akustik canlı performansıyla yayında.
Yeni yıl akşamınıza eşlik etmesi dileğiyle… Mutlu yıllar. 🎄✨
@guldenmuzik
https://t.co/5Sx3fyqWcz
Zor zamanlar, zorluklar
size yanınızda kimin gerçekten olup olmadığını göstermek için var.
Kimisine bela, kimisine ceza, herkes hak ettiğini yaşıyor.
Ben “o bana bunu yapmaz “demenin cezasını yaşadım.
Herkesden herşeyi beklerim, kimseyi beklemem artık !
Üzüp de mutlu olanı görmedim ben. Saf ve temiz bir sevgiyi harcayıp huzur bulanı da. Eninde sonunda tecelli eden ‘ilahi adalet’ diye bir şey var. Birilerini üzerek ilerlemeye çalışıyorsanız unutmayın; “Allah birinin ağlayarak kaybettiğini, diğerine gülerek kazandırmıyor.” Bugün incittiğiniz kalbi yarın mumla arıyorsunuz. O kalbin hakkını kimse de bırakmıyor. Kalp kırmamak, ah almamak, her şeyi insanca ve hakkaniyetle yapmak gerekiyor. İster ektiğini biçme diyin ister karma isterseniz ilahi adalet kimsenin hakkı kimsede kalmıyor bu dünyada. Bunu bilir, buna inanırım.
Yanlış insanlar sizin kalitenizi düşürür ancak siz yanlış insanlara kalite katamazsınız. Nobel ödülü alan ilk ve tek psikolog Daniel Kahneman’ın şu cümlesini hayat felsefesi edinin arkadaşlar;
‘’ Bir hamam böceği, bir kase kirazın görüntüsünü mahveder ama bir kiraz, hamam böcekleriyle dolu bir kaseyi güzelleştiremez. ‘’.
Ayrılıktan sonra kendine yapacağın en büyük iyilik, yok olmak, görünmez olmaktır. Çünkü sessizlik, varlığından daha gür bir çığlık gibidir, seni büyütür. Ama küçülmek isteyen, gidene mesaj atsın, yalvarsın, kendini açıklamaya çalışsın. Sustuğun yerde büyür, dimdik durduğun yerde değer kazanırsın. Onunla yaşadıklarını degil, sana yaşatmadıklarını düşün. Görülmeyi, anlaşılmayı, sevilmeyi, sahip çıkılmayı hak ettiğini ama ondan hiçbirini göremediğini hatırla.
Yani onu düşünerek kendini yıpratmaya
devam edersen... Hunharca harcadığın kalbin, bir gün karşına dikilir, kanattığın günler için, boğazına düğümlenip hesabını sorar.
Tekrar ediyorum: Sen sustuğun yerde kaybetmezsin. Sen sustuğun yerde kendini seçersin. Ve dimdik durduğun her an, karşı tarafın vicdanında bir ağırlık olur. Çünkü sen konuşmadıkça, gerçekler daha çok bağırır. Artık onunla yaşadıklarını değil, sana yaşatmadıklarını düşün. Seni dinlemediği anları. Yanındayken bile yalnız bıraktığı günleri.
Görülmediğin, anlaşılmadığın, sevilmediğin o uzun sessizlikleri…
Sen sevgi diye sabır sundun, o alışkanlıkla yetindi. Sen bağ kurmaya çalıştın, o kaçmayı seçti. O sana bir ilişki yaşatmadı. Seni bir ortak gibi görmedi.
Defalarca anlattın, defalarca açık oldun; o ise bile bile yanlış yaptı. Sen tek başına çabaladın. Yükü sırtladın. İlişkiyi ayakta tutmak için kendini yavaş yavaş yok ettin.
Ne gerçek bir sevgi gördün,
ne bir sahiplenilme,
ne de “yanındayım” diyen bir duruş.
Hakkın olanı bile istemedin.
Onun hayalleri için kendi ihtiyaçlarını susturdun. Ve bütün bunlar, zamanla omuzlarında taşınamayacak kadar ağır bir yüke dönüştü. Şimdi dur ve şunu fark et: Bu yaşananlar bir kayıp değil, bir tecrübe. Ve o yük artık senin değil.
Onu sırtından indirdin.
Şimdi özgürsün.
Artık hayatımda hiç kimseye katiyen beni ikinci
kez yakmasına izin vermiyorum. İnsan bir kere yanınca, bir daha o ateşin rengini uzaktan tanır. Eskiden affetmek zannederdim büyüklüğü, şimdi anlıyorum ki bazı kapılar kapalı kalmalı. Herkes bir şansı hak eder ama bazıları, o şansı kaybetmeyi bizzat seçer. Artık kalbimi bir sığınak gibi herkese açmıyorum; çünkü kimini içeri alırsan, evi yakıp gider.
Öğrendim… Sevgi bile bazen bir silaha dönüşebiliyor yanlış ellerde. Bu yüzden artık sınırlarım var. Soğuk değilim, sadece tedbirliyim. Kalbim hala sıcak ama kapısı kilitli; anahtarını hak etmeyenlere değil, değer bilenlere saklıyorum. Çünkü bazı acılar, bir kere yaşandığında, bir daha yaşanmayacak kadar öğretici oluyor.
“Eskiden kendime derdim ki, ‘belki de bir şeyler yaşıyorlardır’ diye, insanların bana nasıl davrandığını haklı çıkarmak için. Ama sonra fark ettim ki ben de çok şey yaşıyordum ve yine de kimseye öyle davranmadım.”
4 aydır 40 yaşındayım.
Birlikte kahve içtim diye 40 yıl hatırı olduğunu düşünen herkes zaman aşımına uğramıştır !
Bu saatten sonra hiç kimse umrumda değil.
Önce ben… Canım ben ❣️
Zaten ekime kadardınız,devamını çok iyi anladınız 😂
Denizleri ikiye böldüm Ey Musa!
Bir balığın karnında yalnız kalan yine bendim Ey Yunus!
O gemiye yalnız bindim ve arkamda çok sevdiklerimi bıraktım Ey Nuh!
Asla arkama bakmadım Ey Lut!
Diri diri ateşlere atıldım ama yanmadım;
Putlarımı kırdım Ey İbrahim!
O kuyuya ben kendim düştüm,henüz Sultan olmadım Ey Yusuf!
Gözlerim artık iyi görmüyor ama gömleğini gözlerime süreceğim bir evladım yok Ey Yakup!
Evlad demişken; teslimiyet senden sorululur Ey İsmail!
Yaz valizi diye bir şey var 🧳🧰💼
Elbiseleri, şortları kıvırıp kıvırıp bir sürü yer açtığım.
Yazın gezmeyeceksek ne zaman gezicez be canım :)
Yaz bitmeden gel de kaçalım bi yerlere 💃🏼