“biz o bankta oturmuşuz, kalu bela’dan beri. kaç bahar görmüşüz kim bilir
kaç zemheri...
ilk kez ayın halesine sırnaşığım,
yaşım yirmi altı.
sana kırk senedir..”
diyeceğimiz biriyle
sınırları olmayan sürekli verici olan taraf (bunu iyi niyetle yaparak) maalesef ki sömürlemeye mahkum oluyor. hayır diyemediği için karşı taraf da bunu lütuf olarak görüyor :) bu da insanı ruhen yıpratıyor.
bence bi insan belli bir ölçüde bencilliğe sahip olmalıdır. başkalarının mefaatleri kişinin benliğine zarar veriyorsa ve ahiretine de zerre faydası yoksa hayır demeyi ağız alışkanlığı haline getirmelidir. çünkü gereksiz evetler kişinin ruhunu sömürür, özünü kaybettirir.