bugun elayla 11 saat acayıp luks bı yerde garsonluk yaptık ve dunyadakı herkes askerlık gıbı zorunlu olarak bır gun bu ısı yapmalı ve garantı verıyorum ertesı gun sosyalıst devrım hatta aksamına
Kendini doğurmuş insanlara bayılıyorum. Maddi manevi içinde bulunduğu koşulları aşan, aileden ya da başka destekler olmadan kendini var eden, sadece kendine minnet duyan, ahlak duygusunu hiç yitirmeyen, yıpranmışlığının kıymetini bilen insanlar. İkinci kez doğabilmek çok değerli
Bir şeyi çok istiyorsanız,ne kadar hususi olursa olsun Allah’tan isteyin. O’nun vermesini engelleyebilecek hiçbir güç yok.İman edin,teslim olun,tevekkül edin.Vermediğinde sabredin.Neyin hayır,neyin şer olduğunu bilemezsiniz.Sabreden ve şükreden kul olun gerisi kendiliğinden gelir
Erzurumlu Ibrahim Hakkı Hazretleri
Mârifetnâme'de kendimizle olan yıpratıcı iç savaşımızı bitirecek o sarsıcı teşhisi koyar:
"İnsan, ilah-i Takdir'e rıza göstermediği ve gaybı kendi aklıyla yönetmeye kalkıştığı sürece kederden ve yorgunluktan kurtulamaz."
Nietzsche şöyle diyor; "Bir evlilik yaparken kendimize şu soruyu sormalıyız: 'Sonu yaşlılık olan o uzun yol boyunca bu kadınla sohbet etmekten keyif alacağına inanıyor musun?'"
Evlilik; iki bedenin arzuda buluşmasından ziyade, iki iradenin fırtınada kenetlenmesidir aynı zamanda.
Sıkılmayı öğren. Her boşluğu ekranla, her sessizliği sesle kapatma. Bazen camdan dışarı bak, çayın soğusun, yol uzasın, kimse sana yazmasın. Hayatın her dakikasını doldurmak zorunda değilsin. Hayat, sürekli güzel anlar biriktirmek değil; bazı günleri olduğu gibi sevebilmektir…
"Hiçbir şeyin gizlenmediği bir sohbetin nasıl olacağını merak ediyorsunuz ya... Bence cehennemden farksız olurdu." diyor Irvin D. Yalom, Nietzsche Ağladığında romanında.
Bir insanın iç sesini, gerçek yüzünü, gerçek niyetini, gerçek fikrini, sırlarını, rüyalarını, saklı arzularını, zihninin bütün odalarını, kalbinin gizli bahçelerini, her şeyini, her şeyini istemek; romantik ve estetik bir ihtişamın yıkılışı demek.
Gerçek çok sert bir şeydir çünkü. Çoğu insanın kalbi hakikate dayanamaz.
hayatımda kurtulamadığım tek his istenmediğim hissi. rahatsız etme korkusu. sanki kimsenin hayatında nazım geçmeyecek gibi hissediyorum. iki elim kanda olsa gideceğim herkes parmağı ufacık kesilse beni ikinci plana atacak gibi hissediyorum.