Ne uzanıp tutamamaktı hasret..
Ne görüp dokunamamaktı vuslat"..
Ne, çareydi gözlerin..
Ne devaydı sözlerin..
gülüşünmüş güneşin doğuşunu..
Öpememekmiş sesinin coşkusunu..
"İki kişi geri dönmez" dedi
Usta :
"Birincisi ölen; ikincisi kırılan."
"Niçin?" diye sordu 'çırak.
"Çünkü"
diye başladı söze
'Usta':
"Birincisinde cân yoktur;
ikincisinde derman…
İyi geceler…
Hâlâ
vazgeçmeyen
kalbinize
söyleyin;
kaybettik…
Ne geri dönen aynıydı
ne de bekleyen eskiydi.
Zaman her şeyi aldı,
biz sadece izledik.
Şimdi elimizde kalan tek şey,
yarım kalmış bir hikâyenin
sessizliği.
Allah herkesi sevdiğine değil, dağ gibi arkasında duracak ne olursa olsun vazgeçmeyecek, saç teline zarar gelse dünyayı yakacak insanlara denk getirsin.