Yâ Rabbi…
Artık kendime güvenmiyorum.
Aklıma da…
Tedbirime de…
Gücüm dediğim şeyin ne kadar zayıf olduğunu gördüm.
Bir nefesini çeksen, ayakta duramam.
Bir nazarını esirgesen, yolumu bulamam.
Onun için…
Kendimden Sana sığınıyorum.
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.”
Yâ Rabbi…
Ben yarını bilmiyorum.
Bir saat sonra başıma ne geleceğini de bilmiyorum.
Lâkin biliyorum ki;
Benim bilmediğimi Sen biliyorsun.
Benim göremediğimi Sen görüyorsun.
Benim yetişemediğime Sen yetişiyorsun.
O hâlde…
Beni kendi bilgime teslim etme.
Beni kendi hesabımla baş başa bırakma.
Beni kendi tedbirime mahkûm etme.
Yâ Rabbi…
Kalbime öyle bir yakîn ihsân eyle ki;
Sebepler önümden çekilse de,
“Hasbiyallâhu ve ni’mel vekîl.”
diyebileyim.
Yollar kararsa da,
“İnnallâhe me’anâ.”
“Şüphesiz Allah bizimle beraberdir.”
(Tevbe, 40)
hakikatine sığınabileyim.
Ve canımın en dar vaktinde bile,
“Ve ufavvidu emrî ilallâh.”
“Ben işimi Allah’a havale ediyorum.”
(Mü’min, 44)
diyerek gönlümü Sana bırakabileyim.
Yâ Rabbi…
Benden razı ol.
Çünkü ben, Senden başka razı olacağım bir Rab bilmiyorum.
Âmîn. Yâ Men yekûlü li’ş-şey’i “kün” fe yekûn.
Dün bir çiftliğe gitmiştik. Sadece 5 saniye ona bakmadım. Kayboldu. 20 dk aradık. Kümese bi girdik kucağında bi civcivle oturuyo. (17 ay) Hayvanı boğmamış ama biraz sıkmış kdkffkfk