Türkiye'de sanıldığı gibi din/inanç/muhafazakarlık olgusu yükselmiyor;
sadece bilim ölüyor. Etik ölüyor. Nesnel ve adil bir değerler sistemi ideali ölüyor. İnsanın ve toplumun ilerleme umudu ölüyor.
Dünya çapında vize işleme devi olan VFS’nin faaliyetlerine ve vize süreçlerine odaklanan yazı dizisinin üçüncü gününde, pazardaki tekelleşmeyi gösteren resmi bir karar var.
Rekabet Kurulu kararına göre, VFS Global 2010’dan bu yana 44 vize işleme ihalesi kazanarak pazarın lideri oldu.
Ayrıntılar için ⤵️
🐏Afrika'da Kurban kesme reklamları her yerde!
🐏Çok ucuza hatta beşte bir fiyatına aynı sevabı kazanma vaadi...
🐏Bu iyilik şelalesi kurumların milyonlarca liralık reklam vermesi "süzme avı" sanki...
deniz feneri şeysi gibi değil mi?
💥Ertuğrul Özkök:
⭕️ “Kemal Bey, 2023’te sizi Erdoğan yendi; bu defa hüsrana uğrattığınız insanlar yenecek.
⭕️Kaç defa oy verdim O'nun başında bulunduğu partiye…
Ve 13 kere hayal kırıklığına uğrattı beni.
⭕️Hayatım boyunca bu kadar sinsi, bu kadar egoist bir siyasi konuşma görmedim.
⭕️Bir yıldan fazladır tartışmalı iddianamelerle içerde yatan yüzlerce partili arkadaşını böyle üç cümlede müebbete mahkûm eden bir egoizme tanık olmadım.
⭕️Milyonlarca vatandaşa böyle geri zekâlı muamelesi yapan bir siyasetçi de görmedim.
⭕️O'na 13 seçimde oy veren vatandaşları, O'nu genel başkanlıkta bu kadar uzun süre tutan partili arkadaşlarına bu kadar geri zekâlı muamelesi yapmış bir genel başkan çıkmadı.
⭕️Ne CHP’de ne de başka bir partide, ihtirası yüzünden kendini, kendi iradesi ile bu kadar aşağılara indiren bir siyasi figüre rastlamadım.
⭕️İnsanlar iki türlü yaşlanırmış ya bilgeleşerek ya habisleşerek. Hayatım boyunca ikisini de gördüm de…
Bu kadar hezimetten sonra hâlâ bu kadar habisleşen bir “siyaset emeklisini” hiç görmedim.
⭕️Güya CHP’li seçmene sesleniyor, yuttuk mu o bakışları ve belâgati…
⭕️Taammüden hazırlanmış bir tuzak ve onun üzerinden sarkan elbise gibi duran demode bir belâgat…
Nasıl da kendinden emin…
Nasıl da dürüstmüş gibi bir eda, bir hal, bir tavır…
⭕️Ama hiçbiri sahici değil, hepsi “miş” gibi…
Liğme liğme sarkıyor…
Güya CHP’ye oy veren insanlara sesleniyor…
Dürüstlük, temizlik, arınma…
⭕️Siyasetin “S” harfinden nasibini almış herhangi bir vatandaş bu sinsi ve beceriksiz konuşmanın asıl muhatabının kendileri olmadığını anında anlamıştır…
⭕️Üstelik asıl adresin neresi, kimler olduğu öyle besbelli öyle sırıtıyor ki…
Biri, CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarına dava açmış Silivri savcı ve hakimleri;
Öteki de CHP’ye kurultay davası açan savcı ve hakimler.
⭕️Ne diyor o iki adrese?
Silivri savcı ve hakimlerine, “İmamoğlu ve arkadaşlarını içeri atmakta haklısınız, ortada adaletsiz bir durum yok, sonuna kadar gidin” diyor…
Ya kurultay savcı ve hakimlerine?
“Siz çıkarın mutlak butlan kararını, ben partinin başına geçmeye hazırım…”
Aynen böyle diyor…
⭕️Halkın yüzde 50’sine hayatının en büyük düş kırıklığını yaşatmış emekli siyasetçi
⭕️Karşımızda inanılmaz bir karakter var.
13 kere seçim kaybetmiş…
14. kere de kaybetmeye azmetmiş.
Üstelik toplumun yüzde 50’sine, belki de hayatlarının en büyük siyasi hayal kırıklığını yaşatmış bir siyasetçi…
⭕️Sokağa bile çıkamıyor ama bir YouTuber olarak ofisinin bir köşesinden düğmeye basıyor.
Belli ki kendi kendine sefer görev emri çıkarmış.
CHP’yi bölecek ve bir seçim daha kaybettirecek.
⭕️Henüz savunmasını bile yapmamış partili arkadaşlarına suç etiketi yapıştırıyor
⭕️Gözünü öyle ihtirası bürümüş ki, hukukun en basit ilkesi olan “masumiyet karinesi”ni bile unutmuş.
İhtirası o kadar büyük ki, partisinin seçilmiş başkanlarına yapılanları meşrulaştırmak için neredeyse bir siyasi itirafçıdan bile ağır ruh haline girmiş.
Partili arkadaşları hakkında henüz Silivri hakimleri bile kararını vermeden o kararını vermiş, cezasını kesmiş, infaza gidiyor.
⭕️Kemal Bey destekçilerinizle birlikte o koltuğu gasp edebilirsiniz.
Hatta partiyi de bölebilirsiniz.
Ama bilin ki CHP’ye oy veren insanları bölemeyeceksiniz…
Özgür Özel önce kurultayda sizi yendi, sonra sandıkta iktidarı yendi
⭕️O koltukta artık, sizin 13 hezimetinizden sonra partiye ilk seçim zaferini kazandıran genç bir siyasetçi oturuyor.
⭕️Yılmak, durmak, dinlenmek bilmiyor…
⭕️Önce kurultay sandığında sizi yendi.
⭕️Sonra seçim sandığından birinci çıktı.
⭕️Şimdi halkın da desteği ile siyasi dalavere meydanında sizi bir kere daha yenecektir.
Ve siz de muhteris bir ihtiyar olarak evinize döneceksiniz.
⭕️2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sandığında sizi yenmişti.
Bu defa hüsrana uğrattığınız size oy vermiş insanlar sizi yenecek ve hayatınızın sonuna kadar sizi bir yapayalnızlık evine gönderecek.
⭕️Bu son barutunuzdu.
Attınız ve 14. defa kaybettiniz.”
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Türkiye’nin 5. büyük gölü İznik, 10 yıldır kuruyorken göl dibindeki dev borulardan Gemlik Gübre fabrikasının 7/24 su çektiği havadan görüntülendi. Yağış var, göl hâlâ çekiliyor. Bu tablo artık görmezden gelinemez. 🚨 #İznikGölü#SuKrizi
Eurostat verilerine göre; Türkiye'de 15-29 yaş arası gençlerin %26,3'ü ne eğitimde ne istihdamda!
Avrupa'da açık ara 1. sıradayız.
Gençlik geleceksizleşiyor.
19 Mayıs Bayramında en ciddi sorunumuz bu...
Akseki Gidengelmez Dağı’nda Cengiz Holding’e bağlı ETİ Alüminyum için açılmak istenen boksit madeni için gözler Ankara’da.
60 bin ağacın kesilmesi planlanlanan projeyle ilgili 21 Mayıs’ta İDK toplantısı yapılacak.
Yöre halkı maden yıkımı istemiyor.
https://t.co/TVyDFsVJhs
Gıda krizi küresel mi?
Eylül 2021'den beri, dünyada gıda fiyatları yüzde 1,2 arttı.
Türkiye'de -TÜİK rakamlarıyla- gıda fiyatlarındaki artış yüzde 733 arttı.
Mesele “küresel kriz” değil; TL’nin çöküşü, tarımın tasfiyesi ve yüksek enflasyonu kalıcı hale getiren ekonomi modeli.
'Bu kadar uzun ekonomik kriz olmaz' iddiaları çok haklı.
Resmen bir bölüşüm şoku, sistemli bir servet transferi-yoksullaştırma ve toplumsal çürüme yaşıyoruz.
Devlet harcamaların nereye yapıldığı da bu iktidarın kimin yanında olduğunun adeta turnusolü.