Hayata son kez baktığı korku ve acı dolu gözleri de, kendini savunmak için kaldırdığı minicik kırık patisi de aklımızda. Onu konuşmayı bırakmayacağım.
Gün: 45
Katilleri hâlâ aramızda @ankaracbs
Gün 41
41 gündür bir katilin peşindeyiz. 41 gündür bir canın hesabını soruyoruz.
Bir insan müsveddesi bu kediyi işkenceyle öldürdü. Ve hâlâ özgür. Bu öfke dinmedi. Bu çocuk unutulmadık.
#MinikKediyiUnutmadık#minikiçinadalet
Minicik karnını doyurmak için açlığına yenilip öldü. Katilleri 40 gündür yemeklerini yiyip hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyor, biz uyuyamıyoruz.
HAYVANLARI KORU
Kırılmış patisini kaldırıp küçücük haliyle korkmuş, çaresiz, yapayalnız başına türlü türlü işkencelere maruz kalan ve ağır cinsel istismara uğrayan Miniği SAKIN UNUTMAYIN
Lütfen Miniği UNUTMAYIN
Biz onun duyulmayan sesi olacağız o yüzden LÜTFEN
MİNİĞİ UNUTMA
#minikiçinadalet
Başka canlıların aynı acıyı yaşamaması ve adaletin sağlanması için soruşturmanın hızlandırılmasını talep ediyoruz.
Daha önce kamuoyuna duyurduğumuz bu vahim olayda, bir yavru kedinin birden fazla kişi tarafından sistematik ve ağır eziyete maruz bırakıldığı görüntüler kamuoyuna yansımıştı.
Görüntülerde; yavru kediye yabancı cisimlerle cinsel saldırıda bulunulduğu, vücudunda sigara söndürüldüğü, kuyruğundan tutularak sallanıp yere vurulduğu, tekmelerle dövülerek kemiklerinin kırıldığı, ayaklarla ezildiği ve ardından yakıldığı görülmektedir.
Bu ağır ve planlı eziyet sonucunda yavru kedi yaşamını yitirmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir. Ancak failler henüz tespit edilerek adli makamlar önüne çıkarılmamıştır.
Böylesine vahim bir olayın failleri ivedilikle tespit edilmeli, yakalanmalı ve yürürlükteki mevzuat kapsamında hak ettikleri cezayı almalıdır.
TÜMYAD olarak soruşturmanın hızlandırılmasını ve faillerin bir an önce adalet önüne çıkarılmasını talep ediyoruz.
Hayvana şiddet suçtur.
#HayvanaŞiddetSuçtur #Adaletİstiyoruz
Tarihte bugün: 8 Ağustos 1964 Pilot yüzbaşı Cengiz Topel şehit edildi.
2 Eylül 1934’te İzmit’te dünyaya gelen Cengiz Topel, Kara Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra Hava Kuvvetleri’ne geçti. Kanada’da jet eğitimi alan Topel, görev yaptığı süre boyunca başarılı pilotlar arasında gösterildi.
1964 yılında Kıbrıs’ta Türk toplumuna yönelik saldırıların artması üzerine Türkiye, Erenköy bölgesindeki Rum ve Yunan mevzilerine hava harekâtı düzenledi. Cengiz Topel de bu harekâta katılan pilotlar arasında yer aldı.
Uçağı vuruldu, esir düştü
8 Ağustos 1964’te kullandığı F-100 Super Sabre tipi savaş uçağı, görev sırasında yerden açılan uçaksavar ateşiyle isabet aldı. Uçağını paraşütle terk etmeyi başaran Topel, iniş yaptığı bölgede Rum güçleri tarafından sağ olarak esir alındı.
İşkence gördü, sır vermedi
Uluslararası savaş hukukuna göre savaş esiri statüsünde bulunması gereken Cengiz Topel’in, esareti sırasında ağır işkenceye maruz kaldığı bildirildi.
Resmî kaynaklar ve dönemin tanıklıklarına göre Topel’den Türk Hava Kuvvetleri’nin üsleri, harekât planları, pilot sayıları ve askerî bilgiler istenmesine rağmen hiçbir bilgi vermediği ifade edildi. Günler süren ağır işkencelere rağmen konuşmadığı ve askerî sırları paylaşmadığı belirtilen Topel, gördüğü işkenceler sonucunda şehit oldu.
Cenazesinde işkence izleri tespit edildi
Rum yönetimi tarafından Türkiye’ye teslim edilen cenazesi üzerinde yapılan incelemelerde vücudunun çeşitli bölgelerinde ağır darp ve işkence izleri bulunduğu açıklandı. Otopsi raporlarına göre kaburgalarında kırıklar, vücudunda çok sayıda yara ve ciddi travma izleri tespit edildi. Bu bulgular, Cengiz Topel’in çatışmada değil, esaret altında gördüğü işkence sonucu hayatını kaybettiğine ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdi.
Sembol isim oldu
Cengiz Topel, Türk Hava Kuvvetleri’nin ilk hava harp şehidi olarak tarihe geçti. Adı bugün Türkiye’nin birçok ilinde havaalanlarına, okullara, caddelere ve askerî tesislere verilirken, fedakârlığı ve görevine bağlılığıyla Türk askerî tarihinin sembol isimlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Her yıl 8 Ağustos’ta düzenlenen törenlerde anılan Cengiz Topel, Kıbrıs Türklerinin güvenliği için görev yaparken hayatını kaybeden kahramanlardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Uçağı düşürüldü, Rumlardan 30 saat işkence gördü tek kelime konuşmadı, şehit edildi.
İsmi semt ve caddelerde yaşatılan, Cumhuriyet tarihimizin ilk hava harp şehidinin adı nedir?
Tirebolu madene tepki mitinginde konuşan köylü:
• Gelsin kurumlar bizim deremizden şöyle bir bardak su içsin. Hayvanlarımız su içince ölüyor.
• Maden çalışanları bile bizim suyu içemedi.
Birçok etken olmakla birlikte
-sınırsız ve hesapsız bir yaşama biçiminin,
-hoyrat ve bencil yetiştirmenin, -öğretmeni dilsiz bırakmanın,
-öğretmene şiddet uygulamanın,
-akran zorbalığının ciddiye alınmayışının,
-küçük detaylara bakılmayışının,
-dijitaldeki örgütlenme ve anlamsız akımların etkisiyle kötü davranışlarda bulunanlara gereken ikazın verilmeyişinin,
-gereksiz ve yüceltmeci bir gençlik övgüsünün de bu tip olayları beslediğini düşünüyorum.
Gençler atraksiyon, mafyatik ve ucuz kahramanlık oyunları çevirmek istiyor. Enerjilerini atacak, sağaltacak hiçbir şeyleri de yok. Saldırganlığa ve zorbalığa ânında teşneler. Azıcık ödev verilse şikayet edenler, korkunç şiddet eylemleri gerçekleştiriyor.
Gerçek sorunlara eğilmeyen sistemle bu kadar…
Amerika'da silahlı okul saldırılarının yaygınlaşmasının en büyük sebebi, saldırı yapan çocukların hayran kitlesinin oluşması. Özellikle Columbine High School saldırısını gerçekleştiren Eric Harris ve Dylan Klebold o dönem medyada çok fazla yer aldı. Maalesef birçok lise öğrencisi bu öğrencileri idol olarak gördüler ve saldırıların sayısı arttı.
Seyrettiğim birçok suç belgeselinde saldırı yapan çocuklar, Daylan Klebold gibi "kahraman olmak" ve "ülke çapında tanınmak" istediklerini söylüyor. Türkiye için benzer bir senaryonun yaşanma ihtimali çok korkutucu. O yüzden basında bu haberlerin yer almasıyla ilgili düzenlemeler ve sıkı bir denetim olmalı.
Saldırı anına ait fotoğraf ve videoların yayılması, özellikle silahlı oyun bağımlısı çocukların zihninde bir virüs etkisi oluşturabilir. O yüzden olaylara ait görselleri lütfen hesaplarınızda paylaşmayın. Yorum yaparken dikkatli olun.
Kızları onlyfansçı, oğlanları küçük mafya olmaya çalışıyor. Aileler sapıtmış. Anne babalar kumar ve gayri ahlaki hayatlar yaşıyor. Dostluk, kardeşlik kavramları unutuldu gitti. Sosyal çürüme değil artık ortada bir şey kalmadı. Sosyal diye bir şey yok ki çürüsün.
Her yerde din pompalanıyor din kalmadı. Elimizde hiç bir şey kalmadı. Çocuğun ölmesi öğretmenin ölmesi normal oldu. Eskiden bok boku vururdu. Şimdi bok herkesin elinde.
Giresun, çok iyi korunmuş doğal ekosistemlere ve yaban hayatına ev sahipliği yapıyor. Burada üç Önemli Doğa Alanı bulunuyor: Giresun ve Ordu Kıyıları, Giresun Dağları ve Doğu Karadeniz Dağları’nın bir kısmı.
Giresun Dağları Önemli Doğa Alanı yaban hayatı açısından büyük bir çeşitlilik sunuyor; vaşak, ayı, kurt ve yaban keçisi sürülerinin yanı sıra dört akbaba türü, küçük kartal, Kafkas fistosu kelebeği ve Kafkas semenderi gibi önemli türler bulunuyor.
Giresun Adası ve Akkuş Adası ve çevresi, üreme ve kışlama dönemlerinde çok sayıda su kuşu barındırıyor. Bölgede ayrıca yarasalar ve sürüngenler gibi tehlike altındaki bazı türler de yaşamını sürdürüyor.
Ancak Giresun günümüzde ciddi bir madencilik baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. TEMA’nın Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) verilerine dayanarak hazırladığı 2022 tarihli rapora göre Giresun’un yüzde 85’i maden ruhsatlarıyla kaplanmış durumda.
Yaşayan bu ekosistemin yok olmaması için bölgedeki madencilik ruhsatları iptal edilmeli. Buradaki faaliyetler bölgenin benzersiz biyoçeşitliliği, ekosistemleri ve yerel üretimleriyle uyumlu bir şekilde planlanmalı.
🎶: İhsan Eş-Romiko
#Giresun #Karadeniz #Maden #ÖnemliDoğaAlanı #Anadolu
❗Giresun’un eşsiz doğası madencilik baskısıyla karşı karşıya.
MAPEG verilerine dayanan TEMA Vakfı’nın raporuna göre, Giresun’un %85’i maden ruhsatlı. Üstelik bu alan ormanlar, korunan alanlar, meralar, su kaynakları, tarım alanları ve iskân arazilerinin üzerinde.
Maden faaliyetleri bölgenin biyolojik çeşitliliğini, doğal kaynaklarını ve eşsiz ekosistemini tehdit ediyor.
🌳 Doğa Derneği tarafından hazırlanan “Önemli Doğa Alanları” çalışmasına göre, ormanlarla kaplı Giresun Dağları önemli bir biyolojik çeşitlilik merkezi. Bölge kurt, vaşak, yaban keçisi, yaban tavşanı, karaca, kızıl sincap gibi türlerin yanı sıra küçük kartal, Kafkas fisto kelebeği ve küresel ölçekte tehlike altında bulunan Kafkas semenderine ev sahipliği yapıyor.
🌿 Giresun şahin otu, dere kaplan otu gibi endemik türlerin de bulunduğu bölgede yıllar sonra Sarı Dağ Gülü tekrar görüldü.
Zengin biyoçeşitliliğinin yanı sıra bölge, ilin ekonomik yapısını şekillendiren fındık üretimi bakımından en elverişli ekolojik şartlara sahip.
Giresun’un doğasını ve geleceğini #KorumazsakKaybederiz.