Elbet devran dönecek..
Devran döndüğü zaman yeryüzündeki tüm apocuların/bölücülerin kafalarını kopartacak, değil bir daha kimse tekrarına teşebbüs etmeyi, böyle bir ihaneti bir daha aklından bile geçirmesin diye DERİLERİNİ YÜZECEĞİZ..
En başta siz olmak üzere..@DEMGenelMerkezi
Elbet devran dönecek..
apo ve PİÇLERİNİ de, onu muhattap alan PİÇLERİ de ASLA UNUTMAYACAĞIZ!
apo'nun DÖLLERİ, Türk topraklarında Türk Ordusuna yaptığı ilk kalleş saldırısını davulla, zurnayla kutlarken, şehitlerime ve gazilerime yaptığınız KAHPELİKLERİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ!
veya dahil olanların safında olan değil Allah'ın herhangi bir kuluna,
karşı karşıya geldiğimizde yanlış safı seçtikleri takdirde ailemin herhangi bir ferdine bile zerre acımayacağım..
40 KÜSÜR YILLIK DAVAYI SATTINIZ!
Şehitlerimin ve gazilerimin bu uğurda ödediği bedelleri, uğrunda vazgeçtiklerini, feda ettiklerini
apo denen bir PİÇİN hürriyeti uğruna SATTINIZ!
Acı içinde, can çekişe çekişe can vermeniz dileğiyle.. @RTErdogan@eczozgurozel@dbdevletbahceli
Gazi Paşa,
"Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.
🔴#SONDAKİKA | Çerçeve yasa TBMM'de kabul edilerek yasalaştı:
TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada:
• 468 kabul,
• 88 ret ve
• 6 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı.
Daha acı tarafı ise,
hem Atatürk'ün kurduğu, Türkiye Cumhuriyetini kuran parti,
hem de yıllarını o partiye vermiş, genel başkanlığını yapmış kişiler dahi, bu VATANA İHANET yasasının altına imza attılar..
Bu aziz vatanı, kendi mabadları zannedip önüne gelene peşkeş çekiyorlar..
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Bu postu sadece KAYITLARA GEÇSİN diye paylaşıyorum.. Eğer ki kolay olanını, yani ilk seçeneği seçersem, arkamdan "ne derdi vardı da bu dünyadan gitmeyi tercih etti?" demesinler diye..
İstisnasız hepsine vefa ve minnet borcum var.. bu yüzden kendimi vicdanen borçlu ve yükümlü hissediyorum.
Yoksa ne soktuğumunun iktidar PİÇLERİNE, nede bu PİÇ'leri seçen topluluğa hasretim.. HEPSİNİN CANI CEHENNEME..