"Bireysel Başvuru Eğitimi: AİHM'e Doğru ve Etkili Başvuru Nasıl Hazırlanır?"
i - Bir AİHM başvurusunun şekil şartlarına uygun ve etkili biçimde nasıl hazırlanabileceğine ilişkin uzun süredir üzerinde çalıştığım kurs, en nihayet eğitim platformu UDEMY'de yayımlandı.
AİHM, manevi tazminata hükmetmeme yaklaşımını ihraç/işten çıkarma başvurularında da sürdürecek gibi gör��nüyor. Bununla birlikte, desteklenmemesi nedeniyle reddettiğinden; en azından masraf ve giderlere hükmedilebilir.
İ.Ç./Türkiye kararı, ByLock'a dayalı ihraç dosyaları açısından emsal oluşturacaktır. Başvuru yolları gereği gibi tüketildiği takdirde; özel hayat altında da inceleme yapılacağı kanaatindeyim.
İ.Ç./Türkiye kararı, ByLock'a dayalı ihraç dosyaları açısından emsal oluşturacaktır. Başvuru yolları gereği gibi tüketildiği takdirde; özel hayat altında da inceleme yapılacağı kanaatindeyim.
AİHM'den Yeni İhlal Kararı!
⚖️AİHM, TOBB Üniversitesinde görevliyken, 15 Temmuz sonrası sözleşmesi feshedilen akademisyen İ.Ç'nin yaptığı başvuruya ilişkin kararını açıkladı.
⚖️Başvuruya konu olayda, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak ��alışan başvurucunun iş sözleşmesi, OHAL KHK'larına dayanılarak feshedilmiştir. İşveren üniversite, fesih gerekçesi olarak başvurucunun adının ByLock kullanıcıları arasında yer almasını göstermiştir. Başvurucu, feshin haksız ve dayanaksız olduğunu, savunmasının alınmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve yargılamanın çelişmeli tartışma ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı yürütüldüğünü ileri sürerek AİHS'in 6 ve 8. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
⚖️AİHM, başvurucunun mülkiyet hakkı ve özel hayata saygı hakkına ilişkin şikayetlerini iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulurken, adil yargılanma hakkına ilişkin şikayeti kabul edilebilir görmüştür. Esas bakımından yapılan incelemede AİHM, Sözleşme'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme bu kararı verirken, iş mahkemesinin işverenin sunduğu ByLock kullanıcılığı iddiasının doğruluğunu ve gerçekliğini araştıracak bilgi ve belgeleri toplamadı��ını, başvurucunun bu iddiaya karşı etkin bir şekilde itiraz etme imkanına sahip olmadığını tespit etmiştir. Mahkeme'ye göre, davanın başvurucunun kariyeri ve sadakati üzerindeki ağır sonuçları dikkate alındığında, yerel mahkemelerin delilleri derinlemesine incelememesi ve başvurucuya delilleri tartışma fırsatı sunmaması, silahların eşitliği ilkesine aykırı bir dengesizlik yaratmıştır. Ayrıca, OHAL dönemindeki hak kısıtlamalarının Sözleşme'nin 15. maddesi uyarınca durumun gerektirdiği kesin sınırı aştığı ve demokratik bir toplumda hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulanmıştır.
⚖️ Mahkeme, tespit edilen ihlalin başvurucunun uğradığı manevi zarar için tek başına yeterli bir hakkaniyete uygun tatmin oluşturduğuna karar vererek ayrıca bir manevi tazminat ödenmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Başvurucunun maddi tazminat ve masraflara ilişkin talepleri ise yeterli belge sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
🔗Link: https://t.co/wHaWwvb7e5
AİHM duyurusunda yer alan ve zorunlu hale getirilen kapak sayfasını detaylıca inceledim.
Anlaşılan o ki AİHM, KHK ile ihraç kapsamında yapılacak başvuruları, meslek ve ihraç gerekçesi (iddia konusu deliller) olarak gruplandıracak. Bu kısım, inceleme kolaylığı için düşünülmüş gibi görünüyor. Bence olumlu bir durum.
Benim esas dikkatimi çeken soru “idari yargılama sürecinde nihai karar verildiğinde hakkınızda kesinleşmiş mahkumiyet kararı var mıydı” şeklindeki 3. soru oldu.
KHK ile ihraçlar, başvurucuların işlemin yapıldığı tarihteki hukuki durumları esas alınarak incelenmeli. Zira bir idari işleme “sonradan” sebep unsuru yaratmanın önünü açmak, hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktır.
Bununla birlikte bir yandan binlerce mahkumiyet kararı bakımından hak ihlali tespiti yapıp, ihraç kararlarını incelerken “kesinleşmiş mahkumiyet kararı olup olmadığını” irdelemek, AİHM adına çelişkili bir durum yaratacaktır.
AİHM 2. Bölüm, 16 Aralık 2025'te Osman Kavala’nın 2019 yılındaki hak ihlali kararı sonrası devam eden tutukluluğu ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkumiyetiyle ilgili olan "Kavala v. Türkiye (no. 2)" davasında yargı yetkisini Büyük Daire’ye devretme kararı almıştır. 18 Ekim 2017'den beri tutuklu olan Kavala; bu yeni başvurusunda tutukluluğunun keyfi olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, mahkumiyetinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve haklarının siyasi amaçlarla kısıtlandığını (m.18) ileri sürmektedir. AİHM'nin 2019'da verdiği derhal tahliye kararı ve 2022'deki ihlale rağmen Kavala'nın serbest bırakılmaması üzerine yapılan bu başvuru, Sözleşme'nin yorumuna dair ciddi bir soru içerdiği veya önceki kararlarla çelişki riski taşıdığı gerekçesiyle Büyük Daire tarafından karara bağlanacaktır. @FreeOsmanKavala
Kesinlike doğru bir tespit. Başka ülkeler için hak ihlali kararı verildiğinde ağır tazminatlara hükmeden AİHM özellikle 15 temmuz yargılamaları bakımından ne tazminat ne de vekâlet ücretine hükmediyor. Bu hususu nasıl açıklıyorlar çok merak ediyorum. Herhalde Türkiye’nin bütçesini düşünüyorlar. @ECHR_CEDH
AİHM'in binlerce ihlal kararı verip tek kuruş tazminat ve hatta tek kuruş vekalet ücreti vermemesinin de altını çizmek lazım. Bir sürü avukat bu dosyaları hazırlamak için aylarca, yıllarca emek verdi. Bunun hiç olmazsa sembolik olarak görülmesi gerekirdi. Taş mı yesin avukatlar?
Bu kararlar zaten muhtemelen, en azından bir süreliğine, uygulanmayacak. En azından kararın bir anlamının olduğunun görülmesi açısından da tazminat ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirdi.
Evet dünden beri tüm hukukçular ‘fetö’ dosyaları nezdinde verilen AİHM’in yıllardır beklediğimiz bu kararını konuşuyor. ‘Kanunsuz suç ve ceza olmaz’ . Bunu anlamak ve ilan etmek için on yıl boyunca bu kadar kişi lehine,TC aleyhine ihlal kararı verilmesini beklemeye lüzum yoktu. Çoğu KHKlılardan oluşan ‘fetö’ dosyaları için sürekli bir çözüm arayışı, kanun değişikliği, genel af vs tartışılıyor. Ben bir hukukçu olarak hiçbirine gerek görmüyorum. Kanunsuz suç ve ceza olmaz en basit temel Ceza Hukuku ilkesiyle yargılamaları temize çekmek herkesin yükünü alacaktır ve bu artık elzemdir.
AİHM’nin bugün açıkladığı 2.420 başvurucu hakkındaki hak ihlali kararında tazminata hükmetmemesi çok tartışılıyor.
Öncelikle ihlal tespitiyle birlikte tazminata da hükmedilmesi yönündeki fikre katılıyorum. Ancak, konuya ilişkin basın bülteninde yapılan açıklama daha kıymetli bence;
“Mahkeme, ihlal tespitinin, başvuranların uğradığı zararlar için kendi başına yeterli ve adil bir tazminat teşkil ettiğine hükmetti. Başvuranların Türk hukuku uyarınca, bu kararların verilmesinin ardından yerel yargılamaların yeniden başlatılması imkanına sahip olduklarını ve bunun prensipte en uygun çözüm yolu olacağını belirtti.”
Özetle AİHM diyor ki; Türk hukuk sistemi bu insanlar hakkındaki mahkumiyet kararlarını kaldırmalı ve yeniden yargılamalıdır.
Bu yargılamaların sonunda tazminat taleplerinde bulunma imkanı da doğacak.
Verilecek hiçbir tazminat, hak ihlali tespit edilen bir yargılama kapsamında hüküm giymenin, infaz tamamlamanın karşılığı olamaz elbette. Ancak günün sonunda o tazminatlar da alınacaktır.
AİHM'in en son açıkladığı 2.420 kişiyle ilgili ihlal kararıyla birlikte, haklarında ihlal hükmü verilen toplam kişi sayısı 6.884'e yükseldi.
Bu kişilerden 3.851'i hakkında 5. madde (özgürlük ve güvenlik hakkı),
1.808'i hakkında ise 7. madde (kanunsuz ceza olmaz ilkesi) ihlali tespit edildi.
Söz konusu ihlaller nedeniyle ödenmesi gereken toplam tazminat miktarı da 18.8 milyon Euro'ya ulaştı.
Hukuku yok saymanın bedeli de gene halka,çünkü bu paraları vergileriyle gene halk ödeyecek.
AİHM 2.420 başvurucu hakkındaki ihlal kararlarını duyurdu.
Bylock kullandığı gerekçesiyle haklarında mahkumiyet kararı verilen 2.420 başvurucu bakımından sözleşmenin 6. ve 7. maddelerinin yani adil yargılanma hakkı ile, kanunsuz ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine karar verildi.
Başvurular;
📌Bozyokuş vd. Türkiye
📌Karslı vd. Türkiye
📌Seyhan vd. Türkiye
başvuruları altında toplandı.
2.420 kişi için yargılamalar yeniden başlayacak. Emeği geçenleri tebrik ederim, başardık💪🏻
2420 dosyada daha "kanunsuz ceza olmaz" ilkesini ihlal ediyorsunuz denildi. Bu sayılar AİHM'in tarihinde yok. Bu kararların devamının gelmesinin ülkeye hiçbir faydası yok zararı çok. Ülke insanına, ülke ekonomisine zarar veren bu kararlara imza atmaya devam etmeyin lütfen.
AİHM 2420 kişiyle ilgili daha AİHS 6. (adil yargılanma hakkı) ve 7. (kanunsuz ceza olmaz) ilkeleri ihlal edildiğine karar verdi.
Kırılamaz bir rekor kırıldı (!). Kaç bin ihlal kararı çıkınca yurttaşımızı mağdur etmekten vazgeçeceğiz. @adalet_bakanlik@TCYargitay@AYMBASKANLIGI
AİHM’DEN TARİHİN EN AĞIR İHLAL KİTLESEL KARARLARINDAN BİRİSİ GELDİ
AİHM TAM 2.420 KİŞİNİN DAHA Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz İlkesi ve Adil Yargılanma Hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Kararlar kesin, itirazı yok. Yani yarından itibaren bu 2.420 kişinin başvurusu üzerine dosyaların Yeniden Yargılama yoluyla sıfırdan açılması gerekiyor.
Gelmesi beklenen daha binlerce karar var!
Siyasetin bir an önce bu soruna el atması lazım. Yazık oluyor ülkenin prestijine, enerjisine.
Mahkumiyetlere Gerekçe Yapılan Hususlar!
AİHM'in Bozyokuş ve diğerleri kararında 132 kişinin mahkumiyetine ve sonrasında AİHM tarafından 7. madde ihlalinin çıkmasına neden olan hususlar aşağıdaki gibidir. Listeden de anlaşılacağı üzere, neredeyse insanların cezalandırılmasına gerekçe yapılan ve kriter adı verilen her husus mevcuttur.
📍ByLock Kullanımı: Mahkumiyetlerin en belirleyici dayanağı olarak kabul edilen şifreli mesajlaşma uygulaması "ByLock"un kullanılması.
📍ByLock İtirafları ve İçerikleri: ByLock kullanıldığına dair ikrarlar, çözümlenen mesaj içerikleri veya kullanıma dair tanık beyanları.
📍Kurum Üyelikleri: Cemaatle iltisaklı olduğu değerlendirilen sendika, dernek veya vakıflara üye olunması.
📍Bank Asya Hesap Hareketleri: Bank Asya'daki hesap hareketleri.
📍Yayın ve Materyaller: Cemaatle bağlantılı yayınların veya görsel-işitsel materyallerin bulundurulması.
📍Geziler ve Yurt Dışı Kayıtları: Cemaat tarafından organize edildiği değerlendirilen gezilere katılım ve buna ilişkin Türkiye'ye giriş-çıkış kayıtları.
📍Bağışlar: Cemaatle bağlantılı vakıflara yapılan bağışlar.
📍Protesto ve Etkinlikler: Cemaate destek amacıyla yapıldığı değerlendirilen gösterilere veya diğer faaliyetlere katılım.
📍Sosyal Medya Paylaşımları: Cemaat lehine yapılan sosyal medya paylaşımları.
📍Barınma: Cemaate ait öğrenci evlerinde veya yurtlarında kalınması.
📍Diğer Mesajlaşma Uygulamaları: Kakao Talk veya Eagle gibi diğer mesajlaşma uygulamalarının cemaat mensuplarıyla iletişim için kullanılması.
📍HTS Kayıtları: Aynı suçtan yargılanan diğer kişilerle iletişimi gösteren HTS (arama/sinyal) kayıtları veya cemaat üyeliğine işaret eden diğer dijital deliller.
📍İstihdam: Cemaatle iltisaklı kurum, kuruluş veya şirketlerde çalışılması veya buralara üye olunması.
📍Tanık Beyanları: Kişinin cemaatle bağlantısına veya kurumlarında çalıştığına dair tanık ifadeleri.
🔗https://t.co/h5PlbUAdHv
📢 Kararlar açıklandı!
✅ Kanunilik ilkesine aykırılık ve/veya adil yargılanma hakkı açısından ihlal kararları verildi.
✅ Bazı başvurularda sadece bir hak açısından ihlal kararı verildi, diğerini ayrıca incelemeye gerek görülmedi.
✅ Komite tarafından verildiği için kesin, itiraz mümkün değil.
✅ En geç 1 yıl içinde yeniden yargılama talebinde bulunulmalı.
AİHM bugün Yalçınkaya benzeri başvurularda üç grup davada toplamda 2420 başvurucu için m. 7 ve/veya m.6 ihlali kararı verdi.
Evvelce komünike edilen gruplar değişmiş ve yeni üç büyük grup altında davalar birleştirilmiştir.
Mağdurlar kendi başvuru numaraları ile hudoc'ta arama yapabilirler. Ancak sol sekmede judgments başlığının altında committee seçeneğini de seçmek gerekir.
Şu an için hudoc'a sadece Bozyokuş kararı yüklenmiş olup, daha sonra diğer kararlara da erişilebilmesi beklenmektedir.
Bu kararla birlikte AİHM Yalçınkaya grubunda Türkiye'ye karşı toplam 2660 m. 7 ve m. 6 ihlali kararı vermiştir.
Bu durum bu akıl almaz yargı pratiğinin yaygın ve sistematik bir saldırı olarak insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ortaya koymaktadır.
Kararlar kesin olup, başvurucuların yeniden yargılama yoluna başvurması gerekmetedir. Bu kararların gereği açıktır, mağdurlar beraat ettirilmek zorundadır.
Türk yargısının bu vahim durumu en kısa sürede düzeltmesi lazım gelmektedir.
Follow-up cases concerning convictions for terrorism offences based on use of Bylock messaging application
https://t.co/VzlczGHjre
#ECHR#CEDH#ECHRpress