Türkiye'de artık devlet sadece insan gibi yaşamak isteyenin elinde olanı alıp, emek verenin elinden alıp, emek vermeyenin, asalak olanın cebine aktarma ve bu sürece itiraz edene karşı güvenlik gücü olma fonksiyonuna sahip.
Yani devlet artık dar bir zümrenin elinde ve bu zümre de ABD-İsrail'e dayanarak zalimlik yapma üzerine programlı...
Zalimler arasında yaşanan anlaşmazlıklarda da yine aynı şekilde baskı aparatı...
Bu ülkenin devletini de çaldılar yani ve devlet ancak asalağa karşı, emek verenin elinde yeniden doğabilir, aksi, bu yaşadığımız cehennemin derinleşmesinden ibaret...
Deprem bölgesindeki insanlarımızın biçare hallerini gördüğümde devletçinin dik alası, önde gideni ve bayrak taşıyanı oldum.
Devlet isteriz. Sosyalist devlet!
Demokrasiye ihtiyacımız yok. Sosyalizme ihtiyacımız var.
NATO'ya hayır diyen gruplar, kimlerle birlikte hayır dediklerine dikkat etmiyorlar. HTŞ Suriye'de devrim yaptı diyen İDP ile, Rojava'daki petrol bekçileriyle NATO'ya hayır denilemez.
Sanıyorum ki şu senaryo üzerine de ciddi şekilde düşünülmeli:
Baskın erken seçim paldır küldür gelecek. TBMM'den de değil Cumhurbaşkanı'ndan gelecek. Cumhurbaşkanının buna yetkisi var ancak bu yetkiyi kullanırsa tekrar aday olamıyor. Tayyip direkt yüksek oy kaynağı gibi gözüküyor ama eskidi, yoruldu, yıprandı, eski heyecanı vermiyor ve kendi seçmeninin bir kısmından da tepki topladı. Üstelik siyasi hayatını hezimet ile bitirmek de istemez. Ve taze kan Bilal Erdoğan sunulacak aday olarak. Hem babasının tesiri üzerinde ama bir yandan yeni, genç, dinamik. Bilal'e kazandırmak için her yol ama her yol denenecek, buna Haziran 2015 - Kasım 2015 faaliyetleri dahil. Muhalefetin zamanı yok. Parti araçtır amaç değil. Fiili monarşi inşa edilirken, çok partili siyasi hayatı son verilirken parti midir öncelik? Oyalanıp debelenmenin sonuçları çok ağır olabilir.
Ankara’da açlık grevlerini sürdüren öğretmenlere İstanbul’da destek vermek isteyen eğitim emekçilerine polis müdahale etti.
Bir polisin, öğretmenlerden birinin boğazını sıktığı görüldü.
Gözaltı işlemi için araca bindirilen öğretmenler haklın tepkisi sonrası serbest bırakıldı.
Beyaz et(piliç) operasyonun altından ABD’li Cargill çıktı. 22 Haziran Pazartesi, @radyosputniktr@seyirhalitv@sputnik_TR ve Youtube @aliabianlatiyor ‘da ele alıyoruz.
Mesele fiyat filan değil güzel kardeşlerim, mesele bambaşka!
Ne demişlerdi?
“1-2 güne tansiyon düşer, kayyımı kabullenirler…”
Tam tersi oldu.
Her geçen gün öfke büyüyor. Ve o adam o koltuktan inene kadar da bu öfke dinmeyecek. ❗
“Nasipten ötesi yok” ifadesini İngilizce veya İtalyanca nasıl söylemiş acaba? Sanıyorum kaçak inşaatçı Fedemafya başkanı konuşmuş, bunun ağzına yapıştırılmış.
They flock like this to watch mindless sports but never to protest the wars and genocides bankrupting and destroying their nation.
(Crumbs of) bread and circuses.
Anayasanın rafa kaldırıldığı, hukukun, yargının tamamen iktidarın emrine verildiği, demokrasiden kalan son kırıntıların da ortadan kaldırılmak istendiği, çok partili hayata son verilerek sömürge valisinin talimatları doğrultusunda fiili bir monarşinin inşa edilmek istendiği bir ortamda hiç kimse tarafsız olamaz, arada kalamaz. Durum açık ve nettir. Gazeteci tarafsız olacakmış. Hadi oradan, gazetecilerin zindana atıldığı, her an yargı tacizi ile karşı karşıya oldukları bir ortamda mı tarafsız olacaklar? Gazetecilik mesleğinin ninayet tamamen ortadan kalktığı bir ortam hazırlanırken mı tarafsız olacaklar? Barolar tarafsız olacakmış. Bağımsız yargıyla birlikte avukatlık mesleğinin, savunmanın, savunma hakkının, hak arama hürriyetinin nihayet tamamen ortadan kalktığı bir ortam hazırlanırken mi tarafsız olacaklar?
Kılıçdaroğlu Kurultay taktiğini açıkladı: “Bu delegeyle Kurultay yapamam, mahkeme yeniden iptal eder. Mahalle seçimleriyle en alttan başlayarak kurultayımızı yapacağız.”
—
Başında beri söylüyoruz: Kılıçdaroğlu Kurultay yapmakla değil, CHP’yi Kurultay’dan kaçırmakla görevlendirildi.
Fatoş Pınar Türker'in konusu geçerken, yüz ifadesine bakın tam bu sırada gazeteci sırıtacak ne var diye sorsaydı gazetecilik tarihine altın harflerle yazılırdı ismi
Kılıçdaroğlu’nun oğlu bizim Ankaradaki restorana en az 10 kere geldi, HTS kayıtlarına bakılsın, her seferinde babasına götürmek üzere 500 bin para verdim kendisine
Hain Kemal sorulan pek çok soruya bilmiyorum diyor. Onu ben bilmem hukukçular bilir, onu ben bilmem muhasebeciler bilir. Sen neyin genel başkanısın o zaman? Desene ben de bilmiyorum ki ne bok yiyorum, talimat geldi ekip olarak uyguluyoruz.