80 yaşıma kadar muhalefet koltuğunda oturacağıma, yarın sabah bırakır, iktidar koltuğu için yola çıkarım.
Size söz veriyorum…
Ne emekliyi, ne çiftçiyi, ne emekçiyi, ne esnafı…
Kimseyi çaresiz bırakmayacağız.
@gurseltekin34 Sen de biliyorsun hikayeden konuştuğunu demi. Partiyi sizden alacağız Allahın yalakları Yettiniz be. Butlancılar sizi. Biz başka parti kurarız ama yanınıza bırakmayız. Bu nefreti halkta giderek artıyor. Sinir bozuyorsunuz
@gurseltekin34 O zaman sorun ne siz butlan ekibi yapmanız gerekmiyor mu yeni bir kurultay. Sizden önce yapılanlar kabul olmuyor sizin yaptığınız geçerli olacak neden bekliyorsun. Herkes biliyor partiyi ele geçirmek için çevirdiğiniz dümeni. Tüm üyeleri de görevden alamazsınız ya. Dümenciler
@muslimsarichp Senin yatacak yerin yok. Deyus. Bu parti bizim bizim halkın. Buna biz karar veririz dümbük sizi istemiyoruz. Biz halkız part üyesiyiz ve özgür irademiz ile sizi istemiyoruz. Yettiniz be.
Bir iş insanı 78 yaşında emekli bir siyasetçinin ofis, çalışanlar, araçlar vs gibi çok ağır mafraflarını karşılıyor ve bu siyasetçi Saray tarafından başkanlığa geri atanıyor. Kurultay yapmayıp, "arınacağız" diyor ve başarılı kadroları tasfiye ediyor. Hainliğin kitabını yazar bu.
@55gehc Beceriksizlikler yenilmişliklerle geçen senelerin sonunda bu adam bizi bir yere getirir umudu taşıyorlar. YAni kısaca mevki Ve yenilginin dışlanmışlığın verdiği hırs. Bakın göreve getirdiği adamların hepsi ya itirafçı ya aday gösterilmeyenler. Ör Çiğli eski başkanı Utku tosunpaşa
@kilicdarogluk Yahu yorumlara da mı hiç bakmıyorsunuz ? Halk unutur dediniz ama daha da artıyor sinir. Artık geri dönüş yok. Batırdınız pislikte çıkamıyorsunuz kayuumcu kemal.
Sayın vekilim teşekkür ederim. Yazdıklarınızın her cümlesine katılıyorum. Tarım Bakanlığının önünde ruhsatsız sokak sütü satılıp teveccüh gördüğünü üzüntüyle görüp, bu hassasiyetle işi yapmamıza rağmen üstümüze gelinmesinin memleketimize hiçbir fayda getirmediğin üzülerek görüyorum. Ben şunu savunuyorum: tarım Bakanı ve ekibi üretimi ve Üreticiyi teşvik etmek yerine sopayla terbiye etmeye çalışıyor. Bu ülkemizin gıda enflasyonunu asla arzu edilen seviyeye getiremeyeceği gibi üretimin daha da yavaşlaması ve fiyatlarına daha artmasına sebep verir. Bunun siyasetle veya parti ile değil,memleketle alakası olduğunu vurgulamak anladığım kadarıyla benim suçum.
Saygılarımla
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez