Henüz 25 inde var, yok.
Görsen on numara delikanlı, Pırlanta gibi bir çocuk.
Elleri cebinde uzun süre bekledikten sonra sırt üstü kafasının üzerine düştü.
Yanına gidip bişeyin varmı dedim ama artık bişeyi değil, hiç bir şeyi yoktu!..
"Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı..." 🇹🇷
İmkanın inançla yenildiği, bir milletin kaderinin kanla yazıldığı gündür 18 Mart. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi minnetle anıyoruz.
Çanakkale geçilmedi, geçilemez!..
#18Mart#ÇanakkaleZaferi
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bizim yolumuz akıl, mantık ve bu aziz milletin yüksek menfaatleridir. Tek bir gayemiz var: Bu bayrağın altında, her zaman daha ileriye, hep birlikte... 🇹🇷
Mustafa Kemal Atatürk
#Atatürk#Vatan
Düşünce özgürlüğümü dile getirdim diye kapalı ceza evinden soluğu aldım, sağlık olsun.
Cezaevinde gördüğüm tablo çok ürkütücüydü. Yatanların büyük bir çoğunluğu uyuşturucu ve maalesef ki genç yaşlarda.
Evlatlarımızı bilgilendirelim, bu illetten korumaya çalışalım...
Henüz 25 inde var, yok.
Görsen on numara delikanlı, Pırlanta gibi bir çocuk.
Elleri cebinde uzun süre bekledikten sonra sırt üstü kafasının üzerine düştü.
Yanına gidip bişeyin varmı dedim ama artık bişeyi değil, hiç bir şeyi yoktu!..
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Tümüyle yasal bir zeminde, kişisel hak ve özgürlükler çerçevesinde fikirlerini beyan edenleri, paylaşımda bulunanları, gösteriye katılanları, boykot etme hakkını kullananları korkutmayı; süper hızla gözaltına almayı, tutuklamayı, hapse atmayı, tehdit etmeyi kendine hak gören iktidar; miadını tamamlamıştır. Bunlar, çaresiz ve zavallı bir avuç insanın koltuklarını korumak için yaptıkları son çırpınışlardır. Bu anlayış, iktidarını kaybetmemek adına her şeyi mübah görür.
86 milyon insanımıza, gençlerimize, kadınlara, emekçilere, işsizlere, emeklilere, sanatçılara milletimizle hatırlatıyoruz:
Korkma!
Gaflet, dalalet içinde olanlardan korkma!
Cesaret, kararlılık, asla vazgeçmemek şiarımız olsun!
MİLLET BÜYÜKTÜR!
AK Parti ve MHP’ye oy veren vicdanlı kardeşlerime sesleniyorum. Her fırsatta dinden ve vicdandan bahsedenler, mübarek Ramazan’ın bir İftar vaktinde 31 yıllık diplomamı iptal edip, aynı günün gecesinde bir sahur vaktinde gözaltına aldılar.
Göreve geldikten sonra İBB’ye 1200 müfettiş geldi, her işlemimiz didik didik edildi. Attığımız her adım, aldığımız her nefes yakından takip edildi. Yıllardır gelmeyen bütün müfettişler İBB’de kamp kurdu, İBB Meclisi bizi devamlı denetledi, bir grup medya her gün açık aradı. İhaleler dahil bütün iş ve işlemler anında basına yansıtıldı ve tüm detaylarıyla paylaşıldı.
Allah’a hamd olsun ki hepsinden tertemiz çıktık, hiçbir usulsüzlük bulunmadı.
Millet her şeyi gördü, bildi ve 3. kez 1 milyon oy farkıyla bizi seçti.
Her şey ondan sonra başladı.
Belediyeden iş alamamış bir grup ve onlarca suç kaydı olan bazı insanların şikayeti ile harekete geçildi. Bunlara gizli tanık iftiraları eklendi ve buradan aklın almayacağı bir suçlama oluşturuldu. Bir torba uydurdular içine akıllarına gelen her şeyi attılar.
Şimdi “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali hakkımızda yalan haber bombardımanıyla üste çıkmaya çalışıyorlar. Ciddi herhangi bir suç bulunamayınca insanları arayarak “gizli tanık”, “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar. Yazık çok yazık.
Bizim Allah’a şükür veremeyeceğimiz bir hesabımız yok. Kumpas aklıyla hareket edenler eninde sonunda kaybeder ama bu arada olan güzel ülkemize oluyor.
Diplomam bir günde iptal ediliyor, kaç kuşaktır alın teriyle emekle biriktirdiğimiz tüm mal varlığımıza apar topar el konuluyor, haysiyet çiğneniyor.
Bir gün herkesin kapısını çalabilecek bu hukuksuzluğa evlatlarımız ve geleceğimiz için dur demeliyiz. Kendine ait olmayan koltuğu korumak adına her yolu mübah gören anlayışa dur demeliyiz. Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz.
Ben bu ülkenin her görüşten insanının sağduyusuna güveniyorum. Herkesin milli iradeden yana olduğuna hiç şüphem yok. Haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insanın bu ülkeye yaşattığı zulmü artık durdurmamız gerekiyor. Seçimler gelir geçer, o parti gelir, bu parti gider ama kalıcı olan hakka ve hukuka olan güvenimizdir.
Herkes için, her zaman adalet.
Milletvekili Selçuk Özdağ:
"Vekiller malvarlıklarını açıklamalı.
100 bin TL maaş alıp, 4 milyon dolarlık yatları nasıl alıyorlar onları izah etsinler"
Destekleyenler...?!
Normalde şu görüntüleri Nevruz adı altında Apo posterleri açan, paçavra açan, bölücü slogan atan teröristlere karşı görmemiz gerekiyordu ama Türk gençlerine karşı gördük