Tıp fakültelerinde zorunlu tıp etiği dersi yoksa acilen konulmalı.
Anladığım kadarıyla doktorların önemli bir kısmı, hastalarını hak sahibi insanlar olarak değil, kendileri tarafından muayene edildikleri için doktorlara ömür boyu minnet duyması gereken böcekler olarak görüyor.
Sonuna kadar gülümseyerek dinledim. Son cümlede irkildim. Gülerek söylediği o cümlenin psikolojisi üzerine biraz düşününce gerçekten dehşet verici cümle.
Bu ülkede doktorlar ve hemşireler çeteleşip bebek öld*rdüler ya siz hangi etik ve ahlaktan bahsediyorsunuz? Ben de sağlık personeliyim, daha lise stajyeriyken neler gördüm. İnsanın olduğu her yer nefis barındırır kimse melek değil, kadınlar kendini korumak zorundadır
Mesele neden bu kadar yankı uyandırdı anlatayım. Bir kadın acile iğne vurdurmaya gitse, kadın hemşireler de oradayken erkek hemşire iğne vurmaya gelebiliyor. O an hasta için gerilim başlıyor, kadın hemşire vursun desem acaba bana böcek gibi bakıp terslerler mi korkusu yaşanıyor.
Kadın doktor isteyen kadın hastaya cahil, yobaz, kötü niyetli veya müfteri muamelesi yapan doktorun kendisi hastadır. İnsanların tercihlerine, mahremiyet haklarına saygı duyacaksınız, bu kadar basit. Kadınlar devlet hastanelerinde doğum yapamaz oldu bu tavrınız yüzünden.
🔴 Adana'da kadın hastalıkları bölümünde kadın doktordan randevu alan bir çift, muayene odasına girdiklerinde içeride erkek asistanlarla karşılaştı.
Erkeklerin odadan çıkmasının talep edilmesi üzerine, doktorlar ve çift arasında tartışma yaşandı. Doktorlar "böyle bir hakkınız yok" diyerek itiraz etti.
Daha sonra doktorlar "Beyaz Kod" vererek çifti tehdit ve hakaret suçlamasıyla şikayet etti.
Ancak incelenen güvenlik kamerası ve kocanın yaptığı kamera kayıtlarının iddiaları yalanlaması üzerine savcılık çifti serbest bıraktı.
Bu adamların yaptıkları son elli yılın en büyük vahşetlerinden biriydi, Türkiye’de bu rejimi destekleyenlere hiçbir şey olmadı, aksine gazeteci tutuklatacak kadar güçlüler.
çünkü altay hoca medreselerinde okumadı, icazeti yok. sade tişörtle din anlatıyor.
geneli bilmem ama taymdaki gördüğüm bu medrese takımını ortaçağ’daki ruhban takımına çok benzetiyorum.
Ahlaksızlığı büyüdüğünde boş verirsen daha da büyür. Müslümanların analarına koca koca hesaplardan sövülmesini boş vermeyeceğiz. Bu boş verilecek bir şey değildir.
Gözümüzün önünde yaygınlaşan bir ahlaksızlığı boş verdikten sonra “ahlaksızlık yaygınlaştı” diye diz dövmemiz riyakar bir laf salatası olur.
Müslümanların anasına karısına kızına sövülmesini boş verirsek, bu normalleşir. Normal değildir, normal görmeyeceğim.
Boş verenden ne Allah ne de müslümanlar razı gelir. Allah herkese layığını verecektir, şanı yüce olana itimad ettik.
bu haberleri hazırlayanlar hala aramızda, hatta kimisi yağmurun yağdığı yere tarlasını taşıdı islamcılık oynuyor, kimisi de 20 yıllık hoşgörü molası vermek zorunda kaldı. yarın bir gün devran dönse aynı şeyleri yaşatacaklarından o kadar eminim ki.
* Sol gözü çıkarılmış.
* Kolları ve kafatası matkapla delinmiş.
* Kafatasının sol tarafına beton çivisi çakılmış.
* Göğsü yarılıp kalbi ve akciğeri çıkarılmış.
* İşkencelerin ardından vücuduna onlarca kurşun sıkılmış.
Bu maddeler bir senaryo değil; 8 Ağustos 1964’te Kıbrıs’ta esir düşen Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in otopsi raporudur.
Bu acı gerçekler ortadayken, geçmişini unutup Yunanistan’da tatil yapmayı normalleştirenlerin vicdanını sorguluyorum. Şehitlerimizin kanıyla yazılan tarihi unutanlara vefa borcumuzu hatırlatıyorum. 🇹🇷