Bugün de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi plakalı aracını polis engelledi.
Kayyumun özel arabasına izin var ama TBMM plakalı araca izin yok!
“Bu darbedir” diyorum.
“Demagoji yapma” diyor.
TBMM’yi durdurup kayyumu geçiriyorsan; bu sivil görünümlü bir darbedir.
Devlet, kendi meclisini tanımıyorsa; hukuk, artık bir vitrin süsüdür.
Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki, seçilmiş bir belediye başkanına yönelik bu girişimler asla ama asla kabul edilemez. Dün diploma iptali, bugün sabahın erken saatlerinde Ekrem Başkanımızın evinin önüne yığılan polisler ve ekibine yönelik gözaltı işlemleri… Bu tablo, hukuk devletine yakışmıyor.
Gözaltı nedeni belli olmasa da; Daha önce adliyeye gidip ifade veren bir belediye başkanını, bugün koştur koştur gözaltına almak neyin göstergesidir?
Eğer gerçekten adaleti arıyorsanız, önce hukukun temel ilkelerine sadık kalınmalıdır.
Bilinmelidir ki, milletin iradesine yapılan hiçbir müdahale karşılıksız kalmaz. Hukuk dışı yöntemlerle, baskılarla, tehditlerle yapılan bu uygulamalardan en büyük zararı demokrasimiz görecektir. Ancak biz susmayacağız!
Hiç kimse de unutmasın: Ekrem Başkanımız yalnız değildir!
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Ekrem başkanın diploması iptal edilmiş, Üniversite yönetimi şerefini koruyamamıştır. 35 yıl önce alınmış olan bir diplomayı bir kişinin lafıyla iptal eden bir kuruma bu ülkede nasıl güveneceğiz?
Yazıklar olsun!
#Ekremİmamoğlu#Diploma
Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler, sabah 04:00 sularında evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmıştır. Eşiyle uyurken evi basılan belediye başkanımız gözaltında. Hakkındaki itham her neyse ifadeye çağrılsa koşa koşa gelecek bir belediye başkanına sabah 04:00’de ev baskını yapmak, kişisel bir hırs ve öfkenin yansımasından başka bir şey değildir. Bu uygulamaların ülkemize ve milletimize kazandırdığı hiçbir şey yok.
Milli Eğitim Bakanı, “gönderdiğimiz yazı kreşle alakalı değil anaokulu ile alakalı” demiş. İşte resmi yazı burada. İlk satırdan itibaren belediyelerin kreşlerini dile getiriyor.
Resmi yazıya kreş yazıp, sonra “ben kreş demedim anaokulu dedim” demek bu akla yakışır. Ayrıca son satırdaki “mezkur hüküm” ifadesi de kreşleri kapatmaya kadar gidecek bir ifadedir.