Aslında çiftler zamanla benzemiyor — daha ilk günden birbirine benziyorlar.
İşte şaşırtıcı kısmı: 2020'de yapılan çok daha büyük bir araştırma, Zajonc'un teorisini çürüttü. Yüz tanıma algoritmalarıyla yapılan bu çalışma, çiftlerin yüzlerinin evliliğin BAŞINDA zaten benzer olduğunu, ama zamanla DAHA çok benzemediğini gösterdi. Yani biz farkında olmadan, kendimize benzeyen yüzlere çekiliyoruz. Zajonc'un ünlü çalışması ise yalnızca 12 çift üzerineydi ve bir daha hiç doğrulanamadı. Elbette yıllarca aynı yemekleri yemek, aynı güneşi görmek ve aynı stresi paylaşmak da yüzlere ortak bir 'iz' bırakabiliyor.
KAYNAK: Tea-makorn & Kosinski (2020), 'Spouses' faces are similar but do not become more similar with time', Scientific Reports (Nature).
Yıllarca birlikte olan çiftler zamanla kardeş gibi benzemeye başlar — ama bunun sebebi düşündüğün gibi değil.
Etrafımızda hep vardır: yıllardır evli çiftler, bir süre sonra âdeta birbirine benzemeye başlar. Yüz ifadeleri, gülüşleri, hatta duruşları... Peki gerçekten zamanla mı benziyorlar, yoksa işin aslı bambaşka mı? Bilim bu soruya çok ilginç bir cevap veriyor.
Sevdiğimiz insanı farkında olmadan taklit ederiz — kaş kaldırışını, gülüşünü, üzülüşünü.
Uzun süre bu inanışın sebebi ünlü bir teoriydi: Psikolog Robert Zajonc, 1987'de çiftlerin yıllar boyunca birbirinin yüz ifadelerini bilinçsizce taklit ettiğini öne sürdü. Buna 'bilinçsiz taklit' deniyor — birlikte güler, birlikte üzülür, aynı anlarda aynı kasları kullanırız. Zajonc'a göre bu tekrar tekrar yaşanan ifadeler, zamanla yüz hatlarını benzer şekilde şekillendiriyordu. Yani 'birlikte yaşanan duygular yüze işler' fikri.
KAYNAK: Zajonc et al. (1987), 'Convergence in the physical appearance of spouses', Motivation and Emotion.
Belki de her sabah, 8.500 yıllık bir dünyanın üzerinden geçip gidiyoruz.
Yenikapı kazıları, İstanbul'un tarihini yeniden yazdı: Şehirdeki insan yerleşimi, düşünülenden binlerce yıl daha eskiye uzanıyordu. Fil ve yunus iskeletlerinden batık gemilere, tarih öncesi mezarlardan kayıp bir limana kadar... Ayaklarımızın altında koca bir uygarlık uyuyor.
KAYNAK: İstanbul Valiliği; İstanbul Arkeoloji Müzeleri.
#istanbul #tarih #arkeoloji #yenikapı #keşif
İşçiler tünel kazarken, İstanbul'un binlerce yıllık kayıp geçmişine çarptılar.
2004'te Marmaray projesi için Yenikapı'da kazı başladığında, kimse ne bulacağını bilmiyordu. Kısa sürede toprağın altından Bizans'ın kayıp limanı — Theodosius Limanı — ve İstanbul'un çok daha eski geçmişi gün yüzüne çıktı. Kazı, tarihin en büyük şehir arkeolojisi projelerinden birine dönüştü.
KAYNAK: İstanbul Valiliği; İstanbul Arkeoloji Müzeleri; Arkeofili.
#istanbul #marmaray #yenikapı #arkeoloji #tarih
Ve en tekinsiz kısmı: modern şehrin tam altında, tarih öncesi insanların mezarları.
Kazılarda Neolitik döneme, yani yaklaşık 8.500 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Bazı iskeletler anne karnındaki cenin pozisyonunda ('hocker' gömü), bazıları ahşap yapılar üzerine, bazıları ise yakılarak gömülmüştü. Bir kilisenin çevresinde 22 mezar ve 24 iskelet ortaya çıktı. Bu mezarlar, İstanbul'da insan yaşamının sanılandan binlerce yıl daha eskiye gittiğini kanıtladı.
KAYNAK: İstanbul Valiliği; Arkeofili (Neolitik gömüler).
#yenikapı #neolitik #iskelet #tarih #istanbul
Bilim insanları uyarıyor: bu tür afetler artık bir istisna değil.
Himalaya bölgesi, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle dünyanın geri kalanından daha hızlı ısınıyor. Buzullar eridikçe dağlardaki buz ve kaya kütleleri dengesizleşiyor; bu da çığ, sel ve heyelan gibi ani afetleri daha sık ve daha ölümcül hâle getiriyor. Yani Nepal'de yaşanan bu felaket, aynı zamanda ısınan bir gezegenin bize verdiği sert bir uyarı.
KAYNAK: Al Jazeera; NPR (iklim bağlamı); IPCC ve bölgesel buzul araştırmaları.
#iklimdeğişikliği #buzul #himalaya #doğa #haber
26 Ağustos sabahı, Himalayalar'ın eteğindeki köyler birkaç dakika içinde çamura gömüldü.
26 Ağustos 2026 sabahı Nepal'in Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinde ani bir sel felaketi yaşandı. Çok katlı binalar, kamyonlar ve araçlar dakikalar içinde metrelerce çamurun altında kaldı. İlk verilere göre 90'dan fazla can kaybı yaşandı ve yüzlerce kişi hâlâ kayıp; kayıpların arasında farklı ülkelerden turistler de bulunuyor. Rakamlar afet ilerledikçe değişiyor.
KAYNAK: Al Jazeera; CNN; NPR; Reuters (26 Ağustos 2026).
Bu sıradan bir sel değildi — tetikleyeni gökyüzü değil, bir dağın kendisiydi.
Uzmanların ilk değerlendirmesine göre felaket, dağdan kopan devasa bir buz-kaya çığıyla başladı (bir 4.4'lük depremle aynı zamana denk geldiği bildiriliyor). Bu çığ, Lhende Khola Nehri'nin önünü tıkadı ve ardında biriken su, baraj patlar gibi aniden boşalarak aşağıdaki vadiyi bir anda sular altında bıraktı. Yani bu, saatlerce yağan yağmurun değil, bir zincirleme çöküşün eseriydi.
KAYNAK: Al Jazeera; Wikipedia – '2026 Nepal floods' (ön değerlendirme: rock-ice avalanche).
#nepal #çığ #doğaolayları #bilim #haber
Bu heykel 11.000 yıldır toprağın altındaydı — piramitlerden ve yazının icadından bile eski. 🗿
Şanlıurfa Karahantepe’de, insanlık tarihinin şafağından kalma benzersiz bir taş heykel bulundu. 🧵
Karahantepe, Göbeklitepe’yi de kapsayan “Taş Tepeler” bölgesinin parçası. Bu bölge gösterdi ki: insanlar şehir kurup tarıma geçmeden önce bile anıtsal tapınaklar ve heykeller yapabiliyordu. Ve bölgenin çok küçük bir kısmı kazıldı — daha neler var toprağın altında…
HASSAS | Esenyurt'ta uyuşturucu kullandığı iddia edilen ve evleri taşlayıp yoldan geçen araçlara saldıran yabancı uyruklu şahıs, mahalleli tarafından tekme tokat dövülerek polise teslim edildi.
Araştırmalar, bir şempanzenin öldüğü yerde diğerlerinin bir daha uyumayı reddettiğini ortaya koydu — o alan temizlenip dezenfekte edilse bile. Ölümün gerçekleştiği yeri hatırlıyor ve ondan uzak duruyorlar.
#şempanze#hayvanlar#doğa#bilim#empati#ilginçbilgiler#obybelgesel