Önümüzde iki ülke var. Amerika birinin başkanını gidip askeri operasyonla yatak odasından aldı, diğerine de canı sıkıldıkça füze atıyor. O durumdalarken yani
Leş gibi dünyadan kırmızılı bir kadın geçti. Sultan (Özcan) abla eziyet dünyasından, Arjantin ve İsrail'in dünyasından, müdürüm ve başkanımların dünyasından, hemşerim o benimcilerin dünyasından; şehvete, paraya, itibara, hırsızlığa ve adam kayırmacılığa doymayan dünyadan çekip gitti. Zaten bu dünya ile de alıp vereceği yoktu.
Şimdi alları giyip Kevser'ın kenarında ne güzel yürürsün be abla!
Dünyanın merhamet sütunlarından biri daha yıkıldı dün gece...
Rahmetle...
Batılıların Türkiye'deki anti-demokratik uygulamaları desteklemesinin bir sebebi de bu aslında.
Amerika'da silikon vadisinde çalışabilecek bir mühendis yetiştirmenin yalnızca lisans eğitimi düzeyindeki maliyeti 200-300 bin dolar. Batı ülkeleri her biri için en az 200-300 bin dolar harcayacakları bu mühendisleri Türkiye'den bedavaya alıyor. Hatta tersine bu kişiler oraya gitmek için ceplerinden para harcıyor, normalde hak ettikleri maaşların birkaç basamak altını kabul ediyorlar.
Sevgilisi Gökmen Uyanık ile birlikte gittiği kamp yerinde para isteyen bir tinerci tarafından üzerine kimyasal madde dökülen Derya Demir, yaklaşık 1 aydır yoğun bakımda tedavi görüyor.
Gökmen Uyanık’ın, kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisine kimyasal madde dökmesi için yeğenini tinerci kılığına soktuğu ortaya çıktı.
Arkadaşınıza verdiğiniz borcu nasıl geri istiyorsunuz? 2 aya geri verecekti 7 ay oldu bugün. Bir kere sordum onda da kelimeleri özenle seçtim tartarak, incinmesin zorlanmasın diye, onda da geçiştirdi biraz daha bekledim. Yani artık nasıl istemem gerektiğimi bilmiyorum :/
Her sene su twiti okumaktan gina geldi. Cogunluk perisan degil, bizim ulkede sordugun zaman perisaniz demeyen esnaftan herkes borc ister, o yuzden herkes muzmin perisan, herkes Mercedes S serisi arabasina binip gizli gizli agliyor.
imamoğlu'nun kendi eliyle listelediği kaç tane başkan siciline güvenemeyip patır patır istifa ederek akp'ye geçti? düz vatandaşa vazife yüklemeyi bırakın artık. şapkalar öne.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Kiracı çıkınca boş ev için bir abla buldum o da tanıdık vasıtasıyla. Çalışıyorum vaktim de yok temizlemeye. Neyse aradım. Daha telefonda “cam silmem, mutfak dolaplarına çıkmam vs vs.” demeye başladı.
“E” Dedim, “sen daha gelmeden boş eve pazarlık yapıyorsun, ev zaten boş, villada çekip gideceksin heralde. Gelme tamam.” dedim. Söyledikleri ücretler de öyle böyle düşük fiyatlar değil.
Yıllar var, kendim yaparım temizliği.
@gizem_astrolog Omurilik sakatlığı yaşamıştım bir kaza sonucu. Sürekli viledayla siliyorum böyle olmayacak, bir kadın alalımda şöyle eliyle dip köşe silsin dedim.
Kadın; elle silmemi kaldı artık, ben gittiğim hiçbir evde elle silmiyorum demişti.