@EskisehirKYGM@GSB_Eskisehir Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde yarım zamanlı çalışan kadın memurların nöbete dahil edilmesiyle ciddi mağduriyet oluşmaktadır. Mevcut yarım zamanlı çalışan memur için yayınlanan yönetmeliğe aykırı uygulama aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı tarafından 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan edilmesiyle hedeflenen aile bütünlüğünün korunması, doğurganlığın desteklenmesi ve iş-aile yaşamı dengesinin güçlendirilmesi politikalarına da zarar vermektedir. Nöbet hizmeti uygulaması ivedilikle gözden geçirilip oluşan mağduriyet giderilmelidir.
@gencliksporbak@GSB_KYGM@OA_BAK
https://t.co/Rmuc3QMfmj
Konya Gençlik ve Spor il Müdürlüğüne bağlı Hadim Yurdunda Nöbetçi Yurt Yönetim Memuru üyemizin görevi esnasında işçi personel tarafından fiziksel şiddete maruz kalması asla kabul edilemez. Gerçekleşen talihsiz olay ilgililer tarafından her detayıyla araştırılıp gereken yapılmalıdır.
Üyemizin yanında olduğumuzu, hukuki ve idari süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.
@GSB_Konya@GSB_KYGM@TCKonyaValiligi@KonyaKYGM@gencliksporbak@OA_BAK
#memur #gsb
Çin devlet başkanı Şi Jingfing Doğu Türkistandaki islamı Çinlileştireceğiz demişti. Şimdi Camiler kapalı. Selam vermek suç. Allah demenin yasak olduğu Doğu Türkistan içler acısı halde.
Müslüman Uygur Türkleri ateizmin kurbanı oldular.
📌 KAMUOYUNA DUYURULUR
Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Yurt Hizmetlerinden Sorumlu İl Müdür Yardımcısı / Yurt Hizmetleri Müdürü olarak görev yapan Mehmet Muhdi Eldemir hakkında; Adalet Sen üyesi kadın kamu görevlilerine yönelik mobbing, hakaret, tehdit, baskı, şikâyeti geri çektirme, disiplin tehdidi, görevlendirme iptali ve personelin özel haberleşme alanına müdahale iddiaları nedeniyle avukatlarımız aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
Üyelerimizin beyanlarına göre; çalışma ortamında kamu görevlisinin saygınlığıyla bağdaşmayacak, kişilik haklarını zedeleyici ve aşağılayıcı ifadeler kullanılmış; kadın kamu görevlileri diğer personelin yanında küçük düşürülmüş; “ahmaklar”, “beyinsizler” ve benzeri onur kırıcı sözlerle hakarete uğramıştır.
Ayrıca aynı süreçte “sizi affetmem”, “intikamımı alırım” ve benzeri tehdit içerikli ifadeler kullanıldığı iddiaları da adli makamlara taşınmıştır.
Yine üyelerimizin beyanlarına göre; ilgili kamu yöneticisinin “üçünüzün yan yana gelmesini yasaklıyorum” şeklindeki sözlerle personelin birbiriyle iletişimini ve dayanışmasını engellemeye çalıştığı, toplantı esnasında hakaret içerikli ifadeler kullanarak personelin yerlerini değiştirdiği ve çalışma ortamında sistematik baskı oluşturduğu iddia edilmektedir.
Bununla da yetinilmemiş; şikâyette bulunan personeller hakkında mesnetsiz iddialarla tutanaklar düzenlenerek disiplin süreci başlatıldığı, personele şikâyetlerini geri çekmeleri yönünde baskı yapıldığı ve “şikâyetinizi geri çekin, tutanakları iptal edelim” anlamına gelen ifadelerle şikâyet hakkının pazarlık konusu yapılmaya çalışıldığı bilgisi tarafımıza ulaşmıştır.
Hakarete, tehdide ve mobbing iddiasına maruz kalan üyelerimizden biri, anne ve babasının sağlık sorunları nedeniyle Siirt’te süresiz görevlendirme ile görev yapan bir personeldir. Ancak şikâyet sürecinin ardından bu üyemizin görevlendirmesinin iptal edilerek binlerce kilometre uzağa gönderildiği bilgisi, idari işlem kisvesi altında mağdur personelin cezalandırıldığı ve sindirilmeye çalışıldığı yönündeki ciddi endişeleri güçlendirmiştir.
Tarafımıza ulaşan bir diğer ciddi iddia ise, ilgili kamu yöneticisinin bazı güvenlik görevlilerinin telefonlarını ellerinden alarak “sen kime mesaj atıyorsun?” şeklinde sorgulama yaptığı ve personelin özel haberleşme alanına müdahale ettiği yönündedir.
Kamu görevlisinin telefonu, özel haberleşmesi ve kişisel verileri keyfi biçimde denetlenemez. Hiçbir yönetici, makam yetkisini personelin özel hayatına müdahale aracına dönüştüremez.
Dosyada ayrıca son derece önemli bir delil boyutu bulunmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakaret ve tehdit suçlarının işlendiği iddia edilen toplantı odasına ait kamera kayıtları talep edilmiş; ancak tarafımıza ulaşan bilgilere göre, olay tarihini de kapsayan son 10 güne ait kamera kayıtları “sistem arızası” gerekçesiyle teslim edilmemiştir.
Bu durum kamu vicdanını ayrıca yaralamaktadır. Hakaret ve tehdit iddialarının aydınlatılması açısından kritik öneme sahip kamera kayıtlarının neden temin edilemediği açıklığa kavuşturulmalı; kamera sisteminde gerçekten bir arıza bulunup bulunmadığı, arızanın ne zaman başladığı, ne zaman fark edildiği, kimler tarafından tutanak altına alındığı ve bu süreçte herhangi bir ihmal, kusur veya delillerin ortaya çıkmasını engelleyen bir durum bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır.
Türkiye, Gülistan Doku dosyasında devletin koruması altında olması gereken bir genç kadının yalnız bırakılmasının ve kamu gücünün kullanımına ilişkin soru işaretlerinin toplum vicdanında nasıl derin yaralar açtığını görmüştür.
Bu nedenle Siirt’te gurbette görev yapan kadın kamu görevlilerine yönelik tehdit, hakaret, mobbing, baskı, şikâyeti geri çektirme ve yalnızlaştırma iddiaları asla sıradan bir kurum içi mesele olarak görülemez.
Devletin makamları kadınları korkutmak, sindirmek, yalnızlaştırmak veya susturmak için değil; kadınların güvenliğini, onurunu, çalışma huzurunu ve hak arama özgürlüğünü korumak için vardır.
Adalet Sen olarak açıkça ifade ediyoruz:
Gurbette görev yapan kadın kamu görevlilerine yönelik tehdit, hakaret, mobbing ve baskı iddialarının asla peşini bırakmayacağız.
Üyelerimizin haklı mücadelesinde, her ne pahasına olursa olsun, zerre geri adım atmadan sonuna kadar yanlarında olacağız.
Hiçbir kamu görevlisi, hak aradığı için disiplin tehdidiyle, tutanakla, görev yeri değişikliğiyle veya şikâyetini geri çekmeye zorlanarak sindirilemez.
Kadın kamu görevlilerinin iş yerinde bir araya gelmesini, iletişim kurmasını veya dayanışma göstermesini engellemeye yönelik her türlü baskıcı yaklaşım kabul edilemez.
Kamu kurumlarında disiplin mekanizması; mağdur personeli susturmak, şikâyet edenleri cezalandırmak veya yasal başvuru hakkını geri çektirmek için kullanılamaz.
Devletin gücü, gurbette görev yapan kadın kamu görevlilerinin üzerinde baskı aracı hâline getirilemez.
Buradan Siirt Valiliğini, Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünü, Gençlik ve Spor Bakanlığını, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünü ve Personel Genel Müdürlüğünü göreve davet ediyoruz.
Yurt Hizmetlerinden Sorumlu İl Müdür Yardımcısı / Yurt Hizmetleri Müdürü Mehmet Muhdi Eldemir hakkında ileri sürülen mobbing, hakaret, tehdit, baskı, şikâyeti geri çektirme, personeli birbirinden izole etme, görevlendirme iptali, disiplin tehdidi ve personelin özel haberleşme alanına müdahale iddiaları tüm yönleriyle araştırılmalıdır.
Şikâyette bulunan personel üzerinde baskı oluşturabilecek tüm tutanaklar, disiplin işlemleri, görevlendirme iptalleri ve idari tasarruflar incelenmelidir.
Toplantı odasına ait kamera kayıtlarının neden teslim edilemediği ayrıca incelenmeli; “sistem arızası” gerekçesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, arızanın ne zaman başladığı, kayıtların neden muhafaza edilemediği ve delillerin ortaya çıkmasını engelleyen herhangi bir ihmal veya sorumluluk bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Adalet Sen olarak, sorumlular hakkında gerekli adli ve idari süreçler tamamlanıp kamu vicdanını rahatlatacak sonuçlar ortaya çıkana kadar konunun takipçisi olacağız.
@SiirtValiligi@GSB_Siirt@SiirtKYGM@gencliksporbak@GSB_KYGM@OA_BAK@mustafakoctr06@ArtiSiirtHaber@sehrisiirt @Siirthabercii @SakirGazeteci@AkPartiSiirt@AvCanerOzturan@mervangul56@ChpSiirtil@mhp_siirt@Cengizhantukenm@iyiparti56siirt@OsmanAydar9
#AdaletSen #Siirt #GSB #KadınKamuGörevlileri #Mobbing #Hakaret #Tehdit #GülistanDoku #KamuVicdanı
Bayram görevlendirmelerinde ayrımcılığa itiraz ediyoruz!
Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde görev yapan sözleşmeli destek personeli ile koruma ve güvenlik görevlileri; resmî ve dinî bayramlarda kamu hizmetinin devamı için görevlerinin başında bulunuyor.
Ancak sahadan gelen bilgiler göstermektedir ki, bazı birimlerde bayram görevlendirmeleri objektif, adil ve dönüşümlü şekilde yapılmak yerine; fazla çalışma maliyeti daha düşük olan sözleşmeli personel üzerinde yoğunlaştırılmaktadır.
Aynı işyerinde, aynı hizmetin devamı için çalışan personel arasında yalnızca mali hak farklılığı nedeniyle bayram çalışma yükünün sözleşmeli destek ve güvenlik personeline yöneltilmesini kabul etmiyoruz.
AdaletSen olarak bu uygulamanın ayrımcılık yasağını ve istihdamda eşit muamele ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle Gençlik ve Spor Bakanlığına başvuruyoruz. Gerekli şartların oluşması hâlinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna da başvuru yapılacaktır.
Bu durumdan etkilenen üyelerimizi de önce kendi idarelerine yazılı başvuru yapmaya; taleplerinin reddedilmesi veya süresi içinde cevap verilmemesi hâlinde TİHEK’e bireysel başvuruda bulunmaya davet ediyoruz.
Eşit muamele, adil görevlendirme.
Bayram emeği ucuz iş gücü değildir.
#AdaletSen #GSB #DestekPersoneli #GüvenlikGörevlisi #EşitMuamele #AyrımcılıkYasağı
@gencliksporbak
📌 DESTEK PERSONELİNE TEDİYE İÇİN YASA TEKLİFİMİZ HAZIR
Adalet Sen olarak, destek personelinin yıllardır yaşadığı mali hak eksikliklerinin giderilmesi amacıyla tediye ödemesinin destek personeline de yapılmasını öngören yasa teklifimizi hazırladık.
Hazırladığımız teklif ile; kamu işçilerine ödenen ilave tediye hakkının, aynı usul ve esaslar çerçevesinde işçilerle benzer iş ve hizmet alanlarında görev yapan destek personeline de sağlanması hedeflenmektedir.
Bu teklifimiz bir ayrıcalık talebi değil, eşit işe eşit hak anlayışının gereğidir.
📍 Destek personeli de kamu hizmetinin asli yükünü taşımaktadır.
📍 Aynı emeğe farklı mali hak anlayışı sona ermelidir.
📍 Tediye hakkı destek personeline de verilmelidir.
📄 Yasa Teklifi Metni:
https://t.co/GVCcgMCUQ8
#AdaletSen #DestekPersoneli #Tediye #YasaTeklifi #Hak #Emek #Eşitlik
GSB’nin 2026 Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı duyurusunda özellikle unvan değişikliğine tabi kadrolar için yer verilen “Mühendisliğe Giriş”, “Genel Kimya”, “Mimarlığa Giriş” gibi başlıklar son derece genel bırakılmıştır.
Hangi konudan kaç soru sorulacağı, alt konu kapsamının ne olduğu ve adayların hangi kaynaklara çalışacağı açık değildir.
Bu belirsizlik giderilmelidir.
Bakanlık;
soru dağılımını,
alt konu başlıklarını,
ve sınav kapsamını
ayrıntılı şekilde duyurmalıdır.
Diğer kurumlarda bunun örnekleri vardır. Adalet Bakanlığı, konu ve soru dağılımını daha açık biçimde ilan etmiş, ayrıca adayların yararlanabileceği hazırlık içerikleri de sunmuştur.
GSB de şeffaf, açıklayıcı ve adayların hazırlık sürecini kolaylaştırıcı bir bilgilendirme yapmalıdır.
@gencliksporbak
#GSB #GörevdeYükselme #UnvanDeğişikliği #AdaletSen
📢 Emsal Niteliğinde Önemli Bir Kazanım!
Vardiyalı görev yapan personelin, resmi ve dini bayram günlerine denk gelen çalışmalarında fazla mesai hakkının verilmemesine karşı açılan dava, üyemiz lehine sonuçlanmıştır.
Bu karar; haklı mücadelemizin bir göstergesi olduğu gibi, benzer durumda olan tüm çalışanlar için de emsal niteliği taşımaktadır.
Adaletin ve emeğin yanında durmaya, üyelerimizin haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
🤝 Her zaman üyemizin yanındayız!
#AdaletSen #HakMücadelesi #EmsalKarar #Sendika #Emek #Adalet #gsb #kyk
Çin, Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde bulunan tarihî ve bölgenin en büyük camilerinden biri olan Beytullah Camii’ni yıkma kararı aldığı öğrenildi.
Bilgilere göre İşgal güçlerinin mart ayı içerisinde yıkım işlemlerini tamamlamayı hedeflediği aktarılırken yeni sızdırılan görüntü kayıtlarında da Caminin tamamen çevrelendiği görülüyor. https://t.co/F66za62hMx #DoğuTürkistan #Uygur #Soykırım #Çin #İstiqlal #SONDAKİKA
Adalet Sen Genel Merkezi olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026 Yılı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınav İlanı incelenmiş olup, ilan kapsamında yer alan bazı uygulamaların eşitlik ve liyakat ilkeleri bakımından tereddütler doğurduğu tespit edilmiştir.
Özellikle sınav öncesi tek il/tek birim tercihi zorunluluğu ile 4/B statüsünde geçen hizmet sürelerinin değerlendirilmesine ilişkin farklı uygulamalar, personel açısından hak kaybına ve eşitsizliğe yol açabilmektedir.
Bu nedenle yerleştirme işlemlerinin sınav sonuçları esas alınarak çoklu tercih sistemiyle yapılması ve hizmet sürelerinin statü ayrımı gözetilmeksizin dikkate alınması hususunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz. @gencliksporbak@OA_BAK
#memur
Kamuoyunun bilgisine,
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen son düzenleme, bazı unvanlara yönelik önemli iyileştirmeler getirmiştir. Bu artışların yapılmış olmasını takdir ediyor; kamu hizmetinin güçlendirilmesi adına atılan her olumlu adımı değerli buluyoruz.
Ancak mevcut ekonomik koşullar, yalnızca belirli kadroların değil, tüm kamu çalışanlarının gelirlerinde iyileştirmeye ihtiyaç duyduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Ülkemizin dört bir yanında görev yapan memurlar; artan yaşam maliyetleri, yükselen enflasyon, kira ve ulaşım giderleri karşısında önemli bir geçim baskısı altındadır.
Bu nedenle Adalet Sen olarak beklentimiz; yapılan düzenlemelerin daha kapsayıcı bir şekilde ele alınması ve kamu hizmetinin bütününü omuzlayan çalışanların tamamının desteklenmesidir.
Bu çerçevede talebimiz nettir:
➤ Tüm kamu çalışanlarını kapsayacak nitelikte ek zam yapılması,
➤ En az %15–%20 seviyesinde refah payı verilmesi,
➤ Taban aylığa kalıcı bir iyileştirme yapılmasıdır.
Söz konusu düzenlemeler, kamu çalışanlarının yaşam standartlarını korumaya katkı sağlayacak; çalışma barışını ve kamusal hizmetin verimliliğini artıracaktır.
Adalet Sen olarak, kamu çalışanlarının emeğinin değerinin korunması yönündeki her yapıcı adımın yanında olduğumuzu; beklentimizin ise ayrım gözetmeyen, bütüncül ve adil bir düzenleme olduğunu kamuoyuna saygıyla ifade ederiz. @adaletsendikasi
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde, engelli çalışma arkadaşlarımızı ve engelli kamu emekçilerini sevgiyle ve saygıyla anıyor; çalışma hayatımıza kattıkları tüm değerler için teşekkür ediyoruz.
Bir gecede bürokrata 23.000 TL tazminat zammı yapan irade, yurtta nöbet tutan memurun nöbet hizmetine nöbet ücreti ödenmesine çare bulamıyorsa bu hal bir bütçe sorunu değil, bir tercih sorunudur.
Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren KYK yurtları, her gün binlerce öğrencinin yaşamını, güvenliğini, düzenini ve kriz anlarını ayakta tutan bir emek zinciriyle çalışmaktadır.
Bu zincirin en ağır halkasını ise yurtlarda nöbet tutan memurlar oluşturmaktadır.
Gece nöbetleri, hafta sonu görevleri, acil durum müdahaleleri ve öğrenci barınma yaşamını ayakta tutan bu kritik hizmet bugün hâlâ saatlik 64 TL’lik sembolik bir fazla çalışma ücreti ile karşılanmaktadır.
Tam da buna rağmen, dün gece yapılan düzenleme ile, üst kademe bürokratlara tek kalemde yapılan tazminat ve gösterge artışının yıllık bütçe maliyeti 2,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Bir gecede…
Hiç “tasarruf” denmeden…
Hiç “bütçe yok” denmeden…
Hiç tereddütsüz…
Bu tablo, kamu bütçesinin yukarıya karşı son derece cömert,
yurtlarda 24 saat nöbet tutan memura karşı ise son derece cimri işlediğini acı bir şekilde göstermektedir.
---
🟦 Mevcut Durum: Devlet Zaten 195 Milyon TL Ödüyor
Bugün devlet:
“fazla çalışma” mantığıyla,
saatlik 64 TL üzerinden
yurtlarda nöbet tutan memurlara yıllık yaklaşık 195 milyon TL ödeme yapmaktadır.
Yani nöbet hizmeti hiç karşılıksız değildir, fakat tamamen yanlış bir adlandırma ve sembolik bir rakamla karşılanmaktadır.
---
🟧 Talep Edilen Düzenleme: 200 × MMK Esaslı Nöbet Ücreti
Sendikamızın makul, gerçekçi ve sürdürülebilir talebi şöyledir:
Saatlik nöbet ücreti: 200 × Memur Maaş Katsayısı (1,17) = 234 TL
Hafta sonu artırımı: +%50
Resmî ve dinî bayram artırımı: +%100
Bu düzenlemenin Türkiye genelindeki 850 yurtta toplam yıllık maliyeti 923 milyon TL’dir.
Ancak mevcut sistemde zaten 195 milyon TL ödendiğinden:
🔵 Gerçek ek bütçe yükü yalnızca 728 milyon TL’dir.
---
🟥 Çarpıcı Karşılaştırma
Dün gece bürokratlara yapılan düzenlemenin yıllık maliyeti:
👉 2.500.000.000 TL
Yurtlarda nöbet tutan memurların talep ettiği ek maliyet:
👉 728.000.000 TL
Aradaki fark her şeyi anlatmaktadır:
🟣 **Bürokratlara bir gecede verilen artış =
Yurtlarda nöbet tutan memurların 3,5 yıllık nöbet ücretine eşittir.**
Daha açık söylemek gerekirse:
🔥 **Devlet bürokrata bir gecede 23.000 TL ekleyebiliyorsa,
24 saat nöbet tutan yurt memurunun hakkı olan nöbet ücretini elbette verebilir.**
Bu mesele bütçe meselesi değildir;
adalet, vicdan ve en önemlisi tercih meselesidir.
---
🟩 ADALETSEN OLARAK TALEBİMİZİ BİR KEZ DAHA YÜKSEK SESLE İLETİYORUZ
Yurtlarda nöbet tutan memurlara mevcut fazla çalışma ücreti adı altındaki sembolik ödemenin kaldırılarak:
✔ 200 Gösterge Rakamı × Memur Maaş Katsayısı tutarında NÖBET ÜCRETİ ödenmesi,
✔ Hafta sonlarında bu ücretin %50 artırımlı,
✔ Resmî ve dinî bayramlarda ise %100 artırımlı
şekilde uygulanması talebimizi,
AdaletSen olarak bir kez daha en yüksek sesle yineliyoruz.
Bu talep maliyet değil;
1961’den beri ödenmeyen EMEK BORCUDUR.
İstanbul Gençlik ve Spor İl müdürlüğünde , sadece il müdürlüğü personeline servis hizmeti verilmesi , sadece il mudurlugu personellerinin yemek yardımından yararlandirilmasi diğer gsb birimlerinin bu hizmetten yararlanamaması ne kanuni ne de vicdani bir uygulamadır.
İl müdürlüğü dışında gsb birimlerinde görev yapan memurlara toplu taşıma kartı verilmesi ve personel sayısı 50 nin üzerinde bulunan birimlerde görev yapan memurların da yemek yardımından yararlandirilmasini İstanbul Valiliğinden talep ettik .
Sürecin takipçisi olacağız .
@GSB_Istanbul@TC_istanbul@gul_davut@adaletsendikasi
Anayasa Mahkemesi’nin Kararı Beklenmelidir”
Kamuoyuna,
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Bakanlığa bağlı gençlik merkezleri, yurtlar, kamplar ve spor tesislerinde görev yapan personelin günlük çalışma saatlerinin belirlenmesi konusunda Bakanlığa yetki verilmiştir.
Adalet Sen olarak, bu teklif ilk gündeme geldiği andan itibaren düzenlemenin doğurabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çektik.
Personelin sosyal yaşamı, aile düzeni ve çalışma barışı üzerindeki riskleri ayrıntılı biçimde anlattık;
binlerce üyemizle birlikte dilekçe kampanyaları düzenledik, siyah giyinme eylemleri gerçekleştirdik ve Bakanlık önünde basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirdik.
O dönemde “personel yararına” denilerek savunulan bu değişikliğe karşı uyarılarımızı kararlılıkla sürdürdük.
---
🟦 Bugün Gelinen Nokta
Son günlerde sosyal medyaya yansıyan “Usul ve Esaslar Taslağı”, o gün ifade ettiğimiz endişelerin ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.
O gün “personel için avantaj olacak” diyen çevrelerin bugün aynı düzenlemelere itiraz etmesi, bu sürecin başından beri neyi savunduğumuzun en açık kanıtıdır.
Adalet Sen olarak bir kez daha hatırlatıyoruz:
Bugün tartışılan Usul ve Esaslar yalnızca bir sonuçtur.
Asıl tartışılması gereken, bu yetkiyi doğrudan Bakanlığa veren kanun değişikliğidir.
Bakanlık, kanunla kazandığı bu yetki sayesinde yalnızca 08.00–17.00, 17.00–01.00 veya 01.00–08.00 vardiyalarını değil,
hizmetin niteliğine göre gece 04.00’te, öğlen 12.00’de veya haftanın 7 günü sürekli çalışmayı içeren sistemler de belirleyebilir.
Fazla çalışma ücretlerinin kapsamı, telafi izinleri veya vardiya yoğunluğu da bu yetki çerçevesinde idarenin takdirindedir.
Dolayısıyla, bugün itiraz edilmesi gereken konu taslak değil, o yetkiyi doğuran yasal düzenlemenin ta kendisidir.
---
🟨 Anayasa Mahkemesi Süreci
Adalet Sen’in girişimleriyle hazırlanan gerekçeli dosya, siyasi partiler aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış ve hâlen mahkemenin gündeminde bulunmaktadır.
Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, hem çalışanlarımız hem de kamu yönetimi açısından bağlayıcı nitelikte olacaktır.
Bu nedenle, yargısal süreç tamamlanmadan yeni düzenleme veya uygulama hazırlıklarına gidilmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Mahkemenin kararını beklemek, hem hukuki güvenlik hem de kurumsal istikrar açısından en doğru yoldur.
---
🟩 Adalet Sen’in Tutumu
Adalet Sen, her zaman yapıcı diyalog ve hukuk içinde mücadele anlayışını benimsemiştir.
Bugün de aynı noktadayız:
Amacımız, personelimizin haklarını korurken kurumumuzun itibarını ve hizmet düzenini sürdürebilmesidir.
Süreci dikkatle takip etmeye, gelişmeleri üyelerimizle şeffaf biçimde paylaşmaya ve gerektiğinde yeni hukuki girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz.
---
📅 Kasım 2025
📰 BASIN AÇIKLAMASI
MESLEĞİMİZ ONURUMUZDUR...
Adalet Sen’den KYK Yurtlarındaki İddialar Hakkında: Kamu Emekçileri Hedef Gösterilmemelidir
Son günlerde bazı KYK yurtlarında yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve açıklamalar, yurtlarda görev yapan kamu emekçilerini haksız biçimde hedef hâline getirmiştir. Adalet Sen olarak bu durumdan duyduğumuz rahatsızlığı kamuoyuyla paylaşıyor, görevini büyük bir sorumluluk ve özveriyle sürdüren tüm meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.
KYK yurtlarında görev yapan memurlar, güvenlik görevlileri, destek personelleri, yönetim memurları, müdür ve müdür yardımcıları; karar verici değil, verilen talimatları yerine getiren uygulayıcı kamu görevlileridir. Bu çalışanlar görevlerini mevzuat, yönerge ve hizmet esasları çerçevesinde titizlikle yerine getirmektedir. Her münferit olay sonrasında bu emekçilerin topluca suçlanması, kamu hizmetinin itibarına ve çalışma barışına zarar vermektedir.
Sosyal medya aracılığıyla öğrenciler veya farklı çevreler tarafından dolaşıma sokulan, doğruluğu teyit edilmemiş her iddia veya bilgi, en çok yurtlarda görev yapan kamu görevlilerine zarar vermektedir. Gerçekliği henüz netleşmemiş olayların kamuoyu baskısıyla gündeme taşınması, görevini sadakatle sürdüren memurlar üzerinde haksız bir algı ve baskı oluşturmaktadır.
Yurt memurlarının, sosyal medya aracılığıyla yayılan mesnetsiz iddialar üzerinden haksız biçimde hedef gösterilmesi sendikamızın büyük rahatsızlığına neden olmaktadır. Bu hizmeti fedakârca yürüten kamu emekçileri korunmalı, emeğine ve onuruna sahip çıkılmalıdır.
Yurtlarda görev yapan kamu çalışanları, devlet hizmetinin sahadaki temsilcileridir. Görevleri; öğrencilerin barınma, güvenlik ve düzen ihtiyaçlarını sağlamak, verilen hizmetin kesintisiz yürütülmesini temin etmektir.
Öğrenciler, yurt memurlarına ailelerinin emaneti olarak görülmekte; yurt çalışanları öğrencileri birer kardeşi, birer evladı gibi sahiplenmektedir. Öğrencilerimizin güvenliği, huzuru ve esenliği hepimizin ortak önceliğidir. Bu çerçevede yaşanan her olay titizlikle araştırılmalı, ihmali veya sorumluluğu bulunan kim varsa gereği yapılmalı; ancak görevini sadakatle sürdüren emekçiler haksız ithamlarla yıpratılmamalıdır.
Bundan sonra doğruluğu kanıtlanmamış, mesnetsiz her iddia veya olayda; Adalet Sen olarak sürece doğrudan müdahil olacağımızı, yurt emekçilerinin haklarını sendikamızın hukuk birimi ve sosyal medya gücümüzle kararlılıkla savunacağımızı kamuoyuna ilan ederiz.
>Yurtlarda görev yapan kamu emekçileri suçlu değil, devlet hizmetinin onurlu temsilcileridir.
Adalet Sen, emeğin ve adaletin sesi olmaya devam edecektir.
@gencliksporbak@OA_BAK@barinamayanlar1
Gençlik ve Spor Bakanlığı personel maaş ve promosyon protokol resmi görüşmelerinde en son Ziraat Bankasının 91.000 tl teklifi ile sonuçlanıp görüşmeler tekrar yapılmak üzere komisyon tarafından ileri bir tarihe ertelenmişti. Geçtiğimiz günlerde resmi olmayan sosyal medya paylaşımları ile tutarın 99.500 tl nakit 13.500 tl para puan şeklinde güncellendiği şeklinde paylaşımlar yapıldı.
Ancak Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından bu konuyla ilgili hala resmi paylaşım yapılmamış olup çok önemli bir konuya dikkat çekmek istiyoruz.
Faizsiz kredi imkanı resmi görüşmelerde dile getirilmiş olup ihaleye katılan İş Bankası yetkilileri tarafından da bu imkanın sunulabileceği ifade edilmişse de son paylaşımlarda faizsiz kredi imkanı dile getirilmediğini görmekteyiz.
Binlerce personelin beklentisi ve talebi olan ayrıca bir çok kurumun emsal şekilde başlattığı 12-24 ay vadeli seçenekleri ile Faizsiz Kredi imkanının Bakanlık personeline sunulması çok önemli ve elzem bir konudur.
Personelin bu önemli beklentisine ve talebine Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Ziraat Bankasının kayıtsız kalmayacağını umut ediyoruz.
@OA_BAK@gencliksporbak@ziraatbankasi
#faizsizkredi
PROMOSYON SÜRECİNDE ŞEFFAFLIK BEKLENTİSİ
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Ziraat Bankası arasında promosyon anlaşması imzalandığı yönünde iddialar gündemdedir. Ancak Bakanlık tarafından bu konuda henüz herhangi bir resmî açıklama yapılmamıştır.
2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi açıktır:
“Promosyon uygulamaları, personelin bilgi edinebileceği şekilde ilan edilerek şeffaflık (aleniyet) ilkesine titizlikle uyulacaktır.”
Bakanlık personelinin bilgi kaynağı, görev yapan memurların yaklaşık %70’inin üye olmadığı, kamuoyu nezdinde güvenilirliğini yitirmiş bir sendikanın açıklamaları olmamalıdır.
Personelin bilgilendirilmesi, idarenin resmî kanallarından ve genelge hükümleri doğrultusunda yapılmalıdır.
Bakanlığı; anlaşma imzalandıysa, genelge hükümleri doğrultusunda gerekli açıklamaları yaparak imzalanan protokolün bir örneğini tüm personelin ulaşabileceği kanallardan ilan etmeye davet ediyoruz.
Şeffaflık, güvenin ve adaletin temelidir.
#GSB #Promosyon #Şeffaflık #Aleniyetİlkesi #KamuPersoneli #BilgiEdinmeHakkı
@OA_BAK