@Turkcell İstanbul Esenyurt AdileNaşit bulvarındaki yol çalışmasında hasar gören fiber kablonuzun onarımını 2 gündür yapamıyorsunuz. Işık hızında internet bölgeye uğrayamıyor. Elemanlarınız mı yetersiz, niye bitiremediniz ???
Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS) süresi boyunca adaylarımızın olumsuz etkilenmemesi için lütfen sessiz olalım; korna çalmayalım, inşaat çalışmalarına ara verelim. Milli takımımızın galibiyeti sonrası sevincimizi sokaklara taşımamamız çok önemli. Bir yıllık emek boşa gitmesin.
Fon dağılımımı sürekli değiştiren biri değilim; genellikle yılda bir ya da en fazla iki kez güncelleme yapıyorum. Katılım Emeklilik, Agesa ve Türkiye Emeklilik’te BES hesaplarım bulunuyor.
Katılım Emeklilik’te geçen yıl, şirketin robot danışmanın anketinde orta risk profilime uygun olarak altın (%50) ve kıymetli maden (%30) ağırlıklı bir fon dağılımı önerdi. Aşağıda da görüleceği üzere bu dağılımı kabul ettim ve yıl sonunda %96,9 gibi oldukça yüksek bir iç verimlilik oranı elde ettim. Aşağıda paylaştığım dağılımdan da görüleceği üzere, altın ve kıymetli maden fonlarının performansı diğer fonlara kıyasla belirgin biçimde daha iyi gerçekleşti.
Bugün ise yüksek risk tercihim doğrultusunda robot, portföyün %70’inin Gümüş Katılım Fonu’nda değerlendirilmesini önerdi; bunu da kabul ettim. Önümüzdeki yıl 1 Ocak itibarıyla nasıl bir sonuçla karşılaşacağımızı göreceğiz. Elbette dönem içinde piyasa koşullarına göre gerektiğinde değişiklik yapma opsiyonum da var.
Özetle, mesleki olarak bu işlerin içinde olsam da iş yoğunluğum nedeniyle kendi BES hesaplarımı düzenli ve detaylı biçimde takip edemiyorum. Bu nedenle, yatırım yaklaşımı kendi görüşlerimle de örtüşen şirketin robot danışmanına portföy yönetimini bırakmış durumdayım. Size de önerebilirim.
Benim hesabımdaki dikkat çeken esas husus ise devlet katkısının toplam birikim içindeki payının %8’e kadar gerilemiş olmasıdır. Oysa onun payının %30 veya ona yakın olması gerekirdi. İşte BES’in tıkandığı noktalardan biri de budur. Bu nedenle Sayın Bakanım @memetsimsek’e önerim şudur: En azından hak edilmiş devlet katkısı tutarları katılımcıların bireysel BES hesaplarına fiilen aktarılsın ve bu tutarların yönetimi katılımcılara bırakılsın.
Diğer taraftan, ben sadece devlet desteği için değil, %5 stopaj avantajı içinde BES'te kalmayı devam edeceğim.
Müzmin muhalifler çırpınıp dursa da gerçeği değiştiremezler:
E-imza yolsuzluğuyla sahte diploma alan, sürücü belgesi ya da sahte kimlik çıkaran hırsızlarla;
Türkiye'de üniversite sınavını kazanamayıp, yolsuzluk ve evrakta sahtecilikle haketmediği üniversiteye Kıbrıs'tan geçiş yapan hırsız arasında hiçbir fark yoktur!
Madleen Gemisi’ne yapılacak saldırıyı engellemenin yolu
şu an dijital alanda vereceğimiz toplumsal refleksle olacak.
Bu sadece bir tweet değil:
Bir ses. Bir direnç. Bir uyarı.
Dünyaya ve yetkililere açıkça söylüyoruz:
Bu gemiye yapılacak saldırının karşısında bir halk var.
#TürkiyeMadleenİçinAyakta
#TürkiyeMadleenİçinAyakta
#TürkiyeMadleenİçinAyakta
"ŞERİAT DEVLETİ NEDİR?" DİYE SORARLARSA...
"Karanlık insanların, Allah'ın dininin/şeriatının/yasalarının adını kullanarak kurdukları karanlık saltanattır" deyin.
"Allah'ın kullarını, Allah adına kendi kulları yapmaktır. Allah'ın dinine/şeriatine paralel olarak kurdukları ve kendilerini temize çektikleri dindir" deyin.
"İnsan iradesinin katlidir. Allah'ın muhteşem dinini gönüllü olarak kabul etmek isteyenleri engellemektir. Allah'ın muradına açılmış bir savaştır" deyin. “Zorbalığın, şirkin, firavunluğun, yamyamlığın, karanlığın öteki adıdır." deyin.
Sorarlarsa “Şeriat devleti nedir?” diye:
"İslam peygamberinin (a.s) hiç duymadığı, Kur'an'ın hiç söylemediği, vicdanın kabul etmediği, kadınların ve erkeklerin iradesinin yok sayıldığı, dinci sınıfın abâd olduğu, sıradan insanların "cehenneme" doldurulduğu bir lanettir!" deyin.
Sorarlarsa “Şeriat devleti nedir?” diye:
"Münafık üretme sistemidir. Mazlum, yetim, garip ve fakirlerin emeğiyle, alın teriyle, kanıyla, canıyla bir grup şeytanın dünyaya yalancı cennetler kurma hayalidir." deyin.
Sorarlarsa “Şeriat devleti nedir?” diye:
"Kur'an'dan bir tek ama bir tek hüküm bulunamayan bir sistem kurup, namaz kılmayanları dövmek, içki içenleri hapsetmek, zina yapanları recm etmek ama; sistemin başındakilerin bunların hepsini yapmasına dini kılıf bulmaktır!" deyin.
Sorarlarsa “Şeriat devleti nedir?” diye:
"Talibanın katlettiği Ferhunde'dir!" deyin. "İran'a kurulan ve her türlü rezalete, uyuşturucu ve kadın ticaretine, despotluğa, dalavereye, etten kemikten insanların ilahlığına "dini meşruiyyet" kazandıran şeytanî sistemin adıdır." deyin.
Sorarlarsa “Şeriat devleti nedir?” diye:
"Allah'ın gölgesi!" denilen bir kula itaat edilen; kimilerinin müşrik, çoğunun münafık, çoğunun mazlum, yüzde 99'unun koyun olarak yaşadığı ve aklın, bilimin, kâinat ayetlerinin, Kur'an'ın, rasülün yok sayıldığı sistemdir." deyin.
Sorarlarsa “Şeriat devleti nedir?” diye:
“Allah’ın bireye teklif ettiği ve kabul edip etmemekte bireyi özgür bıraktığı bir dine, kafasına ve çıkarlarına göre hükümler koyup, iyilikten güzellikten ne varsa talan edip; insanlıktan, ahlaktan, erdemden, faziletten ne varsa katledip insanları sürüler halinde bir “cehennem kalesine” doldurup, bunu kabul etmeyenleri lanetlemek, katletmek, yakmaktır” deyin.
Fakat, "ALLAH'IN ŞERİAT DEVLETİ" ni sorarlarsa: "Talep eden bireylerin yüreğine kurulmuş; iyilikten, güzellikten, ahlaktan, erdemden, ilkeden, mertlikten, yiğitlikten, delikanlılıktan, çalışmaktan, emekten, üretmekten, merhametten, affetmekten, tertemiz yaşayıp tertemiz ölmekten başka hiçbir şey değildir” deyin.
Ve ekleyin; “Allah’tan başkasına kul olmaktan bireyi koruyan, el etek öpmekten azad eden, insanı içine doğru derinleştirip varoluş amacıyla buluşmasını, dışına doğru genişletip tüm insanlığı ve varlığı kucaklamasını sağlayan; yaratılanın çok, yaradanın tek olduğu bilincine erip yiğitçe bir hayatın, tevhidin adıdır” deyin.
“İnsanlığı ve evreni kavramış, imanı içselleştirmiş, Allah’ın muradına ram olmuş, iradeye hürmet şuuruna erişmiş; insanın, doğanın, tüm canlıların derdini dert edinmiş, bir işten yorulunca başka bir işte dinlenme alışkanlığı edinmiş, merhameti, hoşgörüyü, sabrı, şirke karşı şedid olmayı, ahlaksızlığın her türünden ve her dinin ahlaksızından Allah’a sığınmayı hayatına ve kalbine kazımış bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu topluluklara; işgale değil, yürek fethine çıkan topluluklara, ‘Allah’ın şeraitini/kanunlarını yaşayan topluluklar’ denir” deyin.
“Ve Allah’ın istediği devlet: Bireyin aklını kullanarak, Kur’an’ı, tabiat ayetlerini kılavuz edinerek, kalbinin orta yerine kurduğu ve tüm insanları, canlıları, tabiatı içine alacak kadar geniş “Yürek Devleti”nden başka bir şey değildir” deyin.
"İslam'da "İslam Devleti" değil, İnsan Devleti vardır, ve bu devleti en aktif kılan, en verimli kılan, en güzel kılan şey, Allah'ın dini İslam'dır" deyin.
Ramazan Yaman
KUR'AN'IN %99'U BAŞKA ŞEY SÖYLER; MÜSLÜMANLARIN %99 İSE BAŞKA ŞEY!
Kur'an'ın %99'u insana kendisini yönetmeyi öğretir; kendini yönetmekten aciz Müslümanların %99'u ise "şeriat devleti" kurup dünyayı yönetmenin hayalindedir.
Kur'an'ın %99'u insana kendisine hükmetmeyi öğretir; Müslümanların %99'u ise "ötekine" nasıl hükmedeceğinin derdindedir.
Kur'an, adaletten söz eder; Müslümanların %99'u "ötekine" zulmetmeyi adalet zanneder.
Kur'an, akletmekten söz eder ve bunu imandan daha çok anar; Müslümanların %99'u aklı lanetler.
Kur'an, bir delil ile iman etmemizi ister; Müslümanların %99'u akılla delillendirilimiş, içine rüya, masal, hikaye, efsane, mit bulaşmamış imanı imandan saymaz.
Kur'an, ehliyetten/ liyakatten söz eder; Müslümanların %99'u "en çok namaz" kılanların ve bizden olanların en doğru iş yapacağına inanır.
Kur'an, "bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevketmesin" der; Müslümanların %99'u Müslüman olmayanlara gösterilen adaletin zulüm olacağına inanır.
Kur'an, Peygamberin bir insan, bir kul, bir ölümlü olduğunu söyler; Müslümanların %99'u peygamberin insanüstü bir varlık, bir melek ve ölümsüz olduğuna inanır.
Kur'an, mümin erkekler ve mümin kadınların birbirlerinin velileri (dostları) olduğunu söyler; Müslümanların yüzde %99'u kadınların, erkeklerin kölesi olduğunu, fitne olduğunu söyler ve cennetten kovulma sebebimiz olduğuna inanır.
Kur'an, kıyametin ansızın geleceğini, (alametlerinin olmadığını) söyler; Müslümanların %99'u kıyamet alametlerine inanır.
Kur'an, kendisinin mûbin (apaçık) bir kitap olduğunu söyler; Müslümanların %99'u Kur'an'ı anlayamayacağına inanır.
Kur'an, "sizin adınız sadece Müslüman; size bu ismi Allah verdi" der; Müslümanların %99'u Müslüman isminin önüne-ardına, mezhebini meşrebini, kavmini, tarikatını, şeyhini, şıhını, gavsını, imamını, hocasını, mollasını koymadan kendini de tanıtamaz, kendini de tanıyamaz, dinini de tanıyamaz!
Kur'an, Müslümanların insanlardan olmasını ister; Müslümanların %99'u ise Müslümanların insanüstü varlıklar (dan) olup insanlık gibi "süfli bir özelliğe" ihtiyacı olmadığına inanır.
Kur'an: "Oku!",
"idrak et!",
"içselleştir!",
"imar et!",
"merhamet et!",
"ihya et!",
"bilgi üret!",
"tebliğ et!"
"affet!"
"azat et!"
"gönül fethet!" vd. der; Müslümanların %99'u "ezberle, naklet, taklid et, imha et, tüket, tahakküm et, işgal et, yok et!.." anlar.
Kur'an ayetlerinin %99'u başka şey söyler; Müslümanların %99 ise başka şey!
Müslümanların horlanıyor, eziliyor, geri kalıyor, istila ediliyor, sürüleşiyor, aciz kalıyor, bir araya gelemiyor, sözü dinlenmiyor, birbirlerinin kanını döküyor, başta İsrail mezalimine karşı ve dünya egemenlerine karşı elinden hiçbir şey gelmiyor olmasına sebep, Müslümanların %99’udur.
Kur'an, "bir toplumun bireyleri (çoğunluğu) kendini değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirmez" der; Müslümanların %99'u bu ayeti üstlerine alınmazlar.
Bizim, hep beraber; en baştan, ta baştan, ilk baştan iman etmemiz ve değişmemiz gerekiyor ki Allah'ta bizi değiştirsin, önümüzü açsın, mağlubiyetten, yenilgiden, bebeklerimize kadar katledilmekten kurtarsın.
Ramazan Yaman