İnsan şükretmeli her şey için. Başına gelen güzel şeylerin yanında yaşamadığı kötü şeyler veya musibetler için de şükretmeli. Bu yüzden tefekkür etmeli fakat had bilmeli evvelce.
Yav kardeşim kaç defa şu köprüyü onarın diye dedim. Neymiş efendim onların inekleri buraya geliyormuş sonra bizimkiler atlıyormuş sonra da sahipleri ağlıyormuş. Neyse geçerli bir sebep
@turksnational Elbette öyle olacaktı. Bunun da en büyük etki alanı Gayrimüslimlerin askere alınmayıp özellikle Ege'de Türklerin askere çağrılması oldu. Devlet gayrimüslime devletin bekasını bırakacak değildi a. Askerlikten sağ kalıp kaçanlar da zeybek oldu işte
Osmanlı'nın Türk köylüsüne yaptığı zulmü değil, mütesellimlerin ve voyvodaların zulmüne karşı çıkmış, babası Çakırcalı Ahmet Efe'nin intikamını almak için mücadele etmiştir. Fakat bu mücadelede salt zenginden alıp fakire verme durumu Robin Hood mantığıyla değil kendi yataklarını
ege bölgesi'nde en bilinen efedir. babasının öcünü almak için dağa çıkmış, on beş yıl dağlarda kalmıştır. osmanlı'nın türk köylüsüne yaptığı zulmü durdurmuş, zenginden alıp fakire vermiştir. bugün hala köylüler mezarına yaklaşırken "destur, yol ver çakırcalı yaban değiliz" derler
@turksnational Osmanlı'nın Türk köylüsüne yaptığı zulüm denildiği için karşı çıktım. Türk köylüsü de diğer köylüler de Osmanlıydı. Osmanlı'nın yaptığı zulüm denilince sanki padişahın veya İstanbul'un kasti ve kat'i bir zulüm politikası varmış gibi anlaşılıyor.
Ki bunların en ünlüsü veya kahramanı Çakırcalı değil Atçalı Kel Mehmed, Yörük Ali Efe ve başkalarıdır. Çakırcalı Mehmed Efe'nin ünü babasının da efe olmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa ne kendisi ne de babası Atçalı'nın yaptıklarının 10da 1ini yapmamıştır.
Ailelerinden aldığı haraçlar da cabasıdır. Kulağa hoş gelse de "Bize de derler Çakıcı yar fidan boylu
Yakarız konakları" sözleri az çok ne yapıldığını gösteriyor.
Kısacası efe ve zeybekleri halk kahramanı olarak görmekten ziyade yaptıkları zulüme, eşkıyalığa da nazar etmek lazım
Atçalı'nın ünü ve faaliyetleri değil yalnız Osmanlı İmparatorluğunda, dönemin yani 1825-1835 yılları arasının Avrupasında hatta İngiliz saraylarında konuşulmuştur. İngiliz seyyahların, subayların anı ve seyahatnamelerine girmiştir yaptıkları.
Ailelerinden aldığı haraçlar da cabasıdır. Kulağa hoş gelse de "Bize de derler Çakıcı yar fidan boylu
Yakarız konakları" sözleri az çok ne yapıldığını gösteriyor.
Kısacası efe ve zeybekleri halk kahramanı olarak görmekten ziyade yaptıkları zulüme, eşkıyalığa da nazar etmek lazım
Oluşturmak, istihbarat ağı teşkil etmek ve bölgede hüküm sürmek için yapılmıştır. Basitçe kahraman olarak anılması halkın imdadına yetişmiş olmasındandır. Yoksa yaptığı faaliyetlerin ve eşkıyalığın olmaması durumundan değildir. Ayrıca, dağa kaldırdığı adamların ve bu adamların
@bircesityolcu Bunun için gece vakti dondurmacıda dondurmadan önce çay nasiplenenler üzerinden sürü psikolojisinin toplum sosyolojisini etkilemesi hakkında çalışma yapmayı düşünüyorum