@hasanntuncel Pina’nın dizine tekme savurdu ya laa kafayı yiyeceğim bu nedir böyle 1 değil 2 değil muçiye de sert girmişlerdi çekilelim sahadan bu nedir ya sezon çöp olacak.
@ustadogus Sıkı takım her ne olursa olsun biz ise şuana kadar hep belli şeyleri parça parça sahada uygulamış bir ekibiz bizi haşlama ihtimalleri hiç de az değil.
Türk futbolunda yıllardır değişmeyen tuhaf bir alışkanlık var!
Para İstanbul’da harcanınca adına “vizyon” deniyor. Gayrimenkul İstanbul’da geliştirilince “mali bağımsızlık projesi” oluyor. Dünya yıldızı İstanbul’a gelince “Türkiye’nin marka değerine katkı” diye alkışlanıyor. Aynı şey Trabzon’da yaşanınca birileri hemen hesap makinesini çıkarıyor:
“Bu para nereden geldi?”
Asıl konuşmamız gereken biraz da bu ikiyüzlü ölçü. Çünkü rakamlar ortada. Galatasaray, Victor Osimhen için Napoli’ye 75 milyon Euro bonservis açıkladı. Wilfried Singo için 30 milyon 769 bin Euro ödedi.
Fenerbahçe, Temmuz 2026’da Mason Greenwood için 39 milyon Euro bonservis açıkladı. Bir önceki dönemde Youssef En-Nesyri’ye 19,5 milyon Euro bonservis ödemişti. N’Golo Kanté anlaşmasında 14,4 milyon Euro imza parası ardından milyonlarca Euro’luk sezonluk ücretler KAP’a bildirildi. Ederson’un yıllık garanti ücreti ise 11 milyon Euro.
Beşiktaş, Orkun Kökçü için şartların gerçekleşmesi halinde 25 milyon Euro bonservis ve beş sezon boyunca toplam 25 milyon Euro garanti ücret içeren bir sözleşme yaptı.
Bunları eleştirmek için yazmıyorum. Parayı üretebilen kulüp harcar. Gelirini büyüten yatırım yapar. Markasını genişleten dünya yıldızını getirir. Futbol ekonomisinin doğası budur. Fakat aynı ekonomik mantığı Trabzonspor uyguladığında ortaya çıkan şu kuşku dili artık sorgulanmalı! İstanbul’un parası ticaret de Trabzon’un parası neden siyaset?
Spor kulüpleri artık haftada bir maç oynayıp bilet parası toplayarak yaşayamaz. Gayrimenkul geliştirir, mağazacılık yapar, sponsorluk üretir, marka haklarını pazarlar, dijital gelir yaratır ve tesislerini ekonomik değere dönüştürür.
Galatasaray yapınca gayrimenkul yönetimi… Fenerbahçe yapınca finansal bağımsızlık… Trabzonspor yapınca “devlet desteği”.
Bu hesabın matematiğinde bir sorun var. Aynı devletin kurumları, aynı mevzuat, aynı ekonomik modeller, aynı futbol endüstrisi…Kulübün adı değişince kavramların anlamı da değişmemeli!
Trabzonspor son yıllarda ciddi bir ekonomik dönüşüm geçirdi. Bankalar Birliği olarak bilinen yapılandırmadaki kredi anapara ve faizlerinin tamamı kapatıldı. 2025’te gerçekleştirilen sermaye artırımı sürecinde 6,4 milyar TL’nin üzerinde fon girişi sağlandı. Kulübün finansal raporlarında mali disiplin, gelir artırıcı projeler, sponsorluk faaliyetleri ve futbolcu transferlerinden kazanılan bonservis bedelleri açık biçimde yer alıyor.
Bu yapının başında da Ertuğrul Doğan var.
Fakat ortaya çıkan ekonomik dönüşümü görmezden gelerek Mohamed Salah transferini birkaç telefon görüşmesine, birkaç siyasi isme veya Ankara’dan geldiği varsayılan görünmez bir paraya bağlayarak salya sümük ağlayan gazetecilik tiplemesiyle sözüm ona ekonomik analiz sayılmaz.
Mohamed Salah satın alınan bir futbolcudan daha büyük ekonomik ölçeğe sahip bir marka. Onu Trabzon’a getirdiğiniz anda forma satarsınız. TS Club’ın müşteri kitlesini büyütürsünüz. Kombine talebini yükseltirsiniz. Locaların değerini artırırsınız. Yeni sponsorların kapısını açarsınız.
Trabzonspor armasını Kahire’den Londra’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar milyonlarca insanın ekranına taşırsınız. Saha içinde sağ kanattan içeri kat eden Mohamed Salah’ı alırsınız saha dışında küresel bir dağıtım ağı kazanırsınız.
Asıl mesele şu! İstanbul’un üç kulübüne tanınan ekonomik aklı Trabzonspor’a çok görmek!. Onlar arazi geliştirince proje, Trabzonspor geliştirince iltimas demeyin. Onlar 30, 40, 75 milyon Euro’luk transferler yapınca vizyon yazıp, Trabzonspor Salah’ı getirince Ankara’da para aramayın.
Galatasaray’a sormadığınız soruyu Trabzonspor’a soruyorsanız. Fenerbahçe’de alkışladığınız ekonomik modeli Trabzon’da kriminal bir şüpheye dönüştürüyorsanız. Beşiktaş’ın tahsis edilmiş arazisini tarihsel hak sayıp Trabzonspor’un tahsisini siyasi imtiyaz diye sunuyorsanız… Orada ekonomi tartışmıyorsunuz.
Orada Trabzonspor’a biçtiğiniz sınırı tartışıyorsunuz. Aslında hepinizi iyi tanıyoruz. Sizi gidi maskeli süvariler sizi :)
@fikretolunay O değil de Ruben Amorim’in teknik direktörlük lisanslarını ortadan cart diye yırtacak bir babayiğit yok mu bu kadar futboldan anlamayan gittiği yeri kurutan başka bir hoca tanımıyorum.
@kadifebilek61 Doğrudur ama daha derli toplu karakter olarak işinde gücünde bir profil, Parades çok savruk her an kırmızı görebilir veya 10 maçlık men yiyecek mentalde takılıyor 😅
@Trabzonspor Vakti geçmeden elimizde Salah kozu varken Nunez’i forvete çekmemiz gerekir bu işi bekletmek çıkmaza götürür bizi geçmişte Hamsik getirmişken Mertens’i getirmemiştik bunlar hep şampiyonluk için büyük hamleler aynı hatayı yaşamak istemiyoruz lütfen kalan 2 eksiği tamamlayalım.
Bazı rekorlar sadece rakamlardan ibaret değildir…
Bazı rekorlar; bir şehrin inancını, aidiyetini ve tek yürek olmuş bir camianın gücünü anlatır.
Bugün o rekorun adı: 18.000
2026-2027 sezonu kombine satışlarında 18.000 sayısına ulaşarak kulüp tarihimizin tüm zamanlardaki en yüksek kombine satış rekorunu kırdık.
Bu rekor; doğru planlamanın, ortak aklın, sabrın ve aynı hedefe inanan yüreklerin eseridir.
Çünkü Trabzonspor; hiçbir zaman ulaştığı zirveyle yetinen bir kulüp olmadı.
Bizim hikayemiz; her zaman kendi sınırlarını aşanların hikayesi oldu.
Bugün kırdığımız rekorun gururunu yaşarken, aynı anda yeni hedefimizi de ilan ediyoruz.
25.000 kombine!
Çünkü bu şehir; hiçbir zaman zirveyle yetinmedi.
Bu arma, her zaferin ertesi günü gözünü yeni bir zafere dikti.
Bu tarihi başarıya imza atan, bu büyük yürüyüşün bir parçası olan tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyoruz.
Trabzonspor Kulübü
@odatv@tshukukder bu haber sayfası için işlem yapılmasını talep ediyoruz başta kamuoyunu manipüle etmekten ve hükümet ve Trabzonspor’un birlikte iş yaptığını iddia ederek töhmet altında bırakmaktan soruşturma açılmasını istiyoruz @TC_icisleri