ODTÜ Yurtlarının NATO Zirvesi dolayısıyla kapatılmasına ilişkin Açıklama:
Saygıdeğer Sıra Arkadaşlarımız,
Tüm mazlum halklara örnek ve umut olan, Mustafa Kemal önderliğindeki Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımız, yurdumuzu işgal etmek isteyen emperyalist yedi düvelin bu topraklardan geldikleri gibi gönderilmeleriyle sonuçlanmıştır. İşte bu yenilgiyi kabul edemeyen ABD ve AB emperyalist haydutları, yerli işbirlikçileriyle kanlı savaş örgütü NATO'yu ülkemizin ve tüm mazlum halkların tepesine çökertmiş durumdadırlar.
Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımızın yürütüldüğü Ankara'ya gelen bu kanlı örgüt, Laik Cumhuriyetimize son darbeyi vurmak istemektedir. Ülkemiz açısından Yeni Sevr anlamına gelen Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağını hayata geçirmek için bir araya gelen bu emperyalist haydutların rahat edebilmesi için yollar kapatılıyor, devlet daireleri tatil ediliyor ve neredeyse sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Elbette ki insanlıktan çıkmış bu haydutlar ve yerli işbirlikçileri ODTÜ'yü es geçmeyecekti.
“… ODTÜ olayı bence siyaset bilimi açısından yeni bir gelişmenin göstergesiydi. Amerika’nın meselenin siyasi boyutunu göremeyip başarısızlığa uğramasının göstergesi. Biz o yıllarda, müfredatını teknik alanlara oturtmak suretiyle ODTÜ öğrencilerini politika dışı tutabileceğimizi sanmıştık. Elektrik, elektronik ve fiziğin ağır konsantrasyon gerektiren dersleri, o günkü kafamıza göre, öğrencilerin politize olmasını önleyecekti. Halbuki üniversiteyi, giderek politize olan Türkiye’nin dışında tutmak olanağı yoktu."
Yıllar önce ABD’nin Türkiye Büyükelçisi CIA kökenli Robert Komer, Türkiye gençliğini ve ODTÜ’yü böyle anlatmıştı. Baskılar, gözaltılar, YÖK düzenlemeleri ODTÜ'nün Devrimci Ruhunu yok etmeye yetmedi. Bunu bilen emperyalist haydutlar ve yerli işbirlikçileri, NATO zirvesi için hiçbir eylem görmek istemediklerinden ötürü bir anda ODTÜ yurtlarını 6-12 Temmuz arasında öğrencilerin kullanımına kapatmıştır.
Birçok öğrenci stajları için bu yurtlarda konaklamaktadır; üstelik kalacakları süre boyunca konaklama ücreti peşinen alınmıştır. Bu alelacele alınan kararın ODTÜ öğrencilerini mağdur ettiği açıkça ortadadır. Emperyalist haydutların kirli zirvesi için konaklayacak yeri olmayan öğrencilerin, parasını dahi peşin ödediği yurt hakkını gasp etmeye çalışmak yerli işbirlikçiliğin apaçık göstergesidir.
HKP ODTÜ Gençliği olarak sıra arkadaşlarımızdan isteğimiz; ardı arkası kesilmeyecek olan bu baskılar karşısında mücadelemize destek vermeleridir. Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvetin yenemeyeceğini biliyoruz ve bu ABD-AB emperyalist haydutlarını, İkinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımızın sonucunda bir daha geri gelmemek üzere göndereceğiz.
Saygıdeğer sıra arkadaşlarımız,
Yoğun ve zorlu bir final dönemini geride bırakırken, Ustamız Hikmet Kıvılcımlı’nın önemli eserlerinden biri olan Emperyalizm Geberen Kapitalizm kitabını sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Bugün ülkemizin yaşadığı ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunları anlamak isteyenler için bu eser önemli bir başvuru kaynağıdır. Kıvılcımlı, kapitalizmin emperyalizm aşamasını diyalektik yöntemle incelerken, Türkiye gibi geri bırakılmış ülkelerde yabancı Finans-Kapital ile yerli Tefeci-Bezirgan sınıfların kurduğu ittifakı da özgün bir bakış açısıyla tahlil etmektedir.
Türkiye’nin gerçeklerini kavramak, emperyalizmi ve sömürü düzenini anlamak isteyen her genç devrimcinin Hikmet Kıvılcımlı’yı okuması gerektiğine inanıyoruz.
İyi okumalar diliyoruz.
ODTÜ Geleneğidir DEVRİM
Gelenekler Provokasyonlarla Yok Edilemez
ODTÜ Devrim Yürüyüşü ve mumlarla yazılan DEVRİM Yazısı; ODTÜ’nün Devrimci, Demokrat, Vatansever öğrencilerinin, Parababalarının İktidarlarının baskılarına, yasaklamalarına rağmen, kendi mücadelesiyle kazanıp Gençliğe hediye ettikleri, 68 Kuşağının Mücadeleci ruhunu yansıtan “ODTÜ Bahar Şenliğinin” yani ODTÜ geleneğinin ve kültürünün bir parçasıdır.
İşte bu geleneği yok etmek ve ODTÜ’nün Devrimci Ruhunu ortadan kaldırmak için Türk Bayrağının altına gizlenip ODTÜ Şenliğini provoke etmeye çalışıyorlar.
Oysa Devrim Yürüyüşü Sırasında ve şenlik kapsamındaki konserde, ellerinde Türk Bayraklarıyla yürüyüşe katılanlar ve konseri izleyenler, hiç kimsenin bir karışması olmadan kutlamalarını yapıyorlar.
Ama ODTÜ Şenliği’ni, Devrim Yürüyüşü’nü, ODTÜ’nün Devrimci Ruhunu yok etmek isteyen, gençlerin yurtsever duygularını kullanarak onları kullanan Faşistlerin yönlendirmesiyle Bayrağın altına gizlenip Konseri provoke ediyorlar.
Kendilerine tepki gösterilince, bayrağımıza saldırıldı yaygaralarıyla ODTÜ’nün Devrimci Ruhunu hedef haline getirmeye çalışıyorlar.
O bayrak Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımızın simgesidir.
O bayrağı simge haline getiren Kuvayimilliyeci Atalarımız ve Önderleri Mustafa Kemal, Emperyalist Yedi Düvele karşı verilen savaşta dökülen kanlarla oluşturdular o bayrağı.
“Söz konusu vatansa gerisi teferruattı” mücadelelerinin özü.
Ama Türk Bayrağının altına korkakça gizlenip ODTÜ Geleneğini yok etmek isteyenler, Devrimciliğe, İlericiliğe, Demokratlığa saldıranlar; ABD Emperyalist Hayduduna hayır diyemeyen, Emperyalistlerin kanlı katliam Askeri Örgütü NATO’dan ayrılmayalım diyen, ABD ve AB Emperyalist Alçaklarının ve Yerli İşbirlikçilerinin değirmenine su taşıyan faşistlerdir.
Ama başaramayacaklar.
Çünkü:
ODTÜ’nün geleneğinde Vietnam Kasabı nam, CIA Ajanı, 1969 yılında Türkiye Büyükelçisi Robert William Komer alçağının arabasının yakılması vardır.
Yani ODTÜ demek; Taylan Özgür’lerin, Sinan Cemgil’lerin, Yusuf Aslan’ların, Yankee Emperyalistlerinin temsilcisi bir insan düşmanının arabasını ters çevirip yakması demektir.
Yani ODTÜ’nün mayasında, geleneğinde Antiemperyalizm vardır. O geleneğin sloganıdır: “Hoşt Amerika Puşt Amerika”. Bu geleneğin marşıdır: “Al silahı vur beline Emperyalizme karşı”.
Vietnam Kasabı Komer’in arabası yakılır, Parababalarının İktidarı harekete geçer.
Olaydan üç gün sonra Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın da içinde bulunduğu yedi kişi hakkında tutuklama kararı verilir.
Ve ODTÜ’nün Devrimci Ruhu ortaya çıkar, 3.000'den fazla öğrenci bir dilekçeyle kendilerinin de eyleme katıldığını bildirir. İşte ODTÜ’nün geleneğinde Devrimci Dayanışma var, fedakarlık var, adanmışlık var.
ODTÜ’nün geleneğinde Kalpakl�� Mustafa Kemal ve “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” var.
ODTÜ’nün Devrimci Ruhunu yaratan Cesaret Vatanına sahip Devrimciler o kökten beslendiler. İşte “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganını atarak provokasyon yapanların asıl amaçlarından biri de Mustafa Kemal’in Antiemperyalist özünü, bağımsızlıkçı, özgürlükçü yönünü yok etmektir.
Ama başaramayacaklar.
HKP Gençliği olarak; Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımız’ın simgesi olan ve uğruna milyonlarca dökülen kanın resmedildiği Türk Bayrağının; Faşistlerin yönlendirmesiyle provokasyon yaratılarak peçe, kalkan, paravan yapılıp, ODTÜ’nün Devrimci Ruhunun simgesi olarak kabul edilen ODTÜ Şenliklerine saldırılmasını kabul etmiyoruz. Lanetliyoruz.
Kanla sulanarak Vatan yapılmış bu topraklarda, Mustafa Kemal öncülüğünde yürütülen Kurtuluş Savaşı’mızın simgesi bayrağın bu şekilde kullanılmasına izin vermeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğleyen, 17 yaşında Yörük Ali Çetesi’nde Köyceğiz Kuvayımilliye Askerî Komutanlığına bileğinin hakkına yükselen Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencileri, İkinci Kurtuluş Savaş��ıları HKP Gençliği olarak bu provokasyonu lanetliyoruz.
Tüm ODTÜ’lü sıra arkadaşlarımızadır bu son sözümüz:
Bu provokasyonları boşa çıkartmanın yolu; “Katil Amerika Ortadoğu’dan Defol! diyemeyen her siyasi, her aydın, her akademisyen, her televizyoncu, her gazeteci ya gafildir, ya korkaktır, ya satılmış haindir” diyerek bu insan soyunun baş düşmanlarına karşı mücadele etmekten geçmekte.
Bu modern gerici faşist saldırılara karşı durabilmenin ve bu güruhu püskürtebilmenin yolu, ODTÜ’nün Devrimci Ruhunu oluşturan Deniz’lerin, Mahir’lerin, Yusuf’ların, Sinan’ların, Taylan’ların Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist ilkelerinden, o Devrimci Öz’den sapmadan İkinci Kuvayimilliyecilerle, HKP Gençliğiyle birlikte omuz omuza savaşmaktan geçmekte.
Deniz, Yusuf, Hüseyin Ölümsüzdür!
İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı Denizler’in yolunda zafere ulaştırıncaya dek sürdüreceğiz.
12 Mart Faşist Diktatörlüğü tarafından 53 yıl önce alçakça katledilen 3 Fidan’ımız; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan Yoldaşları anıyoruz.
3 Fidan Yaşıyor HKP Gençliği Savaşıyor!
YAŞASIN GENÇLİĞİN DEVRİMCİ MÜCADELESİ!
1 Mayıs’ı alanlarda değil, işçi sınıfının anavatanı TAKSİM’de kutlamak isteyen yoldaşlarımız gözaltına alınmıştır.
Aralarında ODTÜ’den sıra arkadaşlarımızın da bulunduğu yoldaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Sıra arkadaşlarımıza yapılan bu zulmü kesinlikle kabul etmiyoruz.
Gözaltılar bizi yıldıramayacak; her sene TAKSİM iradesini ortaya koymaya devam edeceğiz.
YAŞASIN 1 MAYIS!
YAŞASIN TAKSİM MÜCADELEMİZ!
1 Mayıs Mücadele Günüdür!
1977 Kanlı 1 Mayıs'ından bugüne 1 Mayısları sadece Taksim için mücadele edenler kutlamıştır.
Parababaları iktidarı bize hangi sebepten dolayı işçi sınıfının anavatanı olan TAKSİM'İ yasaklıyorsa bizde tam olarak o sebepten TAKSİM diyoruz.
YAŞASIN 1 MAYIS!
1 Mayıs'ta sokaklarda, alanlarda değil, yine TAKSİM'DE olacağız!
HKP, her türlü baskıya ve yasaklamaya karşı dimdik ayakta. Kavgadan kaçanı tarih unutmaz!
YAŞASIN 1 MAYIS! Asla teslim olmayacağız!