Bu olayın üstü asla kapatılmamalı.
Binlerce mazlum insanın hayatını altüst eden NATO zirvesi için yapılan operasyonların, ev baskınlarının ve tutuklamaların yanında, Ankara’da bir eve düzenlenen operasyonda #Muhammed_kavi nin öldürülmesi ve daha sonra da yaralanan eşinin de hayatını kaybetmesi son derece ciddi bir vakıa ve hassas takip edilmesi gerekir.
“Karşılık verdi, silah kullandı” denilerek bu mesele geçiştirilemez. Eğer gerçekten silahlı bir karşılık olduysa, operasyon anına ilişkin kamera kayıtları, deliller ve olayın tüm seyri kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.
Eğer iddia edildiği gibi evde silah bulunmadıysa ve herhangi bir silahlı karşılık gerçekleşmediyse, o zaman ortada çok daha ağır bir soru vardır:
Bu insanlar neden öldürüldü?
Bunları suçu neydi ?
Kendisini hukuk ve güven devleti olarak gören ve tanımlayan bir devlet, insanların ölümünün üzerini “operasyon” denilerek kapatmamalıdır.
Böyle olursa bu ülkede “Kimin güvenliği var?” sorusu sorulur.
Suçsuz yere insanlar infaz edilsin, ardından da hiçbir şey ispatlanmadan “Bize ateş açtı” hikâyesiyle konu kapatılsın...
Hayır, asla böyle olmamalı.
Bilâkis; deliller ortaya konulmalı, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmeli, varsa kamera kayıtları incelenmeli ve kamuoyunun bütün soruları cevaplandırılmalıdır.
Bu olay aydınlatılmalı. Gerçek ne olursa olsun ortaya çıkarılmalı. Bu dosyanın üzeri kapatılmamalı.
🔴 ÖZEL | Yalova’da muhacir çocuklara yönelik işkence ve baskı iddiaları!
Olay silsilesi, hafta sonları bir Kur'an kursunda dini eğitim alan Özbek ve Çeçen muhacir çocukların, "kursta darp edildikleri" yönündeki asılsız bir ihbarla şikayet edilmesiyle başladı.
Güvenlik güçleri tarafından ailelerinden alınan çocuklar, kimsesizlermiş gibi çocuk esirgeme yurduna yerleştirildi.
Çocuklarının akıbetini öğrenmek için emniyete giden anne N.K, polis merkezinde kötü muamelede bulunulduğu ve yetkililer tarafından "Seni deport (sınır dışı) etmek lazım" denilerek psikolojik baskı kurulduğunu öne sürdü.
Çocukların evde oynadıkları oyuncak silahlar dosyaya suç delili olarak konuldu ve "Bu çocuklar savaşa hazırlanıyor" şeklinde raporlar tutularak mahkemeye sunuldu.
Çocukların güvenliğinden sorumlu olan yurtlarda ise durumun içler acısı olduğu belirtildi. Anne N.K'nin ifadelerine göre;
- Kurumda kalan muhacir çocuklar, yaşça büyük diğer çocukların ve bazı güvenlik görevlilerinin fiziksel şiddetine maruz kalıyor
- Şiddet olayları sonucunda bir çocuğun kolunun kırıldığı, başka çocukların ise kafasında ve kulağında ciddi kanamalı yaralar oluştuğu ifade edildi.
Çocukların namaz kılmalarının veya kendi dillerini konuşmalarının engellendiği, kurum psikologlarının çocukları yönlendirici sorularla (manipülasyon) yalan beyan vermeye zorladığı öne sürüldü.
Anneler, kurum yetkilileri ve görevli avukatlar tarafından açıkça tehdit edildiklerini ifade etti. Annelerin, "Eğer bu olayları basına verir veya gündem yaparsanız çocuklarınızı bir daha asla göremezsiniz" denilerek susturulmaya çalışıldığı belirtildi.
Anneler ise çaresiz bir şekilde çocuklarını geri almak için mücadele vermeye devam ediyor.
🛑🛑 önemli!
İslam’ın önemli şiarlarından olan Kurban Bayramı tekbirlerini unutmamalıyız.
Kurban tekbirleri ikiye ayrılır:
1) Mutlak Tekbirler:
Bu tekbirler için belirli bir zaman ve mekân şartı yoktur. Gün içinde ara ara bu tekbirleri getirmeliyiz.
2) Mukayyed (Zamanla Kayıtlı) Tekbirler:
Bu tekbirler sadece farz namazların hemen akabinde söylenir. Zaman olarak arefe günü sabah namazıyla başlar, bayramın dördüncü günü ikindi namazı ile sona erer.
Teşrik Tekbirlerinin Getiriliş Şekli:
اللّٰهُ أَكْبَرُ، اللّٰهُ أَكْبَرُ، اللّٰهُ أَكْبَرُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ،
اللّٰهُ أَكْبَرُ، اللّٰهُ أَكْبَرُ، وَلِلّٰهِ الْحَمْدُ
#bayram
#KurbanBayramı
#Kurban
#tekbirler
İdlib ve Şam'da cereyan eden bazı hususlar hakkında değerlendirme
Halep harekatı başladığında ve Hama, Humus, Şam harekatına doğru ilerlediğinde, 61 yıllık tağut, diktatör, zalim Nusayri rejiminin yıkılışına sevindik ve bu sevincin imani, insani ve vicdani bir sevinç olduğunu beyan ettik ve bu konuda yazdık.
Hâlen aynı fikirdeyiz.
Şam topraklarını necis Nusayrilerden arındıran (kimin eliyle olursa olsun!), Nusayrilerin ve Esed'in belini kıran Allah'a hamd olsun.
Sadece Sednaya gibi vicdanın ve insanlığın öldürüldüğü zalim evlerin içinde bulunan binlerce Müslüman ve mazlumun kurtarılması bile bu devrimin imani ve vicdani bir sevincin sebeplerindendir.
Bazı eserlerde sabit olduğu üzere, " bir müslümanın kurtarılması benim için ceziretularab'ın tamamın fethinden daha sevimlidir.
Bizde sadnayadan bir müminin kurtarılması tüm Şam beldesi kadar önemlidir.
Kaldı ki binlerce Müslüman bu zindanlardan kurtulmuştur .
**
HTŞ hakkında, devrim yapanların hakikati ve nasıl bir yönetim olacağı ile alakalı konuşmanın şu aşamada erken ve acelecilik olduğunu söylemiştik.
Böyle inandık ve hakkın bu olduğuna inanıyoruz.
Lakin devrim sonrası gördüğümüz, okuduğumuz ve dünyaya yayılan haberler, her akıl sahibi kişinin ve ileriyi görüp okuyup görebileceği bir tabloyu resmetdiğine inanıyoruz.
ولا حول ولا قوة الا بالله
Ümit ederiz ki okumalarımız yanlış olsun.
Ümit ederiz ki 14 yıllık bir mücadele sıradan bir devrime dönüşmesin.
Ümit ederiz ki 14 yıl boyunca canıyla, malıyla cihat etmiş binlerce mücahidin toprağa düşen kanının üzerine bir demokrasi devleti bina edilmesin.
Ümit ederiz ki beldelerini, yurtlarını, ailelerini terk etmiş, Allah'ın şeriatını ikame etmek için Şam diyarına gelmiş muhacirlerin çabası, bir şahsın başbakanlığı ve demokratik, laik bir düzenle neticelenmesin.
والله المستعان وعليه التكلان
ولا حول ولا قوه الا بالله
** Kalplerimizi sızlatan zulümler
Devrim sonrası müminlerin ve vicdan sahiplerinin kalplerini derinden yaralayan, sızlatan ve zalim Beşar Esad'ı hatırlatan bazı olaylar cereyan etti.
Özellikle Suriye'nin tüm zalimlerine, şebbihalarına, haydutlarına, kan emici rejimin askerlerine ve namussuzlarına af ve bağışlama getirilirken, Cevlani'nin zindanlarında hapsedilmiş (hallerini Allah bilir) tutuklular için eşleri gösteriler yaptı.
Akabinde haysiyet, onur ve şereften yoksun insan müsveddeleri , gösteri yapan bazı kadınları arabayla ezmiş ve bazılarını da kaçırıp tutuklamışlar.
Ben bir müslüman olarak bu zulmü, onursuzluğu, zalimliği ve haysiyetsizliği lanetliyorum.
Yazıklar olsun...
Elleriniz kurusun ...
Ar ve zillet size olsun...
Cübbeli Ahmet ve onun gibi sufi kesimler tabanlarını kaybetme korkusu ile her geçen gün iftira va ahlaksızlığın dozunu arttıyor. Vallahi bu bizim izzetimizi ve şerefimizi arttırırken onları rezil ve zelil ediyor. Toplum nezdinde kaybolan itibarlarını iftira etmek ile kazanacaklarını zannediyorlar!
Bizler Kuran ve Sünnet temelli olarak yaptığımız tevhid davetimiz Allah'ın yardımıyla hızla yayılıyor. Çeşitli iftiralara rağmen birçok insan halen bizleri tanımak için bizleri ziyaret ediyorlar. Hamdolsun ki doğruyu anlattıkça hak ve batılın ayrımı netleşiyor. Sabredip davet etmeye ve bu yolda sebat etmeye devam edeceğiz.
İngilizler Sufileri mi fonluyor, yoksa Selefileri mi?
Birisi Cübbeli Ahmet kod adlı müfteri, diğeri Suriye’de faliyet yürüten Eşari alimlerinden Muhammed Said Ramazan el-Buti’nin yardımcısı. İkisininde ortak özelliği İngilizler ile görüşmeleri ve yakınlaşmalar.
Acaba "İngilizler Selefileri fonluyor, bunlara körfez ülkelerinden yardım geliyor" diyen Müfteri Cübbeli Ahmet Türkiye'de ki ve Körfez ülkelerindeki Tevhidi Uyanışdan rahatsız mı oldular.
Eğer İngilizler Selefileri fonluyorsa neden bu teklifler selefilere değilde siz Sufilere geliyor o halde?
Allah’tan korkmayan, saçına sakalına düşen aktan utanmayan adam! Bir dakikaya onlarca yalanı sığdırabilmek; ancak senin gibi yanmaz kefen satan, kulağı çekilip el öptürülünce din değiştiren, bizlere tekfirci deyip aynı mecliste bizi tekfir eden bir nebbaş (kefen hırsızı) tarafından yapılabilir.
Daha önce sana bir teklifim vardı, herkesin duyduğu ama senin kör ve sağır kesildiğin... Şimdi aynı teklifimi bu iftiraların üzerine yineliyorum. Söz veriyorum senin kulağını da çekmeyeceğim sana elimi de öptürmeyeceğim.
Sizlerin kaynak olarak kullandığınız kitaplar ve senin ders/yazılarını kullanarak, senin bir zındık, kafir ve tasavvuf yoluna oturmuş bir yol kesici olduğunu ispat edeceğim. Bu konuşmada iddia ettiklerinin her birini de delilleriyle açıklayacağım, inşâallah. Şayet biraz şeref, haysiyet ve utanma duygun kaldıysa bu teklifim geçerlidir. Yoksa dedikodu ve iftiraya devam edebilirsin. @c_ahmethoca
Gazze’de yaşanan bu soykırım insanlığın ortak sorunudur. İnsanlığını ve vicdanını yitirmemiş her bireyin bu soykırıma karşı birlik olması gerekir.
SİYONİZME DUR DE..!!!
#StopGazaHolocaust
Gazze kırmızı çizgimiz diyen iki yüzlü yöneticiler.
Gazze'de yaşananlara ne insan psikolojisi dayanabilir. Ne vicdan. Ne de mide... Zulüm dehşet verici boyutlara ulaşmış durumda.. Bırakın İsrail'e karşı ne bir yaptırım uygulamayı ticarete devam ediyorlar.
#StopGazaHolocaust
Cübbeli Ahmet herkesi kafir ilan etti.
-Hukuk okuyanlar, Savcılar, Hakimler, Avukatlar kafirdir.
-Allah'ın indirikleri ile hükmetmeyen devlet adamları kafirdir.
-Laikler ve Laikliği savunanlar kafirdir.