YouTube, alan’ın 100 bin abone plaketini gönderdi. Binbir emekle 100K olduk; şimdi sıra 200K’da. Gazeteciliği “gazeteciler” olarak sürdürüyoruz. Yani arkamızda sermaye grupları yok. Bu yüzden özgürüz :) Ekonomik model olarak ise izleyiciyi referans aldık. Yani izleyicinin destek vermesi gerekiyor.
Bunun için alan’ın YouTube kanalına abone olmanız; 200K olmamız için “Katıl” butonundan size uygun paketi seçerek destek olmanız bizi yaşatır, büyütür. Ayrıca Kreosus üzerinden de 100 hedefimize ulaşmamız için destek verebilirsiniz. Binlerce insan bu paylaşımı görüyor. Gerçekten vereceğiniz her destek çok kıymetli.
Kreosus: https://t.co/gZBvPWKCoq
YouTube https://t.co/whIaB5yxV1
republique meydanı’ndaki kortej hala yürüyüşe geçmedi, paris’in farklı bölgelerinde birçok yürüyüş var, bu esnada polis de eylemcileri yıldırmak, daha büyük bir toplanmayı önlemek için sürekli olarak gaz bombası atıyor.
Fon vurgunuyla ilgili doğru araştırmalar yapan, doğru soruları soran ve bu soygunun peşine düşen iktisatçı Nazır Kapusuz’un X hesabına erişim engeli getirildi. Nazır Hoca’yla en son cuma günü yayın yaptık. Vurgunun ekonomik ve siyasi ayağını madde madde anlatmıştı.
Parti Meclisi üyemiz İktisatçı Nazır Kapusuz, alan YouTube kanalında bu sabah Onur Öncü'nün uzaktan bağlantıyla konuğu olarak fon vurgununa ilişkin açıklamalarda bulundu:
"Paraları topluyorlar, kimsenin de haberi yok yani üst kurullardan izin almamışlar. Bu fonda ne var, yönetmeliklere uygun mu... Değil. Ama SPK bir ay boyunca müdahale etmiyor.
Böyle bir çarpıklık var. Bunun nedeni ise bu kurulların içindeki insanların, birbirlerini denetleyen insanlar olması!"
Dün, Fransa’da eylemlerin başladığı günden bu yana en çatışmalı gündü. Tabii, “Eylemler kontrolden çıktı” diyen “solculardan” tutun da “Evinize dönün” diyerek çözüm sunanlara kadar pek çok kişi vardı.
Bu diyaloglar karşısında aklıma ilk gelen isim Jean-Luc Godard oldu. Godard, Fransa’daki 68 eylemleri sırasında Cannes Film Festivali’nin boykot edilmesi için çaba sarf ediyor ve festival yönetimine tepki gösteriyor. Jean-Luc Godard şöyle diyor:
“Ben size öğrencilerle ve işçilerle dayanışma diyorum, siz bana kamera açıları ve yakın çekimden bahsediyorsunuz! Hepiniz dallamasınız!”
Sonra meydanlara çıkıyor, hatta gözaltına bile alınıyor.
İl Başkanımız Furkan Seyhan ve beraberindeki heyetimizle birlikte, selden etkilenen Ayazağa Deresi çevresindeki koordinasyon noktasındayız.
Bölgedeki gelişmeleri yerinde takip ediyor, olası ihtiyaçlara hızla müdahale edebilmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.
Akşam saatlerinde yağışın şiddetlenmesi ihtimaline karşı teyakkuz halindeyiz.
İl ve ilçe örgütlerimizin kapıları tüm yurttaşlarımıza açık. Kriz masamız, ihtiyaç duyan herkesin ulaşabileceği şekilde çalışmalarını sürdürüyor.
Zor zamanlarda kimseyi yalnız bırakmayacağız. Dayanışmayı büyütecek, bu süreci hep birlikte aşacağız.
📞 Kriz Masası İletişim:0216 418 00 32
📍 İlçe örgütlerimizin adresleri: https://t.co/vstVCCB2uA
Bir ihtiyacınız varsa bize ulaşın. Biz buradayız!
@GkhanAtlgan5@Notosoloji@YordamKitap Hocam elinize emeğinize sağlık. Geçen gün aldım. Dönüp dönüp bakabileceğimiz bir çalışma olmuş. Tekrar elinize sağlık
En yüksek değerli banknotumuz olan iki adet 200 TL ile ne alınır?
alan’da İrfan Değirmenci, 8 yıl önce 35 TL’ye alışveriş yaptığı markete girerek aynı ürünleri almaya çalıştı.
Fiyatlar arasındaki rekor farkı, en yüksek değerli banknotumuzun nasıl değersizleştiğini ve enflasyon rakamlarının gerçeği nasıl yansıtmadığını bu videoda göreceksiniz. @Degirmenci1800
https://t.co/0WKr4V9kxO
“Seni çıkardık, Murat’ı aldık.”
Bugünleri bundan daha iyi özetleyen bir cümle olabilir mi, bilmiyorum. Bir hikaye yazılıyor ve o hikayede gazetecinin ve medyanın payına düşen, yok edilmek… İşte bu yok etme hamlelerine karşı buradayız, diriyiz. Peki ya okuyucu, izleyici? Bu karanlık sistem, hep birlikte mücadele etmeden, dayanışma göstermeden aşılmaz.
Gözaltındayken destek ve dayanışmasını gösteren herkese tek tek teşekkür ederim.
Nezaretten ayrılırken, "Seni çıkardık, Murat'ı (Ağırel) aldık" dediler.
Türkiye'de halkın bilme hakkı artık böyle savunulabiliyor ancak:
Nöbetleşe gazetecilik!
Umarım tutuklu tüm gazeteciler serbest kalır...
Amerikan araseçimlerini kahvaltı eşliğinde canlı canlı birlikte izlemek ve yorumlamak ister misiniz?
4 Kasım Çarşamba sabah 06.00’da.
Biletler için
https://t.co/LdTnpoGgu6
Parti Meclisi üyemiz İktisatçı Nazır Kapusuz, alan YouTube kanalında bu sabah Onur Öncü'nün uzaktan bağlantıyla konuğu olarak fon vurgununa ilişkin açıklamalarda bulundu:
"Paraları topluyorlar, kimsenin de haberi yok yani üst kurullardan izin almamışlar. Bu fonda ne var, yönetmeliklere uygun mu... Değil. Ama SPK bir ay boyunca müdahale etmiyor.
Böyle bir çarpıklık var. Bunun nedeni ise bu kurulların içindeki insanların, birbirlerini denetleyen insanlar olması!"
Yalan bilgiyi yayıyorsunuz. Tele1 döneminde sabah baskınını karşılayan, kayyumun kanala müdahale ettiğini bizzat gören bir gazeteciyim.
Kayyum Paşalı gelir gelmez yayını durdurdu. Yetmedi, bizim biraz rahatsız edici haberler yaptığımızı yüz kişinin önünde söyledi ve bizi izne çıkardı. İzin kararını da e-postayla gönderdi.
Tele1’in yayınını kesen kayyumdu. Kanalı batıran, niteliğini bozan ve onu hiç eden de yine kayyumdu.
Kayyum yalan söylüyor, siz de bunu kulis bilgisi diye servis etmeyin. Açın bir telefon, Tele1’in o dönemki yöneticilerine sorun. Tek taraflı kayyum PR’ına gerek yok.
Yanlış yapıyorsunuz, hem de çok yanlış. Kaldı ki halk tv meselesinde de tek taraflı iş yaptınız. Kayyum paşalı Tele1’e ne yaptıysa halk tv’ye de aynısını yaptı. Kendi suçunu örtmek için sizi de kullandı. Halk tv ekibine ulaşmayı neden denemediniz?
Sonunda!
Bahadır Özgür serbest kalır kalmaz şu açıklamayı yaptı: Bu işin sonu yok. Ama şu belli: Bu fon meselesinin konuşulmasını engellemek istiyorlar. Anladığım kadarıyla, bu yüzden böyle toplu bir operasyon başlattılar.
Murat Ağırel’in gözaltı gerekçesi olduğu söylenen olaya dair haber hazırlama sürecine şahidiz. Sinan Çampınar isimli kişi Murat Ağırel’e ulaştı. Sarıgül Ailesi hakkında iddialarda bulundu. Murat da bu konuda haber araştırması yaptı, belgeler istedi. Her gazetecinin yapması gerektiği gibi; Sinan Çampınar’ın iddialarına karşı Sarıgül Ailesi’nin avukatıyla da görüştü. İki taraf da birbirleri hakkında dolandırıcılık iddialarında bulundu. Murat elindeki belgeleri yeterli bulmadığı için bir süre haberi beklemeye almıştı. Bir gazeteci sadece haber hazırlamak istediği için iftiralara maruz kalabiliyor. Maalesef bunu daha önce de yaşadık.
Dostumuz Murat Ağırel’in suçsuzluğuna şahidiz.
Fon vurguncuları serbest, Bahadır Özgür’e kelepçe!
Murat Ağırel gözaltına alındı
Fon vurgunu adım adım SPK’ya uzanıyor!
Komisyonda peş peşe Fon itirafları!
Çağla Aydın’la barınma krizini, @kapusuznazir3 Fon vurgununu konuşuyoruz.
alan'da canlı yayındayız
https://t.co/QJIB1Muf50
“İfadeye çağırsalar giderdi…” söylemini artık teknik olarak da kullanamazsınız. Bakın, ev hapsindeki Murat Ağırel’i şafak baskınıyla gözaltına alıyorlar. Mesele ifade almak, soruşturmayı yürütmek vs. değil. Mesele, gözdağı vererek sindirmeye çalışmak.