Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, ASELSAN Genel Müdürü Sayın Ahmet Akyol’u ziyaret etti ve ASELSAN Gölbaşı Teknoloji Üssü’nde incelemelerde bulundu.
#TürkSilahlıKuvvetleri#MillîSavunmaBakanlığı
California ve İstanbul aynı deprem kuşağı üzerinde olduğuna göre !..
7 üzeri olası Marmara yada Doğu Akdeniz depremi Türkiye açısından felaket ötesi olur.
Peki, bir hazırlık yada tedbir varmı?
Malesef...
Bugün dünya genelindeki depremler ve saatleri
M5,6 Kaliforniya – 08:10
M7,2 Venezuela – 15:04
M7,5 Venezuela – 15:05
M6,9 Japonya – 15:30
Neler oluyor?
#Venezuela#deprem
@ComezTurhan 57. Hükümet döneminde:
H. Sami Türk (Adalet Bakanı)
S. Tantan (İçişleri Bakanı)
Z. Temizel (Maliye Bakanı)
Üçünü bir araya getirerek nerden buldun kanunu çıkartmakla kalmadım, uygulamaya başlattım.
*
58. AK Parti Hükümeti Kaldırdı..!
https://t.co/EbHAYT55DM
Türkiye’nin çok acil olarak Devr-I Sabık yaratmaya, nereden buldun yasasını çıkarmaya ve devletten, milletten, her birimizden çalınan her kuruşu Hazineye geri kazandırmaya ihtiyacı var.
Bu nedenle büyük Türk milletinin amasız ve fakatsız birleşerek en erken genel seçimi büyük farkla kazanmaya ve tekrar parlamenter demokrasiye, kuvvetler ayrılığına ve hukukun üstünlüğüne yani Atatürk Türkiyesi’ne geri dönmeye ihtiyacı var.
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Daha ilginç olanı: Güneş enerjisini ilgili yerlerde gündeme getiren ve KALYON inşaatın Konya 'da yapmış olduğu yatırımın fikir sahibiyim!
Suudilerin yatırımına gelince?
Hazinenin kaç aylık faiz giderine denk geldiğine bakmak yeterlidir. @ComezTurhan
https://t.co/khaLljGEmM
🇸🇦Suudi Arabistanlı şirketlere verilen imtiyazları onaylayan yasa geçen hafta Gazi Meclis’ten geçmemişti.
👉Çünkü Genel Kurul salonunda olmadıkları halde tam 76 iktidar vekili için sahte imzalı pusulalar verilmişti.
👉Biz de bunu tespit ederek tutanaklara geçirdik ve Meclis kapandı.
🇸🇦Suudi şirketlere verilecek kapitülasyonları onaylayan yasayı bugün tekrar getirdiler.
💡Bu kez iktidarın kalkan elleri ile "KAPİTÜLASYON Yasası" onaylandı.
👇Araplara verilen imtiyazların nelere mâl olacağını, Gazi Meclis’in çatısı altında, tarihe not düşmek için tek tek anlattık.
@netanyahu 'yu bitiren kim-ler..?
ÇİN, RUSYA, İRAN, İSPANYA ve son olarak İNGİLTERE !
Peki, Türkiye ne yaptı ?
İsrail 'e iğne-den, ipliğe destek verdi ve vermeye devam ediyor!
Uzatmayım:
Rahmetli Mustafa KOÇ ne demişti.?
Türkiye, İsrail'e göbekten bağlı.!
https://t.co/MVQvo0C3ef
Mersin'e liman ziyareti gerçekleştiren İtalyan donanma gemisinin Refah Şehitleri Anıtını ziyaret etmemeleri ve gerek Genelkurmayın gerekse Savunma Bakanlığımızın Şehitlerimiz adına paylaşım yapmamaları manidar ve üzücü... @cemgurdeniznet
https://t.co/6wGE1Ggcgm
🗓️ 20-23 Haziran 2026
İtalya Deniz Kuvvetlerine ait 🇮🇹 ITS Marceglia gemisi Mersin Limanı'nı ziyaret etti.
İtalya Akdeniz Güvenliği Harekâtı Taktik Komutanı Tuğamiral Davide Da Pozzo ve ITS Marceglia Komutanı Yarbay Nicola Petrecca, 21 Haziran 2026 tarihinde Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Soner Kazankaya’ya makam ziyareti gerçekleştirdi.
#MillîSavunmaBakanlığı
Elmas da cam parcasıdır.
Ama!
Pencere camı değildir.
2005 de @RTErdogan 'ın ikinci ve 3. kez Israrla teklif ettiği MİT Başkanlığını neden kabul etmediğim bugün ülkenin getirildiği nokta gözler önüne serdi.
$ 1,64 > 46 liraya
Dış borçlar $130 dan $575 milyara
Memleket🔥🔥🔥🔥🔥🔥
Pek az kişinin bildiği bir konu📍
5 Göz üyesi ülkeler ve ECHELON
🇺🇸 Amerika Birleşik Devletleri (NSA)
🇬🇧 Birleşik Krallık (GCHQ)
🇨🇦 Kanada (CSEC)
🇦🇺 Avustralya (ASD)
🇳🇿 Yeni Zelanda (GCSB)
.....
Bugün Türkiye (MİT) artık 6. Üye değil!
Peki, neden değil?
With our Five Eyes partners, we have published a joint statement warning organisations they have months - not years - to protect their systems from the accelerating cyber threat driven by frontier AI.🧵
To read the full statement⬇️
https://t.co/bxh0W4smpM
34 yaşında Teşkilatı Mahsusanın tarihinde en genç atanmış MİT Müsteşarına karşı itibar suikastları düzenler, CIA Ajanı Vatan Haini ilan ederseniz sonuçları ÇÖKÜŞ olur...
Kaldı ki ECHELON'u Türkiye 'ye kazandıran ve personelin ABD de eğitimine kadar cebimden karşılama-ma rağmen..!
In May, Director GCHQ Anne Keast-Butler delivered our first ever annual lecture from our wartime home at Bletchley Park.
Find out more here ⬇️
https://t.co/gw3jvcoU1s
Halaoğli @RTErdogan ; zat-ı âline karşı her alanda 30 yıldır sürekli haklı çıkmaktan gerçekten pek mutsuzum.
Bir kez de "Allah benim ömrümden alsın sana versin" dediğin Şahsımı mutlu etmeyi denersen zati alinde mutlu olur.
Son 2 haftada, Akdeniz'de Meis'ten Karadeniz'de Kilyos sahillerine dek yaşanalar küresel jeopolitik gelişmelerin kaçınılmaz bir yansımasıdır. Gerileyen hegemonya içerde ve dışarda yarattığı kışkırtma ve kumpaslar ile yeni düzende yer kapmaya çabalıyor.
Türkiye adeta iki cepheden sıkıştırılmaktadır.
7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde ülkemizde yapılacak NATO zirvesine kısa süre kala yaşanan olaylar üst üste okunduğunda Ankara’ya karşı Ege’den Karadeniz’e ciddi bir baskı stratejisinin uygulandığını görmekteyiz. Çünkü bugün Türkiye, kağıt üzerinde NATO üyesi olsa da sahada ve masada birçok konuda fiilen NATO müttefikleriyle karşı karşıya gelmektedir.
Ege’de bayram öncesi icra edilen EFES-2026 Tatbikatı yalnızca bir askeri eğitim faaliyeti değildi. Türkiye'nin gerek silahlı kuvvetleri gerekse savunma sanayi yeteneği ile son yıllardaki en kapsamlı müşterek kuvvet gösterilerinden biri olarak Ege ve Doğu Akdeniz'de caydırıcılık iradesinin ilanıydı. Bu gelişme Mavi Vatan Yasası ile birlikte okunduğunda daha da güçlü bir mesaj sunmaktaydı.
Tatbikat sonrasında Milli Savunma Bakanının Ege'de ve Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatlerimizi korumaya ve hiçbir geri adım atılmayacağına dair açıklaması önemliydi.
Ancak dikkat çekici olan, tam da bu güçlü mesajın ardından bölgedeki kışkırtmaların hız kazanması oldu. Yunanistan'ın İsrail ile askeri ve stratejik yakınlaşmasını derinleştirmesi, yeni silahlanma programları açıklaması, Ege ve Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı söylemlerin Yunan devlet adamları ve siyasetçileri düzeyinde artırması dikkat çekerken, Meis üzerinde ve Türkiye kıyılarına son derece yakın bölgelerde Yunan savaş uçaklarının gerçekleştirdiği kışkırtıcı faaliyetler gerilimi yükselten gelişmeler arasında yer aldı.
Diğer yandan İyon Denizi'nde Amerikan enerji devi Chevron'un Libya kıta sahanlığı ve Kıbrıs çevresinde Libya ve KKTC'nin haklarını dikkate almadan yeni lisans alanları elde etmesi, Doğu Akdeniz'deki enerji mücadelesinin hızlandığını göstermektedir. ABD ve küresel finans kapital açısından Hürmüz Boğazı çevresindeki krizler ciddi bir baskı yaratmaktadır. Washington, tarihinin en düşük stratejik petrol rezerv seviyelerinden birine gerilemiş durumdadır. Bu nedenle Doğu Akdeniz'de yeni enerji kaynaklarının süratle dünya pazarlarına ulaştırılması stratejik öncelik haline gelmiştir. Fakat bu denklemde temel engel Türkiye'dir.
Türkiye hem coğrafi konumu hem de Mavi Vatan yaklaşımı nedeniyle Doğu Akdeniz enerji jeopolitiğinin merkezinde bulunmaktadır. Bu nedenle Ankara'nın manevra alanını daraltmak isteyen çevreler aynı anda farklı cephelerde baskı kurmaktadır.
Diğer yandan Türkiye’nin Montrö rejimi sayesinde İkinci Dünya Savaşında sergilediği aktif tarafsızlık rejimi NATO’nun başta İngiltere olmak üzere Rus karşıtı yeminli şahin cephe tarafından eleştirilmektedir. Maalesef içimizde milli ve NATO cephesi arasında bilek güreşi yaşanmaktadır. Bu çelişki zirve yaklaştıkça aratacaktır.
Tam da bu süreçte Karadeniz'de 28 Mayıs 2026 tarihinde Kilyos açıklarında, Türkiye'nin yetki ve sorumluluk alanında üzerinde Ukraynaca işaretler taşıyan BEEK sınıfı insansız deniz aracıyla petrol tankerlerine yönelik saldırılar gerçekleştirildi. Bu saldırının verdiği mesajın yalnızca Rusya'ya yönelik olduğunu düşünmek eksik bir değerlendirme olur.
Asıl mesaj Türkiye'ye verilmektedir. Rusya’nın Kiev’e yönelik askeri strateji değişikliğinin ilan edildiği, Haziran ilk haftasında Rusya Ukrayna cephesinde çok önemli gelişmelerin yaşanacağı konjonktürde Türkiye NATO ve AB şahinleri tarafından adeta tehdit edilmektedir.
Hedef alınan Türk bayraklı olmayan gemiler Rus gölge filosu kapsamında olabilir. Ancak burada endişe konusu gemilerin aidiyeti değildir. Türkiye'nin karasuyu içinde yani aktif tarafsızlık politikası izleyen bir ülkenin egemenlik alanında ticaret gemilerine yönelik silahlı saldırının gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bu durum yalnızca deniz ve çevre güvenliği açısından değil, silahlı çatışma hukuku ve terörle mücadele hukuku açısından da son derece ciddi bir egemenlik ihlali niteliği taşımaktadır. Çünkü silah taşımayan ticaret gemilerine yönelik bu tür saldırılar, doğrudan bölgesel istikrarı, çevreyi ve deniz ulaştırmasının güvenliğini hedef almaktadır.
Nitekim benzer bir olay 26 Mart 2026 tarihinde yaşanmıştı. İstanbul Boğazı yaklaşma sularında, Karasu-Kilyos hattına yakın bölgede, yaklaşık 1 milyon varil ham petrol taşıyan Altura tankerine yönelik saldırı gerçekleştirilmişti. O tarihte bunun sıradan bir olay olmadığına dikkat çekmiş ve verilen mesajın Türk Boğazlarının güvenliğinin test edilmesi, Türkiye'nin büyük bir çevre felaketi tehdidiyle karşı karşıya bırakılabileceğinin gösterilmesi ve Karadeniz'deki savaşın Türkiye kıyılarına doğru yaklaştırılması olduğunu ifade etmiştim. İki ay sonra aynı bölgede benzer yöntemlerle yeni saldırıların gerçekleşmesi göstermektedir ki, 26 Mart münferit bir olay değildir. Maalesef tarih tekerrür etmektedir.
NATO Zirvesi yaklaşırken Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerini bozmak, Ankara'yı Karadeniz'de daha sert bir NATO çizgisine çekmek ve Türkiye'nin denge politikasını zayıflatmak isteyen çevrelerin baskılarını artırması şaşırtıcı olmayacaktır.
Özetle Türkiye bugün Ege'de İsrail, GKRY ve Yunanistan üzerinden, Karadeniz'de ise Ukrayna ve bazı NATO ülkeleri üzerinden eş zamanlı baskıyla karşı karşıyadır.
Bunun yanında içeride de Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğini zayıflatabilecek etnik, mezhepsel ve kimlik temelli fay hatlarının yeniden hareketlendirilmesi riski bulunmaktadır. Ana muhalefet partisinin yaşadığı iç krizler ve parçalanma eğilimleri de bu açıdan dikkatle izlenmelidir. Çünkü büyük jeopolitik baskı dönemlerinde devletlerin en kırılgan noktası dış cephe değil, iç bütünlükleridir.
Bugün yaşanan son derece hayati ve ciddi dış / güvenlk politika konularında ana muhalefetin değil katkısı yorumu dahi olmamaktadır. Dolayısı ile NATO ve AB konularında Türkiye’de iktidar görüşüne anti-tez üretilememektedir. Bu durum çöken batı hegemonyasının arayıp da bulmayacağı bir fırsat sunmaktadır.
Önümüzdeki haftalarda Türkiye'nin karşılaşacağı temel sınama, Yunanistan ve NATO’nun Ege, Akdeniz ve Karadeniz kışkırtmalarına ve sahte bayrak kumpaslarına kapılmamak, Karadeniz'de tırmanan gerilimin tarafı haline gelmemek, Montrö rejimini korumak ve iç siyasi ayrışmaların milli güvenlik zafiyetine dönüşmesini engellemektir.
İç cepheyi sağlam tutamazsak dış cepheyi kaybederiz. Tarih en büyük öğretmendir. Tam da 101 yıl önce yaşanan Musul vakası bize ders olmalıdır. Lozan'da çözülemeyen petrol zengini Musul, 1925 yılında Türkiye ile İngiltere arasında ölümcül bir jeopolitik mücadeleye dönüşmüştü. Ankara, Misak-ı Millînin son büyük davasını savunuyordu. İngiltere ise Musul'u Irak Mandası içinde tutmak istiyordu. Milletler Cemiyeti'nin Musul incelemesi 11 Şubat günü başladı. İki gün sonra 13 Şubat 1925'te Şeyh Said Ayaklanması patladı. Tesadüf mü? Hayır. İsyan Türkiye'nin bütün dikkatini doğuya çevirdi. Musul'a odaklanan Ankara, bir anda içerideki tehditle uğraşmak zorunda kaldı. Sonuçta Musul üzerindeki baskı gücü zayıfladı, İngiltere ise istediğini aldı.
Türkiye'nin ihtiyacı yeni dünya düzeni kurulurken içerde ve dışarda yeni cepheler açmak değil, devlet aklını korumaktır.
SUNİ KARİZMA FENA ÇİZİLDİ !..
🔻Karadeniz'de İHA saldırısı sonucu Panama bandıralı Türk kuru yük gemisi 'Victress' isabet almış.
Saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Ukrayna, saldırıyı Rusya'nın gerçekleştirdiğini iddia etmiş..!
🔗https://t.co/gul49shgBA…
MİT ve MHP Genel Başkanlığını kabul etmediğim halde...!
Şahsım hakkında Amerikan casusu istihbaratçı Albay, @CIA Ajanı vatan haini yakıştırmaları, iftiraları, itibar süikastlarının tesadüf olmadığı bir kez daha kanıtlanmış oldu...
Fetullahçı olarak bilinen kanalların hep bir ağızdan FİDAN 'ı olası AKP nin yeni lideri olarak göstermeleri tesadüf değil.
Çünkü, MİT'e atanacağı zaman karşı çıktığımda CB @cbabdullahgul istiyor, dediler..!
https://t.co/Z6pTMfiJe4
Herhalde Amerika, İngiltere İsrail ve Rusya, Şahsımı isteyecek halleri yoktu!
Bakın, çok genç yaşta akıllara zarar bir çok önemli pozisyonu ve üst düzey görevleri kabul etmedim. Buna #MOSSAD 'ın teklif ettiği Devlet Başkanlığı dahil...
https://t.co/V8DhmIRkux
Türkiye 'nin son 6 aylık faiz gideri yaklaşık 1,5 trilyon TL gibi!
THY Piyasa değeri 453,84 milyar TL
TURKCELL 255,20 milyar TL
TÜPRAŞ 471,39 milyar TL
TELEKOM 224 milyar TL
Arçelik 70,14 milyar TL
=
1 trilyon 474 milyar TL
Memleket💣💥🔥🔥🔥🔥🔥🔥🔥
https://t.co/wSgYawzo2u