Cuma sabah ofiste enerji farklı. Herkes daha rahat, gülümsemeler daha gerçek. Müdür bile toleranslı. Neden? Çünkü herkes yarın özgür olacağını biliyor. Beyaz yakanın en mutlu olduğu an iş yaparken değil, işin biteceğini bildiği an. Bu mutluluk değil, rahatlama.
4 gün boyunca insan gibi yaşadın. Uyanmaya alarm değil vücudun karar verdi. Gün içinde kendi planın vardı. Şimdi bitti. Bugün o masaya döndün ve fark ettin: tatil bitince değil, tatilde hissettiğin özgürlük bitince acı başlıyor. 4 gün gerçek hayat yaşadın, şimdi role geri dön.
Pazartesi sabah ilk iş: mail kutusunu açmak. 47 okunmamış mail. Yarısı seni ilgilendirmiyor ama hepsini okumak zorundasın. Çünkü birinde müdür seni etiketlemiş olabilir. Beyaz yakanın sabahı kahveyle değil, kaygıyla başlıyor.
Cuma öğlen herkes aynı şeyi yapıyor: telefona bakıyor, saati kontrol ediyor, “az kaldı” diyor. 5 gündür beklediğin an yaklaşıyor ama eve gidince ne yapacağını bilmiyorsun. Çünkü beyaz yaka hafta içi o kadar tükeniyor ki hafta sonunu planlamaya bile enerjisi kalmıyor.
Ofiste herkes "takım oyuncusu" olmak zorunda. Ama takımda herkes kendi derdinde. Birisi terfi peşinde, birisi işten atılmamaya çalışıyor, birisi sadece saati sayıyor. Takım ruhu değil bu, herkesin ayrı hayatta kalma stratejisi.
Akşam 7. Eve geldin. Yorgunsun ama ne yaptığını sorsan hatırlamıyorsun. 10 saat geçti, hepsi bulanık. Mail, toplantı, telefon, rapor. Hiçbiri senin için değildi. “Kendime vakit ayıracağım” diyorsun ama koltuğa oturunca uyuyakalıyorsun. Beyaz yaka yaşamıyor, günü tamamlıyor.
Her sabah aynı sahne: alarm, duş, yol, ofis. Dün ne yaptığını hatırlamıyorsun çünkü bugün de aynısı. Beyaz yakanın hayatı tekrar tuşuna basılmış film gibi. Sahneler değişmiyor, sadece tarih değişiyor.
Bugün kaç saat çalıştın? 9. Kaç saati sana aitti? 0. Sabah patronun önceliği, öğlen müşterinin acili, akşam yarının hazırlığı. Kendi hayatın hep erteleniyor. “Bu hafta sonu yaparım” diyorsun ama hafta sonu da toparlanmaya gidiyor. Beyaz yaka zamanını satıyor ama zaman almıyor.
@maashesabi Kapıcı 120-130K kazanıyor, kira ödemiyor. Aynı sitede oturan beyaz yaka 80K alıyor, 30K kira veriyor. Biri çöp topluyor, diğeri toplantıda çürüyor. Ay sonunda kapıcının cebinde daha çok para kalıyor. 4 yıl üniversite okuyan bunu duymak istemiyor ama gerçek bu.
@maashesabi Astsubay 91K, eşi memur, ikisi de çalışıyor. Yine de “şükür” diyor. 2 senede bir tayin, aileden ayrıl, doğuda tek yaşa. Buna kariyer değil fedakarlık diyorlar. Ve adam bunu gençlere tavsiye edemiyor. Sistem kendi insanını bile ikna edemiyor.
Pazartesi sabah "günaydın" diyorsun ama iyi bir şey yok. Sadece herkesin söylediği bir kelime. Günaydın değil, 5 gün geri sayım başladı. Beyaz yakanın selamı bile sahte.
@OmerAli_co Güzel tavsiye ama beyaz yakanın gerçeği farklı. Misyona bağlan diyorsun, adam kiraya bağlı. Amaca bağlan diyorsun, adam krediye bağlı. Huzurunu koru diyorsun, adam maaşını koruyor. Önce hayatta kal, sonra misyon bul. Sıralama bu ülkede böyle işliyor.
Pazar gecesi saat 10. Alarmı kuruyorsun ama uyku gelmiyor. Kafanda yarının toplantıları, cevaplamadığın mailler, bitmeyen projeler dönüyor. Herkes "erken yat dinlen" diyor ama beynin kapanmıyor. Beyaz yakanın uykusuzluğu yorgunluktan değil, kaygıdan.
@derinbirneffess “Kimse çalışmak istemiyor” değil, kimse sömürülmek istemiyor. Beyaz yaka 50 saat çalışıyor, 40 saatlik maaş alıyor, mesai parası yok. Sabah karanlıkta çıkıyor, akşam karanlıkta dönüyor. Çocuğunu uyurken görüyor. Buna hayat değil, vardiya diyorlar. Sistem kırık, işçi değil.
@kaantimurpa Y kuşağı enayi değil, çaresizdi. “İşin olsun yeter” diye büyütüldük. Z kuşağı hakkını istiyor diye şımarık değil, bilinçli. Kavga nesiller arasında olmamalı. İki kuşak da aynı masada oturuyor, ikisinin de tabağı boş. Sorun kuşak değil, tabağı doldurmayan sistem.
@maashesabi Cumartesi pazar tatil, remote çalışıyor ama yazılımcının mesaisi saate bağlı değil. Gece 11’de bug çıkınca “yarın bakarım” diyemiyorsun. Slack bildirimi gelince tatil bitiyor. Remote çalışmak özgürlük değil, evin ofise dönmesi. Mesai bitmiyor, sadece mekan değişiyor.
@maashesabi KPSS’de 97 al, 80 saat mesai yap, izin kullanma, 108K al. Yanındaki ofiste beyaz yaka aynı parayı alıyor mesaisiz. Sistem liyakati ödüllendirmiyor, pozisyonu ödüllendiriyor. 97 puan alan adam 80 saat mesai yapmasın, 80 saat mesai yapan adam 97 puana ihtiyaç duymasın.
Cumartesi öğlen uyandın. İlk düşüncen “bugün ne yapayım” değil, “pazartesi ne yapacağım.” Beyaz yaka hafta sonunda bile planlıyor ama kendisi için değil, iş için. Hobi mi? Vakit yok. Arkadaş mı? Enerji yok. Tek planın dinlenmek ama dinlenince de suçlu hissediyorsun.
@KadirCalimbay Ve izin isteyince “bugün mü olmak zorunda” bakışını yiyorsun. Dişin ağrıyor ama randevu mesai saatinde. Noterden imza atacaksın ama 5’te kapanıyor. Beyaz yaka hayatı yaşamıyor, hayattan izin almaya çalışıyor. Sistem seni çalıştırmak için kurulmuş, yaşaman için değil.
@maashesabi 17 yıl hizmet, 84K maaş, mesai parası yok, izin yok, 14 saat sokakta. Beyaz yaka ofiste mutsuz ama en azından masası var. Bu adam sokakta can güvenliği yok, maaş güvenliği de yok. 17 yıl verdiysen devlete, devlet sana ne verdi? Diploması da var, kıdemi de. Karşılığı bu mu?