Efirlerde İsrail propagandası yapan Azerbaycan’daki medya ve yorumculara İlham Aliyev’den okkalı şamar!
Cumhurbaşkanı diyor ki: “Bize hiç kimse yardım etmedi. Dışarıda da bizi hiç kimse himaye etmiyor. Silahı da kendi paramızla aldık.”
Gece gündüz ekranlarda Azerbaycan’ın dışarıda İsrail tarafından himaye edildiğini, zaferi İsrail’in verdiği silahlarla kazandığımızı söyleyenlerin gözüne bu açıklamayı sokun!
Son bir haftadır ekranlardan İsrail propagandası yapanlara Azerbaycan Cumhurbaşkanı’ndan muhteşem cevap! Sosyal medyada ve ekranlarda bazı kişiler bunu başka yerlere çekmeye çalışsa da Cumhurbaşkanı’nın bugünkü açıklamasının mesajı bana göre gayet açık.
Cumhurbaşkanı diyor: “Parasını verip silahımızı aldık.”
Bizim ne İsrail lobisinin himayesine ne de birilerinin himayesine ihtiyacımız var. Azerbaycan kendi gücüne, kendi ordusuna ve kendi halkına güveniyor.
Biz bu zaferi de birlikte kazandık — Azerbaycan, Türkiye, Pakistan ve bütün Türk dünyasının manevi desteğiyle.
Şimdi ekranlarda durmadan “Azerbaycan’ı dışarıda İsrail himaye ediyor”, “silahlarımızı İsrail’den alıyoruz” diyenler bu açıklamaya ne diyecek?
Bu açıklamayı dikkatle dinleyin ve cevabını kendiniz verin!
Not: Ben Cumhurbaşkanı’nın bu sözlerini, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada “Sen-ben yok, biz varız. 10 milyon Azerbaycan, 85 milyon Türkiye — biziz.” demesinden yola çıkarak okudum. O “biz” bu fikirdir. Bu “biz”in içinde Türkiye, Pakistan ve bütün Türk dünyası var. Ama İsrail yok.
İlham Aliyev'in konuşmasını kırpıp servis ettiler.
Konuşmasının devamında, yanımızda olan tek ülke Türkiye'di dedi.
Daily diye başlayan operasyonculara prim vermeyin.
👇👇👇👇👇
Ankara’da bir araç muayene istasyonunda yaşanan ve maalesef bir polis memurumuzun hayatını kaybetmesiyle neticelenen hadise, hepimizi derinden üzmüştür.
Yaşanan olayda hem insani açıdan büyük bir vicdansızlık, hem de kurumsal ciddi bir yönetim zaafiyeti olduğu açıktır. ‘İş akdini feshetmek’ vs klişe bir mesaj yayınlamak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz.
Polisimizin, bir aile babasının ve herşeyden önce bir vatandaşımızın böyle bir vandallıkla hayatını kaybetmesinin hesabı mutlaka sorulacaktır. Sürecin tamamı, polisimize uzanan TÜM ELLER cezasını buluncaya kadar titizlikle takip edilecektir.
Polis Memurumuz Melih Okan Keskin’e Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Türk Polis Teşkilatımıza başsağlığı diliyoruz.
5. Dönem Polis Meslek Yüksekokulu Mezunları Takdiri Hak Ediyor!
Devletin omurgasını ayakta tutan en önemli unsurlardan biri, görevini yalnızca kanunla değil vicdanla da yerine getiren polis teşkilatıdır. Bu teşkilatın içinden yetişen 2007 yılı 5. Dönem Polis Meslek Yüksekokulu mezunları, yalnızca üniformanın vakarını taşımakla kalmamış; aynı zamanda kardeşliğin, dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerini sergilemişlerdir.
Onlar, ihtiyaç anında bir ilaç için Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna koşmuş; bir kıyafet, bir kan, bir tablet, bir sinema biletiyle arkadaşlarının ve şehit çocuklarının yarasına merhem olmuşlardır. Gösterişten uzak, sessiz ama güçlü bir dayanışma ruhuyla birbirlerinin eksiklerini gidermeyi kendilerine şiar edinmişlerdir.
☑️ 2014 yılında üniversite okuyan 24 şehit çocuğuna burs vererek geleceğe umut olmuşlar, şehit ailelerine maddi destek sağlamışlardır.
☑️ 2017’de iki şehit ailesine kurban, beş şehit çocuğuna bayramlık kıyafet ulaştırarak bayram sevincini paylaşmışlardır.
☑️ 2023’te depremde evi yıkılan 45 devrelerine 250 bine yakın destek sunarak kardeşliğin en somut örneğini göstermişlerdir.
☑️ 2024’te SMA hastası üç polis çocuğuna maddi destek vererek hayat mücadelesine omuz vermişlerdir.
☑️ 2025’te devrelerinin kızı Zülal İmal’ın hatırasına 360 fidan bağışlayarak bir hatıra ormanı kurmuş, vefayı doğaya nakşetmişlerdir.
☑️ 2026’da şehit olan, kazayla, hastalıkla veya eceliyle hayata veda eden 64 polis için 64 koli erzak dağıtarak ruhlarını hayırla yâd etmişlerdir.
☑️ Son olarak, gazeteci Cüneyt Özdemir’e vefa göstergesi olarak, annesi Hamiyet Özdemir’in ruhuna 500 kişiye çorba, 500 öğrenciye lokma ikram etmişlerdir.
Bu tablo, yalnızca bir devrenin hikâyesi değildir; bu tablo, Türk polisinin vicdanının, kardeşliğinin ve vefasının hikâyesidir. 5. Dönem mezunları, reklam ve gösterişten uzak durarak, sessiz ama derin bir şekilde toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerini vermiştir.
Bugün bizlere düşen, bu asil duruşu takdir etmek ve onların sergilediği kardeşlik ruhunu toplumun her kesimine örnek göstermektir. Çünkü milletin gerçek gücü, zor günlerde birbirine omuz verebilmesinde saklıdır.
5. Dönem Polis Meslek Yüksekokulu mezunları; sizler yalnızca bir devre değil, aynı zamanda vefanın, dayanışmanın ve devlet-millet kaynaşmasının yaşayan abidelerisiniz.
İyi ki varsınız!
@YalcinDoganVHP@cuneytozdemir@urasdeniz@polis_merkezi@PolisGundem@polisplatform
Çocukken babasını kaybeden dededen, kendisi gibi çocuk yaşta babalarını kaybeden torunlarına:
“Onlara baktığım her an, kendi çocukluğumu tekrar yaşıyorum.”
@meleklerinpayi Sayın Burkay o yıllarda imamhatip lisesi mezunlarına ortaöğretim başarı puanı düşük verilmekte ve haksızlık yapılmaktaydı. Bununla ilgili olabilir.