Fon vurgununu araştırmak için TBMM’ye önerge veriyoruz, AKP’liler “DDK zaten inceliyor.” diyor.
DDK Başkanı kim?
Borsa İstanbul yönetim kurulu eski üyesi. Kendi dönemini denetleyebilir mi?
Kurumlar bu kadar işin içindeyken, DDK’nın denetimi mümkün değildir.
Fon Kurulu da bağımsız değildir. Kurulda AKP’li isimler var.
Dolayısıyla, teknik kısım için bağımsız bir kurul oluşturulmalıdır. Ayrıca TBMM’de bir Araştırma Komisyonu kurulmalı ve milleti ilgilendiren bu husus milletin temsil edildiği yerde görüşülmelidir.
Ya paşa gönlü istemezse?
Rahmetli Ecevit, 2001 krizinde 20 gün içinde durumu toparlamış ve Derviş’i bakan olarak atamıştı. Koalisyon hükümetinin Başbakanı’ydı karşısında anlaşmazlık yaşadığı bir Cumhurbaşkanı, bağımsız bir medya, bağımsız bir yargı ve hükümeti her fırsatta eleştiren bir muhalefet vardı. Dervişin atanmasıyla piyasalar hızlı bir şekilde toparlanmış , kurlardaki ateş sönmüş, Borsa yükselmeye başlamıştı.
Ecevit’in elinde bugünkü kadar güç yoktu ama sorumluluk alma iradesi vardı.
Bugün ise bütün yetkiler tek elde toplanmış durumda. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle hızlı karar alınacağı, bürokrasinin aşılacağı, sorunların anında çözüleceği söylendi.
Kriz bile değil kendi elleriyle yarattıkları fon rezaleti tam bir aydır ülke gündeminde, fonlarda yüz binlerce insan mağdur olmuş. Borsa bir aydır düşüyor, milletin birikimi eridi, Şirketler değer kaybetti, yatırımcıların güveni sarsıldı.
Peki, bu kadar yetkiyle ne yapılıyor? Kim hesap veriyor? Kim görevden alınıyor? Kim sorumluluk üstleniyor? Piyasaya güven verecek hangi somut adım atılıyor?
Ne görevden alabiliyor ne birini atayabiliyor. Muhalefet mi engel? Yargı mı kanunlar mı? Sorarsan hızlı karar alıp uygulamak için eline bütün yetkileri topladı. Sonuç ne? Tek adama bütün yetkiyi verirsen onun keyfini beklersin!
Ya paşa gönlü istemezse?
Fon rezaletinde intihar eden var, iflas eden var ama istifa eden yok!
Gazeteciler tutuklanıyor ama bırak tutuklanmayı görevden alınan bir tane bile yönetici yok!
İşi bulaştıranlardan işi temizlemesini bekleyen kafada akıl yok!
Utanma yok, ar yok, haya yok, korkma yok…
Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Sayın Tanju Özcan'ı ziyaretim sonrası Halk TV'ye kayyum atanması, Yemen'e asker gönderilmesi, Anayasa'nın çiğnenmesi konularında gazetecilerin sorularını yanıtladım.
Askere gidenler nasıl işini gücünü bırakıyorsa, sigortası bile olmadan vatana hizmet ediyorsa
Cumhurbaşkanı ve yardımcıları ile
Bakanlar ve hatta milletvekilleri her türlü gelir getirici iş yapmaları yasaklansın
Bunların birinci derece yakınları da üst kademelerde bürokrat olamasın.
Ülkeyi yönetmeye niyetli olanlar bu şartlarla görev alsın ki bizler de onların gerçekten vatansever insanlar olduğunu bilelim
(Mecliste yedikleri yemek bedava bile olsa razıyım)
İşte o zaman; ekonomi de, eğitim de, futbol da, sağlık da aklınıza ne geliyorsa her şey yoluna girer.
😡😡😡Türkiye'de neler yaşanıyor, İZLEYİN.❗❗❗
😡Artık Mahkemelerin de bir anlamı kalmadı.
😡 Söz de bitti, sabırda bitti.
😡 Zerre kadar vicdanın kaldıysa, (destek olanları tenzih ederim) ve bu topraklarda yaşıyorsan, herkese ulaştır, yorum yap, gündeme taşı, sayfamı takip et.
❗❗❗ Ben kimseye hakaret etmiyorum, herhangi birisi küfür, hakaret ederse yüz misli karşılığını alacaktır.😡😡😡
@RTErdogan@tcbestepe@csbgovtr@murat_kurum@TCEnerji@aBayraktar1@abakingurlek@ervalilik@drhamzaydogdu@EsrefDemirT
Sayın Cumhurbaşkalığından ricamdır:
Eğer bu konuda uzman bir kurul kurulursa bizler hem Finans konusunda bilgili, hem şeffaf, hem vatansever, hem de kod yazabilen kişiler olarak 24 saat içinde son 5 yılda bu işin içinde olan tüm hesapları ortaya çıkarırız.
Son 1 ay bir çok şeyi saklı bırakacaktır.
Saygılarımla.
https://t.co/8JxQi4SJEx
4 Nisan 2017’de, Şırnak’ın Gabar Dağı bölgesinde jandarma operasyonu sırasında PKK’nın tuzak kurduğu el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu Gazi olan Ebubekir Durmuş.
❗️Vatan Size Minnettar!
🔴 #SONDAKİKA
İstanbul Sefaköy’de ikamet eden Uygur Türkü Akide İsmail, 29 Eylül sabahı, sabah namazından önce emniyet birimleri tarafından gözaltına alındı.
Aksu doğumlu ve uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan Akide İsmail’in iki çocuğu bulunuyor.
Ailesi, gözaltı sürecinin açıklığa kavuşturulmasını ve Akide İsmail’in çocuklarıyla yeniden bir araya gelmesini talep ediyor.
Ailenin çağrısının duyurulması için paylaşılması rica olunur.
Via ; Uygur_report
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.