“Gülistan Doku dosyasında ifade veren vali,
Kızılay başkanın kızına çıkan hapis cezası…
Adalet mi işliyor, yoksa seçim kampanyası mı yürütülüyor?”
#gülistandoku#kızılay#zehrakınık
Her şeyin başladığı ve bittiği ince çizgideyim..
Ne devam edebiliyorum ne de bitirebiliyorum..
Ne gidebiliyorum ne de dönebiliyorum..
Ne çıkabiliyorum ne de kalabiliyorum..
Öyle be kes öyle çaresiz, yalnızca duruyorum..
Tüm vatandaşlarımıza müjde!
Mücadelemiz sonuç verdi.
AK Parti’nin 1 Şubat 2025’ten itibaren konutların elektrik faturalarına yaptığı devasa zamla ilgili Tüketici Hakem Heyetlerine itiraz edilmesi çağrısında bulunmuştuk.
Kamuoyuyla bir itiraz dilekçesi örneği paylaşmıştık.
Sonuç⬇️
AK Parti’nin devasa elektrik faturası zammı Tüketici Hakem Heyeti tarafından ayıplı bulundu!
Ayıplı zam tutarının başvuru sahibi vatandaşa faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verildi.
Bireysel başvuru yapılarak fahiş fatura zamlarının iptal edilmesinin yolu açıldı.
Ne olmuştu?
2024’de elektrik kullanımı 5.000 kWh’ı geçen konut abonelerinin, 2025’den itibaren faturalarına %96 zam yapılmıştı.
Ancak zammın hangi tüketim miktarları için konutlara yapılacağı konusundaki bilgilendirme vatandaşa 7 Kasım 2024 tarihinde ilan edilmişti.
Yani bilgilendirme, vatandaşın elektrik tüketim miktarlarıyla ilgili tedbir alması mümkün olamayacak şekilde geç yapılmıştı.
AK Parti vatandaşı bilerek ve isteyerek zam tuzağına düşürmüştü!
Bu soyguna itiraz ettik!
Paylaştığımız, Elektrik Mühendisleri Odası’nın hazırladığı dilekçeyle;
22 Mart 2025’de bir vatandaşımız Mersin’de konuyla ilgili bir itiraz başvurusu yaptı.
Ardından Tüketici Hakem Heyeti kararını verdi⬇️
AK Parti’nin yaptığı elektik zammını ayıplı buldu!
Ayıplı zam tutarı olan 2.305 TL’nin yasal faiziyle birlikte vatandaşa geri ödenmesine karar verdi.
Zamdan mağdur olan tüm vatandaşlarımıza çağrıda bulınuyorum!
Burada paylaştığım dilekçe örneği ve yüksek gelen elektrik faturalarınızla birlikte Tüketici Hakem Heyeti’ne bireysel başvuruda bulunabilirsiniz.
Bu yolla haksız tahsil edilen fatura tutarlarının iadesini alabilirsiniz.
Hakkımızı arayalım, itiraz hakkımızı kullanalım!
Dilekçe Örneği: https://t.co/mJ92HDIEN1
📍Bu sadece bir intihar değil… Bu bir yok sayılmanın, bir manipülasyonun, bir sessiz çığlığın hikayesi…
Adı Nur Sena’ydı.
Ama herkes onu “İsra” olarak tanırdı.
Karanlıkla mücadele eden bir genç kızdı.
Yalnızdı, sevgisiz büyüdü… ama hep güldü.
Ta ki… güvendiği biri onu suistimal edene kadar.
İddialara göre
Bir üniversite hocası…
Bir öğrenciye ilgi gösterdi.
Sonra gizledi.
Kullandı.
Terk etti.
Ve Sena’yı… yalnızlaştırdı.
Sena, defalarca yardım sinyali verdi.
Kimse duymadı.
Şimdi soruyoruz:
Biri bu kıza ne yaptı?
Neden üç kez aynı üniversitede intihar etmek istedi?
Neden hâlâ kimse hesap vermiyor?
📢 Sena için adalet istiyoruz.
Bu dosya kapanmadı.
Sesi yükseltmek bizim elimizde.
Bu paylaşım bir çığlık olsun.
Adalet gelene kadar susma.
@YuksekogretimK@TC_icisleri@AliYerlikaya@adalet_bakanlik@yilmaztunc
Bir tane mezarın yok ki, on milyonların kalbine gömüleceksin. Hangi birini ziyaret edem, hangisine yüzüm sürem gardaş.
Git, yolun açık olsun abe can, her daim kıymetlimizsin. Ama gülüş değil ki, bıyık değil ki sana yakışsın; ölüm sana yakışmadı, olmadı gardaş.
İnsan hakları savunucuları olarak Sırrı Süreyya Önder’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Coğrafyamızda yaşanan tüm hak ihlallerine karşı mücadele ve akıl yürütmüş, yine coğrafyanın belki de çözülmesi en zor ve uzun mücadelesini inatla savunmuş, elini taşın altına koymuş, hatta bu yüzden sağlığını bile önemsememiş bir insandı Sırrı Süreyya.
#SırrıSüreyyaÖnder bu zor meseleyi dahi öylesine naif bir dile anlatmaya çalıştı, barış isteğini öylesine naif duygularla dile getirmeye çalıştı ki coğrafyada barışa karşı olan birçok kesimi bile barışa inanır hale getirmeyi başardı.
Sırrı Süreyya, kendisine yapılan tüm haksızlıklara, fikirleri nedeniyle cezaevine konulmasına, barış mücadelesinin engellerle karşılaşmasına rağmen barışa dair umudunu hiçbir zaman yitirmedi ve maalesef ki yaşamını da barış mücadelesi yolunda verdi.
Hastaydı, hasta olduğunu biliyordu, anevrizmasından söz etmişti canlı yayınlarda, “Kalbimiz elimizde barış için mücadele ediyoruz” demişti.. O, barış mücadelesini, yüreğini elinde tutarak verdi.
İnsan hakları savunucuları olarak yaşamın tüm alanlarına yayılan hak ihlallerinde yanı başımızdaydı. Barış mücadelemizde, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinde, Cumartesi Annelerinde her an yanı başımızda görmek mümkündü.
Çok yakın bir dostumuzu ve can yoldaşımızı kaybettik. Sırrı Süreyya önder her zaman bizimle birlikte yaşamaya devam edecek.
Sevgili İstanbullular,
Bugün yaşanan 6,2 şiddetindeki deprem dolayısıyla pek çok vatandaşımız aileleriyle birlikte parklarda toplandı.
Her bir park, afet ve felaketlere karşı canımızı koruyacağımız sığınaklar, toplanma alanlarıdır. Bunlardan en merkezi ve önemlilerinden olan Gezi Parkı'nın korunması bu nedenle önemliydi.
Parkın korunması için hukuki mücadelemizin bedeli 3 yıldır devam eden tutsaklığım oldu. Daha ne kadar sürecek bilmiyorum.
Parklarımıza ve deprem toplanma alanlarımıza sahip çıkalım. Hiçbir rant, insan canından önemli değil.
Silivri'den selamlar. Yenden geçmiş olsun.
Allah ülkemizi ve milletimizi korusun.
Gülhane Parkı’ndan az önce ayrıldım ve tutuklamaya sevk edilen Gazeteciler Timur Soykan ve Murat Ağırel’e destek olmak için Çağlayan’a gidiyorum.
Kısaca özetleyeyim: Bugün Gülhane Parkı’nda yüzlerce genç arkadaşımız harika bir buluşma organize etti, ben de konukları oldum. Onları dinledim, notlarımı aldım, hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Etkinlik bittikten sonra, gençlerle fotoğraf çektirip güzel dileklerimizi paylaşarak ayrılırken parkta bekleyen polis, hiçbir gerekçe göstermeden gençleri kalkanlarla ablukaya almaya başladı. Durumu fark edince ablukalardan birini zorlayarak içine dahil oldum ve bu hukuk garabetine, bu kanun tanımazlığa karşı genç arkadaşlarımızla birlikte direndik.
Ancak evine dönüş yoluna geçen gençlerin polis tarafından tamamen hukuksuz bir biçimde gözaltına alınmakta olduğu bilgisini Adliye yolundayken öğrendim.
Bugün olduğu gibi bu süreçte kanunsuz emirleri uygulayanlara, “ben emir kuluyum, bana bir şey olmaz” diyenlere sesleniyorum: Kanunsuz emirleri uygulamaya devam ederseniz, gerçek adalet ülkeye hakim olduğunda yargılanacaksınız.
Tüm parti örgütümüz ve avukatlarımız, gözaltına alınan gençlerin durumunu en yakından takip ediyor.
Ben de Çağlayan’da durumun netleşmesinin ardından gözaltıları takip etmek üzere gençlerin yanına gideceğim.
Bu karanlığı dağıtacağız. Mutlaka biz kazanacağız.