🔺Antep’te Milli Eğitim Akademisi’nde
TRT’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisinde rol alan Engin Altan Düzyatan’ın şu an sinemalarda olan filmi izletildi.
🔺Adaylar film için rapor yazacak ve bundan not alacak.
🔺Yoklama alındı, adaylar izlememek için bahçeye çıkıp QR kodunun açılmasını bekledi.
🔺Kültür, sanat etkinliğine AKP’li Şahinbey Belediye Başkanı gelip konuştu.
🗣️ Adaylar, “Soruşturma açılmasından korkuyoruz, fikirlerimizi söyleyemiyoruz, kültür, sanat bunun neresinde? Derse gelen bazı hocalar bakanın ikizi gibi konuşup gidiyor” diyerek uygulamaya tepki gösterdi.
YAPBOZA DÖNEN EĞİTİM SİSTEMİ
"Yirmi yılın sonunda Türk eğitim sistemi bir yapboza ve yamalı bohçaya dönüşmüştür; bu durumu büyük fotoğrafta ortaya koymak gerekiyor."
Milli Eğitim Akademisi’nde aday öğretmenler bir yıl eğitim alacak, henüz bir ay oldu, ancak konuştuğum adaylar sistemin ne kadar gerçek ifadeyle “kötü” olduğunu anlatıyor…
Bakanlık, adayların söylemini “bilinçli yıpratma” olarak görüyor ancak adayların ifadelerindeki gerçekler şöyle…
Açık uçlu soruya geçilmesi ne kadar adil bir değerlendirmeyi sağlayacak? Hocanın ideolojine göre soru/yanıt nasıl önlenecek?
Derslerin etkinliğine siyasi parti üyesi biri geldiğinde adaylara ne anlatacak?
Fakültedeki derslerin yüzde 90’ı ile aynı olduğu söylenen sistem adayların bir yılına ne katacak? İçinde emek, geride kalan hayat… varken…
En önemli şeylerden biri de adayların yeni sistemle motivasyonunun ortadan kalktığı görülüyor…
Eğer bir sistem olacaksa eksikleri içeren, gelişime dayalı, eleştirel bakan akademisyenlerin de sistemi üreten kişiler arasında yer alarak ortaya konulan bir uygulama olur… Ancak sistem hazırlanırken Bakanlığın politikasına “doğru” diyenler katıldı.
Eğitim fakülteleri dekanları konuşmaktan bile “korkuyor”, çekiniyor, geçen aylarda haber yaptım, çoğu görüş vermek istemedi… Bakanlıkta üst düzey görev yapmış, yıllarca öğretmen yetiştiren profesör, “fakülte baypas edildi” diyor… Fakülteler neden sessiz?
Böyle mi sistemin sorunlarına çözüm bulunacak?
Bakanlığın “akademi sistemini” yeniden gözden geçirmesi gerekir…
‼️Milli Eğitim Akademisi Bir Eğitim Politikası Değil, Öğretmene Güvensizlik Projesidir.
⚠️İlk Aylardan Bu Uygulama Çöp Olmuştur!
👉Yıllarca üniversite sıralarında dirsek çürütmüş, pedagojik formasyonunu tamamlamış, KPSS’ye hazırlanmış, alan sınavından geçmiş, mülakat engelini aşmış genç öğretmenlerimiz bugün bir kez daha “yetersiz” ilan edilmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Milli Eğitim Akademisi” adı altında hayata geçirdiği bu uygulama, öğretmeni geliştirme amacı taşımamakta; aksine öğretmeni değersizleştiren, üniversiteleri yok sayan, akademik emeği hiçe indiren bir anlayışın ürünüdür.
👉Bugün öğretmenlere fiilen söylenen şudur:
“Dört yıl okudunuz, sınavları geçtiniz, mülakatı aştınız ama biz size hâlâ güvenmiyoruz.”
⚠️Bu kabul edilemez.
👉Eğer eğitim fakülteleri öğretmen yetiştiremiyorsa bunun hesabı neden genç öğretmenlere kesilmektedir?
👉Madem üniversiteler yetersiz görülmektedir, o halde yıllardır verilen diplomaların, akademisyenlerin, öğretmenlik uygulamalarının anlamı nedir?
👉Devlet kendi yükseköğretim sistemine güvenmiyorsa, bunun bedelini yeni atanmış öğretmenlere ödetemez.
Bugün akademilerden yükselen sesler, bu sistemin daha ilk aşamada çöktüğünü göstermektedir.
‼️Tarafıma Ulaşan Öğretmenler:
•4 günde 9 sınava sokulduklarını,
•Sürekli ödev, form ve rapor yükü altında ezildiklerini,
•Psikolojik baskı ve korku ortamı oluşturulduğunu,
•“Bazılarınızı eleyeceğiz” denilerek tehdit edildiklerini,
•Ekonomik olarak tükenme noktasına geldiklerini,
•Kiralarını, faturalarını, yemek masraflarını karşılayamaz hale geldiklerini,
•Haftalarca ailelerinden uzak, belirsizlik içinde yaşadıklarını,
•Akademide kendilerini öğretmen değil adeta “itaat etmek zorunda bırakılan stajyer memur” gibi hissettiklerini ifade etmektedir.
⚠️Öğretmenler artık eğitim konuşmuyor; hayatta kalmayı konuşuyor.
👉30 bin lira maaşla başka şehirlerde 18-20 bin lira yurt ücreti ödeyen, ulaşım ve yemek giderleri altında ezilen genç insanlar nasıl motive olacak?
Bir öğretmen adayı, “karnımızı mı doyuralım, sınava mı çalışalım?” diyorsa burada pedagojik değil, vicdani bir kriz vardır.
👉Daha mesleğe başlamadan tükenmişlik yaşayan öğretmenlerden nasıl verimli bir eğitim sistemi beklenmektedir?
👉Üstelik akademilerde anlatılan birçok içeriğin üniversitede alınan derslerin tekrarı olduğu açıkça görülmektedir.
Yani bu sistem ne öğretmene yeni bir yeterlilik kazandırmakta ne de eğitime katkı sunmaktadır.
Tam tersine zaman kaybı, ekonomik yük ve psikolojik yıpratma üretmektedir.
👉Öğretmenler “uygulama ağırlıklı eğitim” beklentisiyle geldikleri akademilerde;
bitmek bilmeyen evraklarla, anlamsız seminerlerle, baskıcı disiplin anlayışıyla ve korku kültürüyle karşı karşıya bırakılmıştır.
👉Daha vahimi ise; öğretmenlerin artık düşüncelerini açıkça ifade etmekten korkar hale gelmesidir.
“Fişlenmekten korkuyorum” diyen öğretmenlerin olduğu bir yerde özgür eğitim ikliminden söz edilemez.
⚠️Eğitim korkuyla değil; güvenle, bilimle ve saygıyla yürütülür.
⚠️Milli Eğitim Bakanlığı şunu anlamalıdır:
Öğretmen yetiştirmek; öğretmeni sürekli sınava sokmak, baskılamak ve değersiz hissettirmek değildir.
⚠️Öğretmen yetiştirmek; ona güvenmek, destek olmak ve mesleki itibarını korumaktır.
‼️Bizler buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
⚠️Milli Eğitim Akademisi uygulaması derhal durdurulmalıdır.
👉Yeni atanmış öğretmenler üzerinde oluşturulan bu ekonomik, psikolojik ve mesleki baskıya son verilmelidir.
Öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırılmamalı; eğitim fakülteleri ve akademisyenler yok sayılmamalıdır.
Üniversite diplomasını değersizleştiren, öğretmeni potansiyel “eksik personel” gibi gören bu anlayış terk edilmelidir.
👉Öğretmen; bu ülkenin geleceğini yetiştiren kişidir.
Geleceği yetiştirecek insanları daha mesleğe başlamadan tüketen hiçbir sistem başarılı olamaz.
👉Biz öğretmenlerimizi tüketen değil, güçlendiren bir eğitim politikası istiyoruz.
Çünkü güçlü öğretmen olmadan güçlü eğitim, güçlü eğitim olmadan da güçlü bir ülke kurulamaz.
@HurEgitimSen@tcmeb
Milli Eğitim Akademisi eğitim sistemimize vurulan en büyük darbelerden biridir. Gereksiz ve içi boştur. Devlete de yüktür. Yeni nesil öğretmenleri çok arzuladıkları tebaa sistemine entegre ediyorlar. Orada görev alan öğretmen/akademisyen kim varsa niyetinden şüphe ederim.
Kervan yolda bile düzülmeyecek dedik! Hiç hesaba katılmayan boyutlarda yaşandıkça büyük sorunlar çıkacak! Eğitim Fakülteleri! Şu yaşananlardan rahatsız olmuyor musunuz? Yazık değil mi öğretmenlerimize!
Milli Eğitim Akademisi’ndeki öğretmenlerimizden gelen bazı mesajlar karşısında boğazım düğümleniyor. Mesaj üstüne mesaj geliyor. Akademilere methiyeler dizenler, güzellemeler yapanlar, destek verenler bu mesajları iyi görsün. Bir etki yaratmaz o ayrı.
@ysfkiziltas Evli , çocuk sahibi ögretmenlerin akademi eğitimi için Anadolu'nun ücra bir şehrinden İstanbul'da akademi eğitimi almak için ailesi ve çocuklarını bırakıp nasıl eğitim alacağını da belirtseydiniz raporda hocam😔
Milli Eğitim Akademilerinde ağırlanan konuşmacılara (yazar, şair, müzik dinletileri vb.) akademinin resmi sayfasında bakınca kamu israfını yine net görebiliyoruz.
Allah aşkına bu eğitimlerden hangisi sahada öğretmenin gerçekten işine yarayacak? “Fakülteler yetersiz, biz sahaya daha iyi hazırlayacağız” diyenler, bu eğitimleri sahanın neresine yerleştiriyor? Hangi öğretim kademesinin hangi somut sorununu çözmede öğretmene rehberlik ediyor bu sözde ‘sanatsal’ faaliyetler?
Katılımcılara saygım var. Bu katılımcılardan kaç tanesi bizzat öğretmenlik yaptı veya fakültede görevliyse fakültede vermeyip de orada verdiği nedir?Hangisi köy okulunda görev yaptı, müdürlük sorumluluğu üstlendi, taşımalı eğitimle yüzleşti? Kaçı veli baskısını, CİMER şikâyetlerini yaşadı? Geceleri WhatsApp’tan veliler tarafından rahatsız edildi? Kaçı sınıfta disiplinsizlikle mücadele etti, kırsalda veya kalabalık okullarda görev yaptı?
Kaç tanesi zümre toplantısı yürüttü, rutin bir etkinlik organize etti, müfettiş denetimi gördü? Kaçı iş sağlığı ve güvenliği dosyalarına boğuldu ve karne dağıttı?Kaçı okullarda nöbet tuttu? Neyi yaşadılar ki neyin eğitimini verecekler? Sahayı görmeyen sahaya nasıl hazırlayacak? Bunlar yapıldı diye fakültelerden daha mı iyi olduk?
Bu bir vebaldir, kamu malının israfıdır. Dört yılını başarıyla tamamlamış öğretmenleri salonlara doldurup; kimi zaman slaytlarla, kimi zaman fakültede zaten alınmış derslerin tekrarlarıyla, üstelik aynı hocalarla ve sahada karşılığı olmayan etkinliklerle oyalamak….
“Eşim üç dil biliyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora yaptı ama işsiz.
Bir üniversiteye gittik. Bölüm başkanı ‘teziniz uygun değil’ dedi. Sonra fark ettik ki İngilizce bilmiyor. Tezi okuyabilecek kapasitesi yok.”
Sedat Anar Röportajı
Sabah YouTube kanalımda.
@yildizali19 memurlar için “sosyal konut” amacıyla alınan arsalar üzerinde lüks villa projeleri yapıldığı öne sürülüyor. Bir iddia varsa önce bu iddiaya cvp verin.Fanatik söylemleri bırakın.Ali beyin oğlu yaşta bu serveti nasıl edinmiş mesela?
Oğlu THY'de müdür, yeğeni hakim, kardeşi başhekim...
Dereceyle mezun olup, yazılı sınavlarda 90+ puan alan gençler de mülakatlarda elenip ben niye işsiz kaldım diye ah vah etsin.
🇺🇸US: Give us your bases.
🇪🇸Spain: NO.
🇺🇸US: We'll suspend the trade agreement.
🇪🇸Spain: We don't care
🇺🇸US: We'll erase Spain from NATO
Spain 🇪🇸: "Do whatever you want" 🔥
Meet Spanish Prime Minister Pedro Sánchez, What a leader🫡
🇺🇸 Donald Trump: "Ben bir tecavüzcü değilim. Kimseye tecavüz etmedim."
🇮🇷 İran: "O bir pedofil ve Epstein hakkındaki haberleri durdurmak için bize savaş açtı."
This mother fucker raped children.
PASS IT ON.
This mother fucker raped children.
PASS IT ON.
This mother fucker raped children.
PASS IT ON.
This mother fucker raped children.
PASS IT ON.
This mother fucker raped children.
PASS IT ON.
Israel vuelve a violar la legalidad internacional al asaltar una flotilla civil en aguas que no le pertenecen.
Nuestro Gobierno está haciendo todo lo necesario para proteger y asistir a los españoles retenidos.
Pero con eso no basta. La UE tiene que suspender el acuerdo de asociación YA y exigir a Netanyahu que cumpla la ley de nuestros mares.
AKP Milletvekili Vahit Kirişci, kendisine gelen torpil talebini yanlışlıkla durumunda paylaştı.
Vekile ismi giden Avni Gök, mülakatta en yüksek puanı alarak kadroya birinci sıradan yerleşti.
Sayın Cumhurbaşkanı'mızdan talebimizdir. Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda yer alan en üst düzeyden en alt düzeye kadar değişim yapılarak sadece EĞİTİM kökenli işin ehli insanların yerlerine getirilmesini rica ediyoruz.
Eğitim siyaset üstü bir meseledir. Hiçbir öğretmen ve öğrenci feda edilemez.
#MEBdeSorunlarBitmiyor