Gülistan Doku’nun cep telefonuna kaybedildiği 5 Ocak 2020 tarihinden itibaren girilip veri silinmiş.
Gülistan Doku’yu ortadan kaybedildikten sonra telefonu kimin eline geçmiş acaba?
Bu sorunun cevabı apaçık ortada duruyor. Yedek SİM kartı aileden alıp verileri sildiren kimdi? Tuncay Sonel ve örtbas ekibi.
Gülistan’ı katleden Tuncay Sonel’in oğlu. Gülistan Doku’nun cansız bedenini ortadan yok eden kim? Tuncay Sonel ve koruması Şükrü Eroğlu.
Bu durumda Gülistan’ın cep telefonunu da bunlar alarak bilgileri sildirdiler. Şimdi yapılması gereken Gülistan’ın telefonunudaki verileri Tuncay Sonel kimlere vererek verileri sildirdi?
İşte bu belge Gülistan’ın telefonuna 5 Ocak gününden itibaren girilerek veri silindiğinin kanıtıdır.
Şimdi bir daha soralım. Tuncay Sonel ile birlikte delil karartanlar hakkında ne zaman yasal işlem başlatacaksınız?
Alın size halkın nasıl kandırıldığına yeni bir örnek;
Oğluma @Migros_Turkiye den @AlgidaTurkiye dondurma aldık. "Çubuklarda bedava kampanyası" yazıyordu. Gerçekten bedava çıktı. Tekrar gittik Migros'a, biz veremeyiz dediler. Bölge sorumsunu aradık, "yok öyle bir şey" dedi. Dolandırıldık o halde deyince "ben vereyim 50 lira, kes sesini" dedi. Mesele 50 liralık dondurma değil, milleti böyle kandıracak cesareti nereden buluyorlar? Biz 50 lirada boğulduk, konu 50 bin olsa kapıya mafya gelecek her halde. Üç kuruşluk adam bize "kes sesini" dedi ya bir de. Umarım bir açıklamanız vardır @AlgidaTurkiye
Bakın, bu videoda gördüğünüz cennet yer, "Milli Takım oyuncularına villa hediye ediyoruz" bahanesiyle katledilmek istenen bölgedir. Burası, yıllardır birinci derece sit alanı olarak korunan, nesli tükenmekte olan binlerce canlıya ev sahipliği yapan ve antik kent dokusuna sahip muhteşem bir doğa harikasıdır. Bizim uyanık Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, futbolcular üzerinden bu cennet yerin reklamını yaptırarak, bugüne kadar korunması için alınmış tüm mahkeme kararlarını hiçe sayıyor. Sit alanı olan bu bölge için yeniden mahkemeye başvurup onay çıkartarak, imara açılan bu yere tam 4 bin adet villa inşa edecek…Hiçbir futbolcumuz bu evleri istemezken "Zorla bu çocuklara evlerini vereceğim" diyerek haber ve basında algı oluşturup, arka tarafında 9.7 milyon metrekarelik devasa doğayı katledecekler.
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
Kılıçdaroğlu'nun CHP için atadığı yeni avukat duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun ceza alması için şikayetçi oldu😳
5 kez okudum, nasıl olur, yanlış anlamışımdır diye başka kaynaklardan da baktım...
Doğruymuş. Bu olaylardan sonra hala Kılıçdaroğlu'nu savunan varsa kesin satılmıştır
Merhum Süleyman Demirel Başbakan ve Cumhurbaşkanı iken, kardeşleri Hacı Ali ve Şevket Demirel ile yeğenleri Yahya ve Murat Demirel haklarında Hürriyet Gazetesi'nde manşetlere çıkan, ARENA'da da birinci sırada yer alan yolsuzluk ve usulsüzlük haberleri yaptım.
Bunların yayınlanması sonrasında bırakın soruşturmaya uğramayı, yargılanıp cezaevine girmeyi, tekzip bile almadım!
Nihayet Cumhurbaşkanlığı sırasında bir röportajın reklam arasında "Efendim yakınlarınızla ilgili haberlerim nedeniyle bana çok kızıyor olmalısınız," dedim.
Güldü.
"Neden kızayım kardeşim, iftira olmadıkça tabii ki haber yapacaksınız, bu sizin işiniz. Kaldı ki yolsuzluk yapan birini, kardeşim bile olsa kamuoyu önünde savunup, sahip çıktığımı hiç gördünüz mü? Bağımsız yargı gereğini yapar," dedi.
Bunları duydukça kendisine olan saygım bin kat arttı.
Genç kuşaklar bunları bilmez.(Ama arayan haberlerimi İnternete bulur.)
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Ailecek çok şaşkınız!
Bugün İBB davasında mahkeme başkanı tüm tutuklulara tanıdığı ve zaten tanımak zorunda olduğu savunma hakkını babam Fatih Keleş’e “gerekirse” tanımayacağını söyledi.
Bu durumda 1. celsede savunma hakkı tanınmamış tek tutuklu babam Fatih Keleş olacak.
Yahu kardeşim, akıl alır gibi değil!
Trump tüm dünyanın gözü önünde ilan ediyor; "Ben Erdoğan’a bir şey söylüyorum, yapıyor" diyor.
"Ona İsrail’e bulaşmayacaksın dedim, o da kabul etti" diyor.
Normal bir ülkede bu sözler üzerine kıyametin kopması, yer yerinden oynaması lazım.
Ama bakıyorum Türkiye’ye, bırakın kıyameti, gürültü bile kopmuyor!
Peki muhalif kanallar ne yapıyor?
Ankara’da yapılacak NATO zirvesinin sadece magazinini konuşuyorlar.
Dön dolaş aynı görüntüler; efendim yollar asfaltlanmış, arkası gecekondu olan yerlerin önüne NATO yazılı tahta perdeler çekilmiş...
Sadece magazin! İçerik sıfır!
Ekrana çıkan komutanlar başka şey anlatıyor, çok bilmiş akademisyenler de anca Ukrayna edebiyatı yapıyor.
Bırakın edebiyatı!
Geçmişte Tom Barrack ne diyordu? "Erdoğan'a meşruiyet kazandırmak lazım."
Ne için? İşte bunun için. Adam "Ne istediysem yapıyor, İsrail'e dokunma dedim kabul etti" diyor, asıl bunu konuşun!
#siyaset #gündem #trump #erdoğan #chp #özgürözel #kemalkılıçdaroğlu #natozirvesi #israil #dışpolitika #haber #analiz
CHP yi arındırmaya geldiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun
Öncelikle yaklaşık 2 sene boyunca lüks çalışma ofisi/villa’nın kira ve diğer giderlerini kendi maaşıyla nasıl karşıladığını açıklayarak kendisini arındırması gerek,
Geçtiğimiz 2025 yılı Kasım Ayı’nda o lüks ofisi boşaltarak avukatının ofisine geçmişti, Ankara'daki lüks çalışma ofisi/villa, mülk sahibi tarafından 43 milyon TL bedelle satışa çıkarılmıştı,
Kendisi o döneme ait ofisi ve masraflarını karşılayan destekçilerin desteğini çekmesi nedeniyle ofisi kapattığını açıklamıştı,
Ankara’nın Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan o lüks ofisin kirası yaklaşık 370 000 TL den 24 ay hesaplanırsa,
Bu bedeli hangi iş insanları ödedi,
Aylık bu kadar gelirden niye vazgeçtiler,
Önce neden ödediler sonra niye çekildiler,
Bindiği arabaların ve korumaların giderlerini kim karşıladı,bir çok parti genel başkanı partisinden ayrıldı Bay Kemal gibi böyle bir düzen sürdürmediler, ofis,koruma,lüks araclar.
Aziz İsan Aktaşın lüks zırhlı araçına 1.5 yıl neden niçin bindin ve Aziz İsan Aktaşı CHP'e belediyelerine Bay Kemal mı bulaştırdı.
Arınmak iyidir,
Arınmamış olanlar başkalarını arındıramaz...
Önce senin arınman gerek Butlan Kemal..(alıntı)
*DİKKAT ÖNEMLİ*
*444 5 375* numaralı telefondan ariyorlar uyanık olun *EVET* demeyin
Açıklamayı okuyun
Sistem nasıl işliyor
Dolandırıcılık, aslında son derece basit bir biçimde gerçekleştiriliyor. Bir gün telefonunuz çalıyor, arayan genelde yerel bir numara olduğu için şüphe çekmiyor. Açıyorsunuz ve karşı taraf size kendisini takdim edip hangi şirket adına aradığını söylüyor, ardından “Beni duyabiliyor musunuz?” diye soruyor. Siz de doğal olarak “evet” diyorsunuz.
İşte o an tuzağa çoktan düşmüş oluyorsunuz, çünkü sizin ağzınızdan çıkan “evet” kaydediliyor, sözlü bir anlaşmaya onay vermiş, ödeme yapmayı kabul etmiş sayılıyorsunuz. Tıpkı online bir sözleşmede “Kabul ediyorum” kutucuğunu işaretlemişsiniz gibi…
Tehdit devreye giriyor
Bu tarz telefon dolandırıcılığı vakalarının çok hızlı arttığına dikkat çeken uzmanların aktardığına göre, telefonda “evet” dedikten sonra dolandırıcılar sizi, aslında satın almadığınız bir ürün ya da hizmetin ödemesini yapmaya zorluyorlar. Siz bu talebe karşı çıkarsanız, telefonda “evet” dediğiniz için hukuki işlem başlatmakla tehdit ediyorlar. Dolandırıcılar bazen, kredi kartını çaldıkları kişinin sesini kaydetme yöntemine de başvurabiliyorlar, böylece kartı rahatça kullanıyorlar.
Polis vatandaşları, “Beni duyabiliyor musunuz?” cümlesini duyar duymaz telefonu tek kelime etmeden kapatmaları ya da tanımadıkları numaraların çağrılarına yanıt vermemeleri yönünde uyarıyor.
Çatır çatır İngilizce konuşuyor..
Bizim kızlarda,
Liyakat desen var.
Kültür desen var.
Eğitim desen var.
Başarı desen var.
Sadece araplık ve dini kullanmak yok.