Ben Dilek Kaya İmamoğlu;
Bu ülkede yaşayan 86 milyon insandan sadece biri olarak,
Bu ülkeye üç çocuk yetiştirmiş bir anne, bir kadın, bir vatandaş olarak sesleniyorum size.
Bir yılı aşkın süredir devam eden haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği hepiniz görüyorsunuz.
Hepiniz biliyorsunuz; yargının bir adalet terazisi olmaktan çıkıp, siyasetin sopasına dönüştüğünü.
Siz de görüyorsunuz millet iradesinden vazgeçenlerin elinde korku ve nefretten başka bir şey kalmadığını…
Bakın işte; milyonlarca insan “hak, hukuk, adalet” diye haykırıyor meydanlarda,
Suçu günahı olmayanlar aylarını, yıllarını veriyor zindanlarda.
Gözlerinizi kapatmayın,
Kulaklarınızı tıkamayın.
Nereye gidiyor bu ülke böyle?
Biz, Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarının bize verdiği emanetle, Cumhuriyetimizin değerleriyle büyüdük.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünü sonsuza kadar yaşatmaya yemin ettik.
İyi günde ve kötü günde, her koşul altında demokrasiyi ve değerlerimizi koruyacağımza inançla yaşadık.
Işığımız; adalet, hukuk, demokrasi ve vicdan.
Yolumuz; karanlıkta bile umudu çoğaltan, haksızlığa karşı dimdik duran insanların yolu.
Ve biliyoruz ki;
Her vatandaşın sığınağı devlettir.
Devlet, yurttaşını koruyan kalkan, mazlumun yanında duran güç olmalıdır.
Devlet, “Adalet mülkün temelidir” diyen iradedir.
Ama şimdi soruyorum:
Devlet nerede?
Bu ülkede siyaset ne için yapılıyor?
Bu kadar adaletsizliğin, bu kadar hukuksuzluğun sebebi ne?
Siyasi parti liderleri, yargının başındakiler, devletin her kademesinde görev yapanlar;
Sizlere sesleniyorum!
Bu çürümüş ve adaletsizlik içinde boğulmuş sistemle ülkemiz nereye gidiyor?
İster gözlerinizi kapayın, ister kulaklarınızı tıkayın.
Cevabı herkes biliyor aslında…
Ülkemizin insanları özgürce bir nefes alsın diye,
İçeride birileri ağır bedeller ödüyor.
Bir avuç insanın korkusu ve ihtirası uğruna, masumlar zindanlarda yıllarını veriyor.
Gerçek şu ki;
Bu kadar suçsuz insana cezaevinin hak görüldüğü bir ülkede, kimse dışarıda özgür kalamaz.
“Yaptım oldu” zihniyetinin kendisine tehdit olarak gördüğü herkesi cezaeviyle saf dışı bırakmaya çalıştığı bir ülkede demokrasinin esamesi okunamaz.
Bu ülkeyi nereye götürmeye çalışırlarsa çalışsınlar,
Bizi, bu milleti nasıl bir bunalımın içinde tutmaya devam ederlerse etsinler,
Onurlu insanlar olarak adalet yerini bulana kadar susmayacağız.
Birbirimize, irademize, dayanışmamıza tutunacağız.
Bu milletin ne kadar vicdanlı ve kararlı olduğunu herkese göstereceğiz.
Çünkü biz hâlâ inanıyoruz:
Bu topraklarda adaletin sesi bir gün yeniden yükselecek.
Milletimiz hak ettiği adalete bir gün kavuşacak.
Devletimiz ait olduğu adaleti bir gün sağlayacak.
Milletin kararı ve iradesi demokrasiyle hepimize yol gösterecek.
Ve o gün geldiğinde, bu ülke yeniden nefes alacak.
Siz inanmıyor musunuz?
İnanın!
Türkiye bir gün adaletin ve huzurun yurdu olacak.
@adalet_bakanlik@barolar@DEMGenelMerkezi@MHP_Bilgi@iyiparti@devapartisi@GelecekPartiTR@SaadetPartisi@rprefahpartisi@tipgenelmerkez@DBP_GenelMerkez@emekpartisi@DSPGenelMerkezi@_DemokratParti
#SONDAKİKA
CHP'li Deniz Yavuzyılmaz, Erdoğan'ın 'Yüce Divan'da yargılanmasına' neden olabilecek Uluslararası Tahkim Mahkemesi kararını paylaştı:
"1.47 milyar dolar (60.000.000.000 TL) ceza, bu dosya kapatılamaz."
Ali İsmail Korkmaz beyin kanaması geçirirken, kas gevşetici vererek yollayan doktor Hasan Gülcü, hala Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde görev yapıyor.
Unutturmayacağız.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Evet, meydandan kork kardeşim. Şu anda 81 ilde fragman izliyorsun, korku filmini daha izlemedin.
Kimseyi tehdit etmiyoruz. Ama birisi darbeye kalkarsa, milletin elinden seçme hakkını almaya kalkarsa, bu ülke bu sandığı nasıl getirdiyse öyle korur.”
"BANA PARTİ BAŞINDA KALMAYI RÜŞVET TEKLİF EDİYOR"
Özgür Özel:
💬 Erdoğan dönüp dolaşıp bana şöyle sesleniyor: "Özgür Özel gel etkin pişmanlıktan faydalan. Ekrem'e sırtını dön. Gel burada partinin başında otur" diyor. Partiyi bana rüşvet teklif ediyor.
💬 Kendisine cevabım şudur: CHP'de, gerçek cumhuriyetçilerde menfaat için, makam için arkadaş satacak, etkin pişmanlık yapacak kimseler yok.
💬 Makam mevki gözetmeden, başıma ne gelir demeden ya da buradan bir fırsat ne imkanlar bulurum demeden davasına sahip çıkanlara, arkadaşlarına sahip çıkanlara selam olsun.
AZİZ MİLLETİM
Vicdan can çekişiyor!
Ahlak can çekişiyor!
Adalet can çekişiyor!
Buradan haykırıyorum,
Biz yargılanmıyoruz, direkt cezalandırılıyoruz!
Kadınlar, hastalar işkenceye maruz kalıyor!
Evlatlar, eşler, aileler rehin tutuluyor!
Avukatlar tutuklanıyor, tehdit ediliyor, savunma hakkımız çalınıyor!
Canımız tehdit altındadır!
Yüksek yargı mensuplarına,
Yüce Türk Yargısı’nın binlerce hakimine, savcısına;
Israrla sesleniyorum,
Bu, bir avuç insanı kollayan düzenin parçası olmayın,
Yazık oluyor adaletimize, hukukun üstünlüğüne, geleceğimize, inancımıza, maneviyatımıza, doğmamış çocukların istikbaline!
TARİHE NOT DÜŞÜYORUM
Bugün bu adaletsizliğe, hukuksuzluğa imza atanlar yakın zamanda adil yargı önünde hesap verecekler.
“Kişi kendinden bilir işi” misali evde, tarlada, orada, burada bir şeyler arayanların da buldukları tek şey kendi rezillikleri olacak.
Bu tabloya sesiniz çıkaramayanlar bana saldırıyorlar. Şarkıcı bir kadını koruyan mı siyonistlere hizmet eder yoksa İsrail a 3 milyar dolar ihracat yapıp Türkiye’yi İsrail ile ticarette 5. sıraya yükselten mi!
Ben Türkiye’nin onurlu, şerefli subaylarına kefil oldum; sen Zekeriya Öz'e kefil oldun.
Benim kefil olduklarım başı dik, alnı açık hepsi buradalar; senin kefil oldukların sıçan gibi kaçtılar.
Bir zamanlar ‘Milletim ve rabbim beni affetsin’ diyordun; bugün yine aynı yolda yürüyorsun.
Ama unutma: Bu meydanlar, geçmişin hesabını unutmayanlarla dolu!
"Şeriat gelecek" diyen bir grup Boğaziçi Üniversitesi'nin çitlerini kampüs dışından tekmeledi. Polis, grubu 'nazikçe' uzaklaştırdı
Kampüs içerisindeyse, küçük yaşta evliliği savunanların konuşmasını protesto edenler şiddetle gözaltına alınıyor
Video: @EgecanSerbester
Eski AKP ilçe başkanı olan bir savcı, trafikte tartıştığı kişiyi silahla vurdu.
Olayı haberleştiren gazeteci Barış Pehlivan hakkında ise 9 yıl hapis cezası istendi.
(T24)
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Berkay Gezgin Beylikdüzü’nde mitingde Ekrem İmamoğlu’nun gençlere mesajını okudu ve
muhteşem bir konuşma ile yine “Her Şey Çok Güzel Olacak..” diye haykırdı !
HELAL OLSUN EVLAT ❤️👏
@berkaygezginn