“Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Benden geriye mecalsiz bir şey kaldı sadece. Çok yorgunum..”
Azalarak bitti bazı şeyler. Aniden olmadı; göz göre göre, gözümün önünde oldu. Bittiğini yavaş yavaş hissettim. Bitmesin diye çabaladım biraz, bir yerden sonra benim de gücüm bitti. Dermanım kalmadı mücadeleye. Kimse suçlu değil. Herkes biraz hatalı ama kimse suçlu değil. Ben de.