İnsanın lider arayışı toplumsal sorunların baş gösterdiği dönemlerde şiddetlenmiştir.
Aslında ağır toplumsal sorunlar karizmatik liderlerin putlaşmasının da önünü açmıştır.
Toplumun karşılaştığı sorunlar karşısında ortaya çıkan karizmatik liderlere duyulan aşırı güven bu liderlerin zamanla putlaşmasına yol açmıştır.
Bununla birlikte karizmatik liderlerin sadık bağlılarının ürettiği mitolojik kahramanlık ve başarı hikâyeleri siyasal liderlerin putlaşmasını kolaylaştırmıştır.
Bunalım dönemlerinde ortaya çıkarak kitleleri arkasından sürükleyen liderler toplumsal zaafların da etkisiyle putlaştırılmıştır.
**
Aslında putlaştırmanın arkasında yatan saikler arzu, korku, umut ve çıkardır.
Toplumsal kurumlar bu ihtiyaçları karşılayamazsa bu ihtiyaçları karşılama iddiası ile ortaya çıkan liderler putlaştırılır.
Liderleri putlaştıran toplumlar bütün beklentilerini putlaştırılan liderin varlığına ve başarısına bağlar.
Liderlerin putlaştırıldığı toplumlarda özgürlük olmaz .
Toplumsal kölelik ortaya çıkar.
Kölelerden düşünmeleri beklenmez.
Beyoğlu Halicioglu mah. Ahretlik sk.da bugun 18:00 de tıkanan lağım logarını açan çalışanlarınız logardan çıkan lağımı ve pisliği sokağin ortasında bırakarak gittiler yazın sıcağında bu yapılacak iş mi koku sokagi sardı
@iski_destek@BeyogluBld@TC_Beyoglu@IBBcozummerkezi
İttihatçılığın güncelleşmiş hali olan
Yeni Nesil İttihatçılık Türk Milliyetçiliğinin İttihatçı çizgide yeniden yorumlanması, güncellenmesi ve içinde yaşadığı çağa uygun yenilenmesidir.
Türk Milliyetçiliği içerisinde Ziya Gökalp-Yusuf Akçura çizgisini benimseyen Cumhuriyetçi, İttihatçı, Atatürkçü, aydınlanmacı, Türk Müslümanlığını savunan bir milliyetçilik ekolüdür.
1889’da birkaç Tıbbiyeli gencin attığı adım, yalnızca bir cemiyetin değil; hürriyet fikrinin örgütlü yürüyüşünün başlangıcı oldu.
İttihad-ı Osmani’den İttihat ve Terakki’ye uzanan bu mücadele; Meşrutiyet’i, Kanun-i Esasi’yi ve millet iradesini yeniden gündeme taşımıştır.
Tarihi değiştirenler çoğu zaman en rahat olanlar değil, en çok sorumluluk hissedenlerdir. Bu vesileyle
21 Mayıs 1889’u saygıyla yad ediyoruz.
“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.”
Mustafa Kemal Atatürk, 10. Yıl Nutku
Kurtuluşun ilk adımının atıldığı bu günü gençlere armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızı kutluyoruz. 🇹🇷
#19mayis #19mayıs1919
@mujdatozturk34@zafersahin06@mujdatozturk34 senin televizyonda kahvehane muhabbetinden öteye gidemediğiniz boş konuşmalarınızı yaptığınız adamlara benzemez. Sana güzel bir ders vermiş. Mutlu ol biraz bundan sonra yorum yaparken kahvehane de konuşulanları bu platforma taşıma rezil oluyorsun.
23 Nisan; bir tarihten öte,
bir milletin iradesine sahip çıktığı dirilişin adıdır.
Milletin sözü, milletin gücü olmuş;
egemenlik kayıtsız şartsız milletin olmuştur.
Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu kutlu gün,
geleceğe duyulan sarsılmaz inancın en güçlü ifadesidir.
Bugünün çocukları, yarının söz sahibi Türkiye’sidir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun 🇹🇷
#23Nisan
@sryuluca101@AvTaciser@bir__der Ne yapsaydılar Fenerbahce forması mi giyselerdi senin gibi kıskanma😀😀 gayet güzel.Bir gün buyur gel cemiyete misafirimiz ol Tanrı dağını birde bizden dinle...
Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınları; münferit olaylar değil, toplumun derinlerinde biriken çok katmanlı bir kırılmanın dışa vurumudur.
Gençlerin şiddete yönelimi; aidiyet eksikliği, otorite boşluğu ve rol model yoksunluğunun bir sonucudur. Aile, okul ve toplum üçgeninde zayıflayan bağlar; bireyi yalnızlaştırmakta, öfkeyi örgütlü bir kimliğe değil, kontrolsüz bir şiddete dönüştürmektedir.
Şiddetin normalleştiği, dijital içeriklerle beslenen “güç korkutma” algısı; genç zihinlerde tehlikeli bir meşruiyet üretmektedir. Dizilerden sosyal medyaya kadar uzanan bu kültürel iklim, sorumluluk bilincini aşındırırken, şiddeti bir ifade biçimi haline getirmektedir.
Gelir adaletsizliği, işsizlik ve gelecek kaygısı; özellikle genç nüfusta derin bir umutsuzluk oluşturmaktadır. Umut üretmeyen bir sistem, öfke üretir. Öfke ise yön bulamadığında yıkıcı hale gelir.
Okullar yalnızca eğitim verilen yerler değil; aynı zamanda güvenli alanlar olmak zorundadır. Bu olaylar, güvenlik politikalarının yanı sıra eğitim sisteminin ve aile yapısının da yeniden ele alınması gerektiğini açıkça göstermektedir.
Bugün yaşananlar bize şunu hatırlatıyor:
Bir toplum, gençlerini kaybetmeye başladığında geleceğini de kaybetmeye başlar.
BİRDER olarak; gençliği koruyan, eğitimi güçlendiren ve toplumsal dayanışmayı yeniden inşa eden politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
#EgitimdeŞiddeteHayır
Türk milletinin istiklal mücadelesinin dile gelmiş hâli olan İstiklal Marşı’nı Arapça okutmak gaflet, dalalet ve hıyanet içinde olanların işidir. Bu konuda derhal, zaman kaybedilmeden gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır.
Türk milletinin egemenlik hakkını değişik vasıtalarla aşındırmak isteyenler, Türk milletinin sabrını sınamaktan vazgeçmelidir.
Burası çok dilli, çok kültürlü, çok milletli bir federasyon değil; Türk’ün kanıyla, canıyla kurduğu Türk Cumhuriyeti’dir.
Ya seversiniz ya terk edersiniz.
Birlik ve İlerleme Düşünce Derneği
#istiklalmarşı
Yalova’da yaşanan yüksek ses tartışması sonucu çıkan kavgada, 4 aylık bir bebeğin kafatasının çatlaması Türk milletinin vicdanını yaralamıştır.
Son dönemde bazı gruplar, kendilerine değişik isimler ve sıfatlar vererek; farklı saç kesim modelleri ve yürüyüş biçimleri sergileyerek şehirlerimizde şiddet üzerinden korku oluşturmaktadır.
Hiç kimse aşiret kimliğiyle Türk milletinin öz çocuklarına saldıramaz.
Hiç kimse “biz aşiretiz” diyerek masum bir bebeği yaralayamaz.
Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir. Türkiye Cumhuriyeti aşiret değil, binlerce yıllık geçmişe sahip köklü bir devlettir.
Hukuk devletinde “ben aşiretim” demek, kimseye ayrıcalık tanımaz; suç işleme veya muhataplarını sindirme imtiyazı vermez.
Devlet, vatandaşlarının can ve mal güvenliğinden sorumludur.
Bu tip saldırgan gruplara göz yumulması, devletimizin devlet olma vasfını yıpratacağı gibi, bu tür saldırıların cezasız kalması da her vatandaşın kendi adaletini tesis etme yolunu açar.
Yalova’da saldırıya uğrayan ailemiz sahipsiz değildir.
BİRDER olarak ailemizin yanında olacak, hukuki süreçlerde de kendilerine gerekli her türlü desteği vereceğiz.
Gök girsin, kızıl çıksın!
Doğu Anadolu’nun Türk yurdu kalmasını ve Elviye-i Selase’nin vatan topraklarına katılmasını sağlayan başta Harbiye Nazırı Enver Paşa olmak üzere,
Bu uğurda mücadele ederken şehit olan kahraman askerlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
#sarıkamıs#sarıkamısharekatı
Dönemin tek adamına,
Milli Şefine karşı milli şuurla harekete geçen,
Türklüğün yol başçısı, şairi,
düşünür ve tarihçi Hüseyin Nihal Atsız Hocamızı ve onun şahsında;
Hayatı boyunca dik duruşundan ve Türkçülüğe duyduğu inançtan taviz vermeyen Türkçülük-Turancılık davasının ölümsüz isimlerini saygıyla selamlıyoruz.
Ahlaka ve erdeme dayalı Türkçülüğün büyük ismi,
Zamandan mekandan taşmış,
Ruhu ölümsüzlüğe ulaşmış Atsız Hocamızı rahmet, minnet ve sevgiyle anıyoruz.
#hüseyinnihalatsız
#atsız
Türk milletinin bağrından yetişen asil bir asker,
Medine’yi ve kutsal emanetleri 2 yıl 7 ay boyunca savunan,
“Türk Kaplanı” ve Medine Kahramanı Ömer Fahreddin Türkkan Paşa’yı rahmet ve minnetle anıyoruz.
#fahreddinpaşa
Bir imparatorluğun küllerinden genç bir Cumhuriyet çıkaran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet, minnet ve özlem ile anıyoruz. Aziz ruhu şad olsun.
#10Kasım1938
Büyük Türk Milletine,
Bugün, Kocaeli Valiliğince 10 Kasım tarihinde yapılacak anma törenlerinde merkez camilerde Mevlid-i Şerif okutulması yönündeki yazı gündeme düşerken, ülkemizdeki birtakım grupların da maskeleri yüzlerinden düşmüştür.
Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin bin yıllardır süregelen tarihinin en önemli hazinelerinden biridir ve bugün vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin de banisidir.
Bir milletin Başbuğu’nu kendi dinî vecibelerince anma arzusu engellenemez. Bu arzu, son dönemde gündeme gelen birtakım “helalleşme” süreçlerine de bir cevap ve millet vicdanının samimi bir yansımasıdır. Türk milletinin her ferdi, vefat eden bir aile üyesinin dinî geçmişini sorgulamadan, ahirete göç edenler için geleneksel dinî vecibelerini yerine getirir. Bu cihetle, Mustafa Kemal Atatürk —bu büyük ailenin kurulmasındaki en önemli payesi bulunan ortak değeri olarak— milletinin onu camilerde hayırla yâd etmesinden rahatsızlık duyanlar, esasen millet aidiyetinden rahatsız olanlardır.
Bu vesileyle, büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının yıldönümünde rahmet, minnet ve şükranla anıyor; onun emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni millî, manevî ve ahlakî temeller üzerinde ilelebet yaşatmaya ant içiyoruz.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Bugün; bir milletin küllerinden yeniden doğduğu, esareti reddedip özgürlüğü seçtiği, karanlıktan aydınlığa yürüdüğü gündür.
Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değil, eşitliğin, adaletin, hürriyetin ve umutla geleceğe bakmanın adıdır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği Cumhuriyetimizi, akılla, emekle ve yürekle korumak; geçmişe saygının, geleceğe borcun en asil ifadesidir.
Bir asrı geride bırakırken,
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve tüm kahramanlarımızı minnetle anıyor;
Cumhuriyetimizin 102. yılını yürekten kutluyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!
Ne mutlu Türküm diyene !🇹🇷
#29Ekim
İttihat ve Terakki Cemiyeti merkezi umumi üyesi, Milletimizin fikir temelini atan, Türk milliyetçiliğini çağdaş bir fikir sistemi haline getiren, düşünceleriyle Cumhuriyetimizin fikrî harcını yoğuran büyük mütefekkir Ziya Gökalp’i vefatının yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
#ziyagökalp