Üç gün önce yazdığımız bu flodu tekrar okuyun!
Ve bugün; Hakan Fidan, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi, Brüksel’de Üçlü Bakanlar Toplantısı’na katıldı.
Toplantı, TERÖRLE MÜCADELE, ORGANİZE SUÇ ÇETELERİ ve suçluların iadesi konuları ele alındı.
Büyük NEŞTER geliyor!
Bütün yokluğuna, yoksulluğuna rağmen 1 tane alıyor.
Popüler gündemin, doymayan tokların ders alması, ibret olması gereken bir video
Mevlâ ümmeti bu zilletten kurtarsın.
YENİ : Gardaş Libya Parlamentosu, Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasını onayladı.
- Böylece siyonsit İsrail ve kullanışlı iti Yunanistana bir gol daha attık !
Yeraltında santraç oyunları devam ediyor..
Müslüman Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur!
Özdemir Bayraktar (2007):
“İsrail’in İHA’sıyla 1 ayda anlaşmayı yaptılar, biz bedava veriyoruz ona bile aman durun diyorlar. Bir tane satılmış adam her şeyi bitiriyor.”
Unutmayın, büyük milletlerin imtihanı da büyük olur.
Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelelerimiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu.
Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz.
Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar.
Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler.
Kimi zaman FETÖ gibi suretihaktan görünen içerideki ajanlarıyla…
Kimi zaman dışarıdaki lobileriyle…
Kimi zaman ekonomik tetikçileriyle…
Kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla…
Kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler.
Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.
Dünyayı sömürerek, bölgemizi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceğiz.
BM Dünya Gıda Programı, finansman yetersizliği nedeniyle 500 bin Gazzeliye yardımın kesileceğini duyurarak dünyaya destek çağrısı yaptı.
🔸"Şimdi görmezden gelme zamanı değil. Desteği sürdürmek için daha fazla çaba gösterme zamanı."
ALEVLERİN ARDINDAN GELEN SESSİZ ÇIĞLIK:
KÜLLERİN İÇİNDE YALNIZ KALAN BİR ÇOCUKLUK
Bomba seslerinin sağır ettiği, alevlerin gökyüzünü kızıla boyadığı o dehşet gecesinden geriye tek bir canlı tanık kaldı: Küçük Meryem Ganem. Yangının ortasından mucizevi bir şekilde sağ çıkarılan Meryem, ölümün pençesinden kurtuldu; ancak yaşamanın ağrısıyla baş başa bırakıldı.
Savaşın acımasız yüzü, Meryem’in hayatını henüz dünyayı tam olarak kavrayamadığı bir yaşta paramparça etti. Babasını gözlerinin önünde şehit veren minik kız, bu kez annesini ve evini yutan o devasa yangının ortasında kaldı. Anneler, evlatlarını korumak için bedenlerini siper eder; Meryem’in annesi de öyle yaptı. Ancak alevler tek bir merhamet kırıntısı bile göstermeden evi ve içindeki tüm umutları yutup küle çevirdi.
Hastane Odasında Bir Çocukluk Enkazı
Bugün hastane odasında, sargılar içinde yatan o minik beden, savaşın yarattığı yıkımın en somut ve en sert kanıtı. Meryem’in hassas tenindeki ağır yanık izleri, yangının şiddetini ve yaşadığı cehennemi adım adım belgeliyor. Aldığı her nefes, sargı bezlerinin altından sızan acıyla ağırlaşıyor.
Hekimler ve hemşireler bedenindeki yanıkları iyileştirmek için zamana karşı yarışıyor; fakat hiçbir tıbbi müdahale, bir çocuğun anne ve babasını kaybetmesiyle oluşan o devasa boşluğu doldurmaya yetmiyor.
Hayatta Kalmanın Ağır Bedeli
Meryem yangından çıktı, ancak yangın Meryem’in içinden hiç sönmedi. O, alevlerin arasından kurtulan bir mucize değil; ailesinin külleri arasında yapayalnız bırakılmış bir çocukluğun çığlığıdır. Yaşından katbekat büyük bir kederi taşıyan o nemli ve masum gözler, artık sadece kayıplara ve ıssızlığa bakıyor.
Babası yok, annesi yok, sığınabileceği bir yuvası yok. Meryem Ganem bugün hayatta... Ama bir çocuğun büyümesi için gereken her şey, o gecenin alevleri arasında yok olup gitti.
İsrail ile ilk sıcak temas, cihad çağrısı Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Dairesi’nden, Bedir Sancağı çıkarılarak yapılacak!
Tarih not etsin
Ve Acayip silahlar yapmışız!!
Görmemiz için acayip bir savaş gerekiyor..
Kılıç kınından çıktı, ne zaman gireceği belli olmaz!
Jeffrey Epstein'ın yeğeni Kirstien Marshall:
- Ben Jeff Epstein’ın yeğeniyim.
- Bize 'BAAL Tarikatı'na ait olduğumuzu söylediler.
- Babamın söylediğine göre, büyük büyükbabam "Walt Disney’di"
- ABD'ye taşınmadan önceki adı Artur Bic’ti.
- Benim de soyundan geldiğim, çocuk sahibi olduğu ikiz kız kardeşinin adı Minnie’ydi.
- Mickey ve Minnie Mouse isimlerini buradan alıyoruz.
- Çok sevimli geliyor, değil mi?
- Ancak eğlence sektörüne giren çocukların hâlâ maruz kaldığından şüphelendiğim istismarları düşündüğünüz anlar hariç.
(BAAL şeytanın adıdır. Bu günkü Lübnan sınırları içindedir Baal tapınağı. Şeytana tapan ve Çocuk kurban eden binlerce yıllık bir tarikat. Hz İbrahim bu kavme çocuk kurban etmeyi bırakmaları ve koç kurban etmeleri emrini getirdiği rivayet edilir)
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, AKM'de ilk kez sahnelenen Gazze temalı “Sumud” oyununun ardından açıklama yaptı:
“Kayıtsız kalamazdık, kalmadık, kalmayacağız”
Karadağlı, “Bu gece burada sadece bir oyun izledik ama Gazze’de bu soykırım her gün yaşanıyor.
Her gün bunu yaşayan binlerce aile var”
GASSAL BABANIN EVLAT ACISI
Alkol sanki kutsal su!
Bu zıkkıma bir eleştiri yapabilen yok
Yasaklayalım diyen yok.
Nerede pislik varsa
Nerede fuhuş, zina, tecavüz, cinayet, saldırı, gasp, kaza, bela varsa
Orada içki var.
Daha ne kadar can yanacak?
Soykırımcı İsrail’in Gazze’deki saldırılarında hem annesini hem babasını kaybeden küçük Meryem, bombardıman sonrası mahsur kaldığı alevlerin arasından kurtarıldı.
Tüm çaba tedavisi süren Meryem’in yüzünü yeniden güldürmek için…
Arnavutluk'ta İsrail'in köpeği rejim Arnavut halkı tarafından ateşe verildi.
Başbakan Edi Rama'ya ulaşılamıyormuş!
Başta siyonsit Aliyev rejimi olmak üzere bütün İsrail dostu rejimler dünya halkları tarafından yerle bir edilecek !
Dünya çok öfkeli.. O günler pek yakın !
CHP'de arınma: 48 isim ihraç edildi!
CHP'de aralarında Selin Sayek Böke, Aylin Nazlıaka, İlhan Cihaner, Gül Çiftçi, Kerim Rota, Sevgi Kılıç ve Serkan Özcan'ın da bulunduğu 48 ismin partiden ihraç edildiği belirtildi.
KUNDAKTAKİ BEBEKLERİN SAVAŞI:
2,5 YAŞINDAKİ MERYEM’İN YALNIZLIĞI
Gazze’de insanlık bir kez daha enkazın altında kaldı. Bütün dünyayı sarsması gereken acının son adı: Meryem.
Henüz iki buçuk yaşında...
Dünyayı, savaşı, nefreti bilmeyecek kadar küçük; ama anne ve babasını aynı bombanın altında yitirecek kadar büyük bir felaketin tam ortasında.
Sığınacağı en güvenli liman olan anne kucağı da babasının şefkatli elleri de yıkılan beton blokların altında yok edildi.
Meryem, o küçücük bedeniyle bomba seslerinin ve yangınların arasında tek başına bırakıldı.
Gazze'de çocuk olmak, çocukluğunu yaşamak değil; hayatta kalmaya çalışırken kimsesiz kalmak anlamına geliyor
.
Meryem’in yaşadığı bu trajedi ne bir istatistik ne de geçici bir haber başlığıdır.
Bu, gözlerimizin önünde yaşanan ve insanlığın vicdanını sınayan katı bir gerçektir.
Bugün Meryem gibi binlerce çocuk, büyüklerin başlattığı kirli savaşların en ağır bedelini ödüyor.
Meryem’in çığlığı enkaz altında kaybolup gitmemeli unutulmamalıdır.
Dünya, Gazze’de yaşanan bu çocuk katliamına ve yetim bırakılan hayatlara karşı kör, sağır ve dilsiz kalmaya devam edemez.
Meryem’in hakkını aramak, onun sessizce gömülmek istenen çığlığına ses olmak herkesin insanlık borcudur.
#Gazze #GazzedeÇocukOlmak #Filistin #GazzedeKatliamVar #MeryemeSesOl